Kökü Anlaşılmayan Her Türkçe Ad Yabancı Sanılmıştır
Diyorum ki atalarımız Mesket Türkleri yer adı verirken mutlaka bir anlama göre veriyordu ve mutlaka da yurt eki ekliyordu. Bizim handikapımız şudur ki Türkçe konuşuyoruz ama kelime köklerinden habersiziz. Kelime köklerini de bilmeyince kelimeleri yabancı sanıyoruz. Şimdi anlatacağım anlayacaksınız.
💧Misal Şavşat'ın köylerinden biri Mikelet'tir.
Yeni adı Çermik.
Normalde günümüz Türkçesi ile kelimeye bakınca kelime Türkçe haricinde Ermenice, Rumca, Rusça, Hintçe, Çince hepsinden farzedilebiliyor maalesef.
Oysa ki İskitler isim verirken ordaki baskın anlama bakıyordu. Bu Mikelet dediğimiz köyde ne var 👉 Kaplıca.
Bizim Mesket/Kıpçak Türkleri kaplıcaya ne der 👉 Çermik
Peki kelimeye bakın bakalım benzerlik ne 👉 MİK kelimesi.
E tamam işte, bu köye adını veren Mesket Türkleri kaplıca özelliğinden dolayı köye Mikelet demişti.
Mik+el+et.
Kaplıca anlamına gelen MİK kelimesi, kaplıca eli anlamında Mikel denmiş ve kaplıca eli yurdu anlamına gelsin diye de İskitçe ET eklenip Mikelet olmuştu.
💧Diyarbakır'ın bir ilçesinin adı da Çermik'tir.
Ziya Gökalp kendinin ve Diyarbakır halkının Türklüğünü anlatırken
---Bu alâmetler bana Diyarbakırlıların Türk olduğunu gösterdiği gibi, babamın iki dedesinin birkaç batın (kuşak) evvel Çermik'ten, yani bir Türk muhitinden geldiklerine nazaran ırken de Türk neslinden olduğumu anladım. Mamafih dedelerimin biri Kürt yahut Arap muhitinden geldiğini anlasaydım, yine Türk olduğuma hüküm vermekte tereddüt etmeyecektim. Çünkü milliyetin terbiyeye istinat ettiğini de (dayandığını da) içtimaî tetkiklerimle anlamıştım. Zannederim ki bu taharrilerimle (araştırmalarımla) yalnız kendim için değil, bütün vilâyât-ı şarkîye ve cenubîye (doğu ve güney illeri) şehirlileri ve şimdiye kadar Türk kalan köylüleri için, son derece mühim bir meseleyi halletmiş oldum.''
Kaynak:
Ziya Gökalp, "Millet Nedir?", Küçük Mecmua Yazıları, Ötüken Neşriyat, s. 145, 146, 147.
💧Şavşat'ta Gürcüce konuşan Türklerin yaşadığı köylerin merkezi köyünün adı ne:
Diyoban.
İlk bakışta anlamı hiç anlaşılmıyor değil mi.
Oysa Türkçe dik, direk, dip gibi kelimeler hep bir diklik ifade eder ve kelimelerin ortak kökü nedir : Dİ.
Düşünün ki direk, dik, dip kelimelerinin hep ortak özelliği diklik barındırmasıdır.
Diri kelimesi dahi bir diklik anlatır, çünkü sağ olan dik durur, ölü ise yatar vaziyettedir.
Peki Diyoban'ın özelliği nedir: Dimdik bir yöre olması.
Nerden biliyorum, çünkü yaylamız Arsiyan'ın sınır komşusudur ve dikliği bayır oluşu hep dikkatimi çekerdi.
Peki BAN nedir: Oba anlamında Kıpçak Türklerinin kullandığı yurt ekidir.
O zaman Diyoban eski Türkçe olarak ne demektir: Dik oba demek.
Şimdi ben Güvercin kelimesinin anlamı nerden geliyor desem dil bilimciler incelemeye kalksa işin iöinden çıkamaz. Çünkü kelime tahrip edilmiştir, orijinali Kıpçakçadan gelen kelime orijünali bozulup değiştirildiği için köküne bakınca orijinaline hitap etmiyor.
Bilim adamları Clauson, Doerfer ve Räsänen’e göre:
“Güvercin” kelimesi Türk dillerinin Kıpçak koluna ait eski bir kuş adıdır.
En eski yazılı biçimi Kıpçak sözlüğü Codex Cumanicus’ta (14. yy):
kökärçin / kökärşin / kügärçin
✔ Anlam
“kök- / küg-” → “gök renkli, gri tonlu”
“-ärçin / -ärçen / -erçin” → kuş türü bildiren eski bir biçim (Doerfer bunu tartışır fakat kuş adlarıyla bağlantılı olduğunu savunur)
Bu nedenle temel anlam **“gök renkli kuş”**tur.
Gök renk güvercinin boynundaki renkten dolayıdır
✔ Anadolu Türkçesindeki güvercin
Anadolu Türkçesinde kügärçin → güvercin şeklinde ses dönüşümleriyle gelişmiştir:
k → g (yumuşama)
ä → e / a
-çin → -cin
✔ Macarca bağlantısı
Macarların da Kıpçak olduğunu bildiğimizde kelime daha bir örtüşüyor
Macarca galamb kelimesinin,
Peçenek–Kuman–Oğuz Türkleri yoluyla Tuna havzasına geçmiş eski Türkçe köläm / küläm / kügärçin türü bir kuş adından evrildiği,
Ramstedt, Menges ve Räsänen tarafından ileri sürülür.
“Güvercin” Anadolu’da görülen bir Kıpçakça kökten gelişmiş Türkçe kuş adıdır.
Türk dillerinin çoğu kögdük / kepter / kügärçin biçimlerini kullanır.
Macarca galamb ile tarihî Türk göçleri üzerinden bağlantılıdır.
Olay bu kadar basit.
Murat Karal
Araştırmacı Tarihçi