Hakan Fidan'dan Suriye Uyarısı
Hakan Fidan'dan Suriye Uyarısı: "Tekrar Kaos Alanı Olmasına Müsamaha Göstermeyiz"
ANKARA – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'deki son gelişmelere ilişkin önemli uyarılarda bulunarak, ülkenin yeniden bir kaos ve istikrarsızlık merkezi hâline gelmesine Türkiye'nin kesinlikle izin vermeyeceğini belirtti. Bakan Fidan, bölgedeki sorunların ortak iş birliğiyle çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nda (SETA) düzenlenen "Bir Yılın Ardından Suriye: Toparlanma ve Yeniden İnşa" konferansına katıldı.
Astana Süreci Vurgusu ve Kaos Maliyeti
Bakan Fidan, konuşmasında Suriye'de çatışmanın önlenmesi, yıkımın durdurulması ve göçün engellenmesi amacıyla Rusya ve İran'la birlikte yürüttükleri Astana sürecinin önemini vurguladı.
Fidan, sürecin diplomatik bir başarı örneği olduğunu belirterek, "Bu süreç, diplomatik manada gerçekten örnek alınması gereken bir süreç. Çatışan taraflar adına hareket eden güçlerin, destekleyici güçlerin bir araya gelip belli bir anlayış birliğine ulaşıp, bunu çatışmaları durdurma noktasında bir pratiğe dönüştürmeleri, gerçekten yakından bakılması gereken bir durum." dedi.
Fidan, bu sürecin başarıyla yönetilmemesi durumunda, kuzeyde yaşayan 5 milyon Suriyelinin daha Türkiye'ye gelme riskiyle karşı karşıya kalınabileceğini söyledi.
Bakan, Türkiye'nin Irak ve Suriye'de son 25-30 yılda yaşanan olaylardan inanılmaz büyük bir maliyetle karşılaştığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Suriye'nin tekrar bir kaos alanı olmasına Türkiye olarak müsamaha göstermemiz mümkün değil. Irak ve Suriye'de olan son 25-30 yıldaki olayların, Türkiye'ye inanılmaz büyük bir maliyeti oldu."
Şam Yönetiminden Beklentiler ve Bölgesel İş Birliği Çağrısı
Türkiye'nin Şam yönetiminden temel beklentilerini dört maddede sıralayan Fidan, Suriye'nin gelecekteki rolünü tanımladı:
-
Tehdit Olmama: Komşuları ve bölge için tehdit oluşturmamaları.
-
Terörle İş Birliği Yapmama: Herhangi bir terör örgütüyle veya başka bir ülkeye zarar veren bir grupla iş birliği içerisinde olmamaları.
-
Toprak Bütünlüğü: Bölücü bir gündemde değil, bütün Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini savunacak bir anlayışın peşinde olmaları.
-
Kapsayıcılık: Halkın tüm toplumsal kesimlerinin işkenceye, baskıya, zulme tabi tutulmadığı, bütün hazırlıkların yapıldığı bir anlayış.
Fidan, bölge ülkeleri arasındaki ilişkilere değinerek, sorunların ortaklaşa çözülmesini ve yeni bir dayanışma hukuku ihtiyacını dile getirdi. "Risk varsa beraber paylaşalım, menfaat gelecekse de beraber istifade edelim," çağrısında bulundu.
YPG ve Silahlı Unsurlar Açıklaması
Bakan Fidan, YPG/PKK denklemine de değinerek, milli güvenlikle ilgili hususların açıkça dile getirildiğini söyledi. YPG'nin durumuyla ilgili olarak Şam yönetimiyle 10 Mart'ta bir mutabakata varıldığını ancak somut adım atılmadığını aktardı.
Fidan, bu sürecin diyalogla ilerletilmesi gerektiğini vurgulayarak net bir uyarıda bulundu:
"Hiçbir ülkede ama hiçbir ülkede 2 tane silahlı unsur olmaz. Oradaki silahlı unsurlar ne olacak? ... İstikrarın sağlanması için bu entegrasyonun da bir an önce hayata geçmesi gerekiyor."
Trump'ın Tavrına Teşekkür ve İsrail Uyarısı
Bakan Fidan, Suriye yönetiminin Türkiye ve ABD ile yakın görüşmeler yaptığını belirterek, eski ABD Başkanı Trump'ın, Suriye'deki yönetime bir şans verilmesi konusundaki anlayışına teşekkür etti.
Fidan, İsrail'in bölge politikasına da değinerek, "Umarız İsrail şu anda gerek Amerika'nın gerek Suriye'nin ortaya koyduğu teklifi kabul etmede zorlanmaz; herkesin müreffeh, eşit, özgür, güvenlik içerisinde olduğu bir bölge içerisinde yaşamayı kabul eder. Yoksa bütün mücavirindeki ülkeleri kaos içerisinde görerek kendine güvenlik sağlamak, sürdürülebilir bir şey değil." ifadelerini kullandı.
Kaynak: DHA