Geçmişi Değiştiren Deney: Kuantumun Tuhaf Zaman Oyunu
Geçmişi Değiştiren Deney: Kuantumun Tuhaf Zaman Oyunu
Yazan: Bike S. Demirkız
2012 yılında Viyana’daki sakin bir laboratuvarda fizikçiler bir deney yaptı. Aslında yapılması imkânsız olan bir deney. İki dolaşık fotonu, yani uzayın iki ucunda bile birbirine görünmez iplerle bağlı ışık parçacıklarını, özel bir düzeneğe gönderdiler. Bir foton hemen ölçüldü. Diğeri ise uzun bir optik fiberin içine hapsedilerek geciktirildi.
Sonuçlar karşılaştırıldığında akıl almaz bir şey ortaya çıktı: İlk fotonun ölçüm sonucu, henüz ölçülmemiş olan ikinci fotondan etkilenmiş gibiydi. Yani sanki gelecek, geçmişe dokunmuştu.
Bu deney yalnızca bir garip tesadüf değildi. Dünya çapında tekrarlandı, doğrulandı ve artık fizik literatüründe adı var: Gecikmeli Seçim Kuantum Silici (Delayed Choice Quantum Eraser).
Kısaca: Bir parçacığa dalga mı, yoksa tanecik mi olduğunu ölçüm anında sorarsanız, cevabı o anda verir. Fakat işin asıl büyüleyici kısmı şu: Ölçüm yöntemini değiştirdiğinizde, parçacığın daha önce “vermiş gibi görünen” cevabı da geriye dönük olarak değişebiliyor.
Yani kuantum dünyasında zaman, bizim günlük hayatta hissettiğimiz düz çizgi şeklinde işlemiyor.
Bir foton iki kardeş parçacığa bölünüyor.
• Biri doğrudan bir detektöre gidip ölçülüyor.
• Diğeri ise daha karmaşık bir yoldan ilerleyerek, bilim insanlarının “hangi yolu izlediğini saklama veya silme” şansına sahip olduğu bir düzeneğe giriyor.
İşin garip tarafı: İlk fotonun ölçümü, daha sonra yapılan bu kararla uyumlu çıkıyor. Sanki parçacık gelecekte olacakları “önceden bilmiş” gibi davranıyor.
Bu deney, Einstein’ın görelilik kurallarını çiğnemiyor; hiçbir bilgi ışıktan hızlı gitmiyor. Ama daha derin bir şeyi sorguluyor:
Gerçeklik, gözlenene kadar kesinleşmiyor olabilir.
Bazen de bugünkü gözlemimiz dünün sonucunu şekillendiriyor olabilir.
Bazı fizikçiler bu deneylerin evrenin aslında uzay ve zaman boyunca bir bütün olduğunu gösterdiğini düşünüyor. Kimileri ise zamanı, tıpkı sıcaklık veya basınç gibi, yalnızca büyük ölçeklerde ortaya çıkan bir “yan ürün” olarak yorumluyor.
Hangisi doğru olursa olsun, kuantum mekaniği bize şunu fısıldıyor:
Evren, sandığımız kadar gerçekçi davranmıyor.
Belki de zaman, yalnızca belleğimizin dokuduğu ince bir masaldır. Belki geçmiş ve gelecek aynı anda yan yana durur; bizse gözlerimizle baktığımız yere göre farklı bir sayfa açarız.
Kim bilir…
Belki de evren, çoktan yazılmış bir kitabı, bizim bakışlarımızla yeniden okuyor.