Saba Melikesi Belkız
Google Belkız ismini sorduğunda diyor ki "Arapça kökenli bir isimdir." Peki Arapça anlamı ne o zaman. Yemen Arap ülkesidir o yüzden Araptır deyip sallamak güzel de o zaman anlamını da söyleyeceksin. Kelimenin anlamını bilmeden tüm kelimeleri Gürcüce sayan Gürcülerin işine benzedi bu iş.
Belkız Kuran'da Neml Suresinde Hazreti Süleyman anlatılırken geçer.
Bir kere Belkız bir bayandı. Adındaki bu kız kelimesi Türkçe değil de nedir?
Arapça'da kız diye bir kelime var mıdır? Kimi diyecekki kız değil kıs şeklinde. İyi de biz de Belkıs denen o adı Belkız diye söyleriz. Bu, Çerkes Çerkez harf farklılığına benziyor.
Tarihte Araplarda hiç kadın hükümdar görülmüş müdür? Bu durumda çok eski tarihlerde kadın hükümdar hangi milletlerde vardır diye bakmak gerek. Türkler haricinde kadın hükümdara denk gelinmez.
Üstelik Kaşgarlı Mahmut'un Divan-ı Lugatit Türk adlı eserindeki Tibetliler maddesinde Yemen'den Tibet'e göçen Sabit isminde birinden bahsetmesi ve Tibet'te Araplığın hiç görülmemesi ama Tibet'in kadim Türk yurdu olması anlamlı değil mi
İşin ilginçliğine bakın ki Belkız Yemen'de Saba Melikesi idi yani Saba adlı bir ülkenin hükümdarıydı ve Kaşgarlı Mahmut'un anlattığı Yemen'den Tibet'e göçen Sabit'in adı da Saba gibi Sab kelimesi bulunur.
Saba demek zaten Sab ile ilgili ülke demek.
İlginçtir ki İskitlerin adı da Sabit gibi İT ile biter ve Trabzon Sürmene'de bir köyün adı Kumanit'tir. Bilirsiniz Kuman ve Kıpçak aynı topluluktur.
Boşa demiyorum ki İskit, Kıpçak, Kuman, Saka, Mesket aynı şeydir diye.
Bir kelimede İT eki, AT eki, ET eki, SİN eki, CAN eki, ŞAT eki, AR eki, İS eki, HEV eki, HAV eki, ŞEN eki, VEL eki gibi ekler varsa o yer İskitçe, Sakaca, Mesketçe, Kumanca, Kıpçakçadır
Düşünün ki Araplar tarihte kadını geri planda bırakan, hor gören bir halk ama Saba melikesi Belkız bir kadın hükümdar
Sizce Belkız Arap olabilir miydi yani?
Mümkün değil. Belki yeryüzünde bir kadının hükümdar olabileceği son halk.Araplardı
Peki Türklerde kadın hükümdar görüldü mü?
Tabii ki, Mesket hatunu Tomris bir kadın hükümdardır ve hatta tarihteki ilk kadın hükümdar diye söylerler. Kim bilir tarihteki ilk kadın hükümdar yine bir Türk olan Belkız'dır.
İşin garabetine bakın ki ben biz Mesket Türklerinin Yemen'den Tibet'e kaçan ve ordan Anadolu'ya gelen halk olduğunu iddia ediyorum. Mesket kelime yapısı bile Arap coğrafyası izini işaret ediyor. Çünkü Arapça'da heceler M harfi alır ve yeni kelime doğar.
Mesela ders M alırsa ders yapılan yer yani Medrese kelimesi oluşur, kitap M alırsa Mektep yani kitap okunan yer olur, İskit kelimesi de M alırsa Mesket olur. Çok açık.
Velhasıl-ı Kelam Hazreti Süleyman kıssasında adı geçen Belkız Yemen'de yaşamış bir Türk kadın hükümdar olmalıdır, adındaki kız kelimesi günümüzdeki Türkçe kız kelimesi ile aynı olmalı ve bence Mesket Türklerinin de atasıdır.
Belkıs Türk ve diğer İslâm edebiyatlarında çok sevilen bir motif olmuş, gerek şahsı gerekse Hz. Süleyman’la olduğuna inanılan duygusal ilişkisi çeşitli biçimlerde işlenmiştir. Belkıs’ın müslüman halk arasında çok tanınmış bir şahsiyet haline gelmesinin bir sonucu olarak da bütün Ön Asya’nın pek çok yerindeki çeşitli tarihî harabelere Belkıs (Anadolu’nun bazı yerlerinde Balkız) sarayı (veya köşkü) adı verilmiştir ki Evliya Çelebi bu harabelerden birçoğunun yerini bildirmektedir (Seyahatnâme, II, 7-8; VIII, 115, 249; X, 958).
“Sebe’lilere hükümdarlık yapan bir kadın buldum ki, kendisine her güzel şeyden bir nasip verilmiş; onun büyük bir tahtı ve pek güçlü bir yönetimi var.” Neml Suresi 23.ayet
Murat Karal
Tarihçi Yazar