3 Mart: Bulgaristan’ın Kurtuluşu mu, Yoksa Tarihsel Bir Yanılgı mı?
3 Mart: Bulgaristan’ın Kurtuluşu mu, Yoksa Tarihsel Bir Yanılgı mı?
Tarih: 3 Mart 2025
Bugün Bulgaristan, bağımsızlığının 147. yılını kutluyor. Ancak bu özel gün, birçok tartışmaya yol açıyor. Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği Genel Başkanı Rafet Ulu Türk, 3 Mart’ın anlamını sosyolojik ve tarihsel açıdan sorgulayan bir yazı kaleme aldı. Yazısında, bu günün gerçekten bir kurtuluşu mu yoksa tarihsel bir propagandanın sonucu mu olduğunu ele alıyor.
3 Mart, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından imzalanan Ayastefanos Antlaşması’na dayanıyor. Bulgar tarih kitaplarında bu gün "kurtuluş" olarak anılsa da, Ulu Türk, derinlemesine bakıldığında 3 Mart’ın Bulgaristan’ı gerçek bağımsızlığa değil, yeni bir emperyal gücün gölgesine soktuğunu savunuyor.
Osmanlı’dan Rusya’ya: Bir Bağımlılıktan Diğerine
Ulu Türk, Osmanlı İmparatorluğu'nun Bulgar halkını yok etmeye çalışan bir rejim değil, aksine, farklı etnik ve dini gruplara yaşam hakkı tanıyan bir sistem kurduğunu vurguluyor. Osmanlı döneminde Bulgarların eğitim, ticaret ve kültürel gelişim açısından önemli bir varlık gösterdiğini belirtiyor. Ancak, Osmanlı’dan ayrılmanın ardından Bulgaristan’ın bağımsız bir devlet haline gelmediğini, aksine Rusya’nın nüfuzu altına girdiğini ifade ediyor.
Ayastefanos Antlaşması'nın hemen ardından, Bulgaristan’daki Rus etkisinin arttığını ve ülkenin neredeyse bir Rus eyaleti haline geldiğini dile getiriyor. Bulgar yönetiminin kilit noktalarının Rusya yanlıları tarafından ele geçirildiğini ve ekonomik sistemin Rusya’nın çıkarlarına göre şekillendiğini belirtiyor.
Ulu Türk, “Eğer 3 Mart gerçek bir bağımsızlık günü olsaydı, neden Bulgaristan bir asır boyunca başka bir büyük gücün kontrolünde kaldı?” diyerek önemli bir soru soruyor.
3 Mart’ın Gölgesinde Gerçek Bağımsızlık
Günümüzde Bulgaristan, Avrupa Birliği ve NATO üyesi olarak farklı bir yol izlese de, geçmişin gölgesinden tam anlamıyla kurtulmuş değil. 3 Mart’ın tüm Bulgar halkını kapsayan bir bayram olup olmadığı tartışmalı. Ulu Türk, bu günün Osmanlı’dan ayrışmayı simgelediği kadar, başka bir emperyal güce bağımlı hale gelmenin de başlangıcı olduğunu ifade ediyor.
Gerçek ulusal bayramın, Bulgaristan’ın tarihte ilk kez gerçekten bağımsız olduğu bir günü temsil etmesi gerektiğini savunuyor. Bu tarihin, Avrupa ile bütünleşmenin ve demokratik değerlerin güçlendiği bir dönem olabileceğini öne sürüyor.
Sonuç olarak, tarih, yalnızca geçmişi anmak değil, aynı zamanda ders çıkarmak için de önemlidir. 3 Mart’ın bir kurtuluş mu yoksa yeni bir bağımlılığın başlangıcı mı olduğu, sorgulanması gereken bir konu olarak önümüzde duruyor. Bu tartışmalar, Bulgaristan'ın kimliği ve geleceği açısından büyük önem taşıyor

Haber: Hayrettin Bulut