Son Dakika

AB Pestisit Alarmı: Türkiye İhracatta Yine İlk Sırada

Türkiye Yaş Meyve-Sebze İhracatında Pestisit Alarmı: Ergin Kahveci’den AB Verileri Üzerinden Sistemik Dönüşüm Çağrısı

Avrupa Birliği’nin Gıda ve Yem Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verileri, yaş meyve ve sebze ihracatındaki pestisit (tarım ilacı) kalıntısı sorununu bir kez daha gözler önüne serdi. Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, İspanyol tarım haber sitesi Hortoinfo’nun 1 Eylül 2025 – 31 Ağustos 2026 dönemini kapsayan verilerini derleyerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Kahveci’nin dikkat çektiği verilere göre; AB sınırlarında veya pazarında azami kalıntı sınırını (LMR) aşan toplam 622 pestisit uyarısı tespit edilirken, Türkiye ne yazık ki yine listenin ilk sırasında yer aldı.

Verilerle AB Sezon Sonu Bilançosu

AB içinde üretilen ve üçüncü ülkelerden ithal edilen tüm ürünleri kapsayan bildirimlerde Türkiye, toplam uyarıların neredeyse beşte birini tek başına aldı:

Ülke Uyarı Sayısı Toplam İçindeki Payı (%)
Türkiye 108 %17,36
Mısır 95 %15,27
İtalya 25 %4,01
İspanya 25 %4,01
Fas 8 %1,28
Hollanda 5 %0,80
Diğer Ülkeler 356 %57,27

En Çok Bildirim Biber ve Domateste

Ergin Kahveci’nin paylaştığı detaylara göre Türkiye kaynaklı partilerde en sorunlu ürün biber oldu. Sistemde Türkiye çıkışlı biberlerde 53 kez limit üstü kalıntı kayda geçti ve bu ürünlerin büyük bir bölümü AB sınır kapılarında imha edildi. Biberi 14 uyarı ile domates izlerken, kalan bildirimler diğer meyve ve sebze gruplarına dağıldı.

Ergin Kahveci: "Rakamların Arkasına Sığınamayız, Çözüm Avustralya Modeli"

Bu tablonun doğru okunması gerektiğinin altını çizen Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, RASFF verilerinin ihracat tonajına oranlanmadığı için tek başına "Türkiye ürünlerinin geneli güvensizdir" sonucunu doğurmayacağını, ancak sistemdeki resmi alarm sayısını net bir şekilde gösterdiğini ifade etti.

Türkiye'nin AB'nin en büyük yaş meyve-sebze tedarikçilerinden biri olduğunu hatırlatan Kahveci, asıl sorunun sayılardan ziyade içerideki denetim ve yönetim mekanizmasında olduğunu vurguladı:

"Burada sayılardan ziyade içerideki 'sisteme' dair sorunları sorgulamamız gerekir. Bariz olan ise mevcut sistemin büyük ihracat rakamları gerekçesinin arkasına sığınması değil, teknik, idari ve hukuki yönetme kapasitesini gözden geçirmesi ve yeniden düzenlemesidir."

Sorunun çözümü için sıfırdan sistem icat etmeye gerek olmadığını, dünyadaki başarılı uygulamaların incelenmesi gerektiğini belirten Kahveci, Türkiye için Avustralya’nın tarımsal denetim ve gıda güvenliği modelini örnek gösterdi.