Son Dakika

Öfkeli insanlar ülkesi!

Öfkeli insanlar ülkesi!

Son dönemlerde özellikle Pandemi den sonra artan bir öfke patlaması var.

Bunda sosyal medyanın ve haberlerin çok büyük etkisi var.Televizyon ve sosyal medya haberlerine bakınca; evde, sokakta, okulda ya da iş yerinde skandal boyutta bir öfke patlaması haberi veriliyor. Gün boyu cinayet programları, dizi ve filmler aldatmaca ve öldürme üzerine.

Bütün bu çıkarımlar  ne kadar gerçeği yansıtıyor diye merak edip Gallup’un düzenli olarak yaptığı Küresel Duygular Raporu’nu  (Gallup Global

EmotionsReport) inceledim. Gallup duyguları pozitif ve negatif olarak iki ana kategoride ele alıyor. İlki mutluluğu, ikincisi öfkeyi ölçüyor.

Latin Amerika ülkeleri ve kuzey Avrupa ülkeleri pozitiflik oranında listenin en başında yer alıyor. Türkiye ise listenin en sonunda.

Tamamen çökmüş bir sistem ve savaşla boğuşan Afganistan ve büyük sistem krizi yaşayan Lübnan ve bizim ülkemiz.

Mısır, Bangladeş,ve Hindistan dahil diğer tüm ülkelerde nüfusun yarıdan çoğu pozitif deneyim yaşarken bizde bu oran yüzde 40’larda

kalıyor. Zaten Gallup verilerinde bir yıl önceki değişime göre en çok düşüş kaydeden iki ülkeden biri Lübnan, biri biziz.

Gallup aynı zamanda öfkeyi de negatif deneyim başlığı altında ölçüyor. Türkiye o kategoride de maalesef tüm ülkeleri sollayarak zirvede yer alan birkaç ülkeden biri.

Ülkemizde yaşayan her 2 kişiden 1’i hergün öfkelenecek bir sebep buluyor! Bu oran dünyanın pek çok başka ülkesinde yüzde 20 ve 30 ‘ larda kalıyor. Görünen o ki ülkenin biriken ekonomik ve sosyal problemleri bizim ruh halimizi de duygu dünyamızı da doğal olarak etkilemeye

başladı. Verilerden de gördüğümüz gibi, Türkiye mutsuz ve huzursuz insanların yaşadığı bir ülke. Dünyadakien mutlu 100 ülke arasında yokuz. Gençlerin durumu sadece bugün değil,yakın bir gelecekte de ülkede mutsuz ve umutsuz olanların çoğunlukta olacağını gösteriyor.

Türkiye’nin bir mutluluk dopingine ihtiyacı var. Hepimiz yaşadığımız bu güzelim ülkede mutlu olmayı hak ediyoruz.

Ülkemizde yaşayan insanların kişisel mutluluğunu artırmak için ne yapmalı?

Türkiye’nin son yıllarda giderek düşen mutluluk ve huzur göstergelerini nasıl iyileştirebiliriz?

Mutlu ve mutsuz ülkeleri birbirinden ayıran en önemli özellikler o devletin yönetim tarzıyla alakalıdır. Gelir dağılımının adaletli olması, sağlık sisteminin

güvenilirliği, özgür bir basın, sosyal devlet anlayışı bir ülkenin mutlu olmasını sağlayan ana etkenlerdir. Bir ülkede yaşayan insanların mutluluğunu

artırmak istiyorsanız bu alanlardaki problemlere acil müdahale edilmeli ve iyileştirici reformlar yapmamız

gerekiyor. Yapılan analizlere göre, ülkeler arası mutluluk seviye farklarını etkileyen en önemli faktörler sırasıyla sosyal destek, özgürlük ve yolsuzluk. En az etkileyen faktörler ise kişi başı gelir ve sağlık yaşam beklentisi. Bir başka ifadeyle, insanları özgür bırakıp yurttaşlar arasındaki güven ve dayanışmayı artıran ve yolsuzlukla iyi mücadele eden ülkelerde insanlar hem mutlu hem de huzurlu yaşıyor.

Sosyal destek:

Başınız derde düştüğünde yardım alabileceğiniz bir yakınınız ya da arkadaşınız var mı?

Bu soruya ‘’evet’’ diyenler ‘’hayır’’diyenlere göre daha mutlu ve huzurlu bir hayat sürüyor.

Özgürlük: Kendi hayatınızda ne yapacağınıza kim karar veriyor? Bu sorunun mutlulukla doğrudan bir bağı var. İnsanlar ancak kişisel kararlarını özgürce verebildiği ölçüde kendilerini mutlu ve huzurlu hissediyorlar.

Yolsuzluk: Bir ülkede yurttaşlar devlette yolsuzluk olduğuna inanıyorsa o ülkede yaşayanların huzuru da mutluluğu da azalıyor. Devletin gücünü kullanarak birilerine haksız kazanç sağlayan sistem, sadece halkın parasını değil, huzurunu da çalıyor.

Kişi başı milli gelir: Gelir ile mutluluk arasındaki bir ilişki olması beklenir bir durum. Kapitalist bir düzende yaşıyoruz. Temel ihtiyaçları karşılamak için para lazım. Ama parayla mutlulukta bir yere kadar. Gelir ile mutluluk düşündüğünüz gibi doğrusal değil. Bunun en önemli nedeni, gelir adaletsizliği. Milli gelirin adil dağıldığı ülkelerde insanlar gelirleri düşük olsa dahi kendilerini daha mutlu ve huzurlu hissediyorlar. Zaten Dünya Mutluluk Endeksi’ne bakarsanız kişi başı milli geliri çok yüksek olan petrol zengini ülkeler en mutlu 20 ülke arasında yok.

Sağlıklı yaşam beklentisi: Her şeyin başı sağlık, mutluluğunda. Başına bir sağlık sorunu geldiğinde iyi bir hizmet alacağına inanan yurttaşların yaşam kalitesi yükseliyor.

 Yukarıdaki veriler gösteriyor ki ülkemizin çözülemeyecek sorunu yok. Sadece sorunu yaratanın peşinden koşmayın yeter.

Özgürlükde; kaç çocuk yapacağınıza bile karar veren sistemden hızla uzaklaşmak ile sağlanır. Yolsuzluk da, yolsuzluğa bulaşmayan, adil vatansever kişilerin sistem içerisinde aktif görev almasıyla çözülebilir. Kişi başı milli gelirde, zenginin vergisini silip dar gelirliye ödeten sistemin lağvedilerek yerine gelire göre adaletli bir vergi sisteminin inşasıyla çözülebilir. Sağlık da , hastalanınca tedavi olunabilen sistemi hayata geçirmek yerine koruyucu tüm tedbirleri alan, bunun için hiçbir çıkar gözetmeden vatandaşına sağlıklı bir yaşam borcu olduğuna inanan vicdanlı yöneticilerle mümkündür.

Velhasıl tüm sorunların temeli adaletli, dürüst, vatansever, vicdanlı, ahlaklı insanların iş başında olması ile çözülebilir. Sorunlar çözülünce de mutlu

ülkeler arasında hak ettiğimiz yeri edinebiliriz. 

Eğitimci Yazar

Soner Atabek