Bacasız Sanayi: Tarım
Bacasız Sanayi: Tarım
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü, milletin efendisidir.” sözü yalnızca bir övgü değil; bir milletin kalkınmasının temelinin üretim olduğunun en açık ifadesidir. Çünkü toprağı işleyen, alın teriyle üretim yapan köylü ve çiftçi, bir ülkenin gerçek gücünü oluşturur. Tarım sadece tarlada yetişen ürün değil; bağımsızlığın, ekonominin ve geleceğin teminatıdır.
Bugün gelişmiş ülkelere bakıldığında, tarıma önem veren devletlerin ekonomik olarak da güçlü olduğu görülmektedir. Çünkü tarım, "bacasız sanayi" olarak adlandırılır. Fabrika bacaları olmadan üretim sağlar, milyonlarca insana iş kapısı açar ve ülke ekonomisine büyük katkı sunar. Bu nedenle tarım yalnızca köylünün değil, tüm milletin meselesidir.
Bir ülke kendi buğdayını, sebzesini, meyvesini ve hayvansal ürünlerini üretebiliyorsa dışa bağımlılığı azalır. Bu da millî ekonomiyi güçlendirir. Çiftçinin kazandığı yerde esnaf kazanır, sanayi gelişir, şehirler büyür. Toprak bereketlendikçe ekonomi canlanır; çünkü üretimin olduğu yerde kalkınma vardır.
Köylü; sabahın ilk ışıklarıyla çalışan, emeğiyle sofralara bereket taşıyan insandır. Çiftçinin emeği olmasa şehirlerde hayat durur. Market raflarından ekmek eksilir, fabrikalar ham madde bulamaz, ihracat azalır. Bu yüzden çiftçiye destek vermek, aslında ülkenin geleceğine yatırım yapmaktır.
Tarım aynı zamanda stratejik bir güçtür. Dünyada yaşanan ekonomik krizler ve gıda sorunları göstermiştir ki toprağını koruyan ülkeler ayakta kalmayı başarır. Verimli tarım arazilerini korumak, gençleri üretime teşvik etmek ve modern tarım tekniklerini yaygınlaştırmak millî bir görevdir.
Atatürk’ün işaret ettiği gibi köylü, gerçekten milletin efendisidir. Çünkü o üretir, besler ve yaşatır. Güçlü bir ekonomi için güçlü tarım, güçlü tarım için de değer verilen çiftçi şarttır. Toprağına sahip çıkmayan milletler, geleceğine de sahip çıkamaz.
Tarım, ulusal politikamızdır.
Tüm çiftçilerimizin günü kutlu olsun.
Hayrettin Bulut