Son Dakika

ÇİN’İN TARIMDA DESSİGNSİZ "GO" STRATEJİSİ: TÜRKİYE KÜRESEL GIDA OYUNUNUN NERESİNDE DURMALI?

ÇİN’İN TARIMDA DESSİGNSİZ "GO" STRATEJİSİ: TÜRKİYE KÜRESEL GIDA OYUNUNUN NERESİNDE DURMALI?

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Çin’in tarım ve gıda sektöründe izlemeye başladığı yeni küresel stratejiyi ve Türkiye’nin alması gereken pozisyonu değerlendirdi.

Rabobank bünyesindeki RaboResearch verileri ile Euromonitor analizlerine dayanan son raporlar, Çin’in tarım-gıda (F&A) sektöründe devasa bir kabuk değişimine gittiğini ortaya koyuyor. Çinli gıda devleri, iç pazardaki doygunluk ve düşen kâr marjları karşısında artık "satranç" mantığıyla doğrudan çatışmak yerine, Çin’in geleneksel "Go" oyunu felsefesiyle hareket ediyor: Sabır, kademeli yerleşme, kalıcı olma ve kazanma.

İç Pazar Doydu, Küresel "Go" Hamlesi Başladı

Son 30 yılda teknoloji ve verimlilik odaklı yatırımlarla devasa bir üretim kapasitesine ulaşan Çin, iç pazarda temel gıda tüketiminin yatay seyre geçmesiyle arz fazlası ve marj baskısıyla karşı karşıya kaldı. Çinli devler, 2035'e kadar devam etmesi beklenen bu tıkanıklığı aşmak için gözünü küresel pazarlara çevirdi.

Verimlilikte dünya ligini yakalayan Çinli çiftlikler;

 

  • Süt Üretiminde: Kurumsal büyük çiftliklerde litre başına 0,43 USD maliyet yakalayarak ABD ve Hollanda'yı geride bıraktı, Yeni Zelanda seviyelerine yaklaştı.

  • Domuz Yetiştiriciliğinde: Modern tesislerde anaç domuz başına yıllık 2,4 ton üretime ulaşarak ABD seviyesini yakaladı.

  • Tüketici Markalarında: Kahve/çay zincirlerinde yerli payını %80'e, gazlı içeceklerde %70'e çıkararak küresel markaları ikame etti.

"Artık Savaş Yok; Yerleşme ve Kalıcılık Var"

Çin'in yeni stratejisi, sadece ürün ihraç etmek değil, küresel tedarik zincirinde doğrudan varlık göstermek. Çin, ithal ettiği gıda maddelerini dahi ticaret ortağı ülkelerde kendi kurduğu şirketler ve satın aldığı araziler üzerinden üretmeyi hedefliyor. ABD'nin son dönemde Çinli şirketlere toprak satışını yasaklaması ve ortaklıklara kısıtlama getirmesi de bu stratejinin sahada bizzat uygulandığını doğruluyor.

Türkiye Bu Oyunun Neresinde Durmalı?

Çin'in devasa bir ithalatçı konumundan kendi verimliliğiyle kendine yeter hale gelmesi, mevcut ticaret ortaklarında arz fazlasına ve fiyat çöküşlerine yol açacak. Bu durum Türkiye açısından hem fırsatları hem de riskleri beraberinde getiriyor:

  1. İthalat Fırsatları: Çin'in alımı azaltmasıyla mal sattığı ülkelerde yaşanacak talep zayıflığı, Türkiye'nin hammadde tedarikinde daha uygun fiyatlarla pazara girmesini sağlayabilir.

  2. Doğrudan Yatırım Riski/Fırsatı: Türkiye'ye yönelecek Çin sermayesine son derece dikkatli bakılmalı; stratejik varlıkların kontrolü korunmalıdır.

  3. Pazar Modeli: Türkiye, Çin'in izlediği rotayı kendi ölçeğinde bir model olarak almalıdır.

Kahveci’den Türkiye İçin 4 Maddelik Yol Haritası

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, analizin ana fikrini ve Türkiye'nin çıkarması gereken dersleri şu 4 temel ilkeyle özetliyor:

  • 1. Önce Kendi Yeterliliğini Sağla: Üretim verimliliğini artırarak iç pazarın arz güvenliğini garanti altına al.

  • 2. Yeterliliği Kaliteye Odakla: Üretimi sadece miktar olarak değil, uluslararası standartlarda kalite odaklı yapılandır.

  • 3. Deneyimi Dış Yatırıma Dönüştür: Yerli birikim ve tecrübeyi, küresel fırsat sunan üçüncü ülkelerde yatırıma yönlendir.

  • 4. Sürdürülebilirliği Dış Taleple Kurgula: İçeride sıkışan tüketim pazarını dışarıda hedef pazarlar oluşturarak aş; hem çiftçi (çiftlik kapısı) hem de sanayici (fabrika kapısı) için sürdürülebilir kârlılığı sağla.