Son Dakika

Düşünmek

Düşünmek

Düşünmek zaman zaman iyi geldiği gibi insanı boğmayı da bilir. Dört duvar arasında sıkışmış, soğuk soğuk terlerken sorguya çekildiğini hissettirebildiği gibi; gerçeklikten uzaklaştırıp aslında her şeyin tozpembe olduğunu da düşündürebilir. Düşünmek, insanın bulunduğu duruma ve psikolojisine göre değişkendir.

Bazen gerçek dünyadan kaçarken bir çıkış anahtarı olarak gördüğümüz düşünce rüzgârı, bizi bilmediğimiz diyarlara savurur; kim bilir, belki de aslında oraya ait olduğumuzu hissettirir. Bazen de düşünmek, düşüncelerimizle baş başa kaldığımız o odanın kapı aralığından dışarıda gerçekleşenleri görmek isteyebileceğimiz bir noktaya varır.

Konu burada dönüp dolaşıp kişinin kendisini tanımasına ve ne kadar bilinçli bir insan olduğuna geliyor. Kişisel özelliklerine bağlı olarak bulunduğu duruma hızlıca uyum sağlayabilen, adaptasyon sorunu yaşamayan biri; bağlandığı gerçekliğe ya da düşüncelerinin berraklığına kısa sürede alışabilir. Bu uyum, kişiyi anlık olarak rahatlatırken zamanla yıpratabilir de.

İnsan, çıkamadığı bu gerçeklik içerisinde aklını yitirebilirken kendini kaptırdığı düşünceler arasında da kaybolabilir. Bir anda zihni düşüncelerle dolu, gözlerine adeta bir tiyatro perdesi inmiş gibi evin odalarını dolaşırken bulabilir kendisini. Bir bakmış ki artık onu güldüren bir film ya da bir şaka değil, kendi zihninde kurduğu dünyadır.

Denge kurabilmek çoğu zaman psikolojik bir desteğe ya da doğuştan gelen bir yeteneğe ihtiyaç duyabilir. İnsanın kendi düşüncelerini anlaması; parçası kayıp bir yapbozu tamamlamaya çalışmak, çıkışı olmayan bir labirentte yolu aramak ya da zifiri karanlık bir odada el fenerini bulmaya çalışmak kadar zor ve zahmetlidir.

Burada meseleyi, kişinin dışarıya yansıttığı psikolojik durum ve iç dünyası olarak ikiye ayırabiliriz. Buna iki ayrı gizemi çözmek de diyebiliriz. İnsanı anlamak, herkesin önce kendisini anlamasıyla başlasaydı belki de günümüzde psikoloji bu kadar karmaşık olmaz, daha yüzeysel kalabilirdi.

İnsan, yeryüzünde bulunan hiçbir canlıya benzemez. Bizi diğer canlılardan ayıran bu özellik, bir yandan bizi özel kılarken diğer yandan da düşünmeye sevk eder. Çünkü düşünmek; bazen kaçarken araladığımız bir kapı, bazen de insanın kendi zihniyle verdiği bir mücadeleye dönüşür.