Son Dakika

Ormanların Sessiz Bekçileri: Köylülerimiz ve Bir Yok Ediliş Hikayesi - Mehmet Mahmut Yıldız'dan Acil Çağrı

Ormanların Sessiz Bekçileri: Köylülerimiz ve Bir Yok Ediliş Hikayesi - Mehmet Mahmut Yıldız'dan Acil Çağrı

Ordu’nun Mesudiye ilçesine bağlı Güzele köyünde doğup büyüyen Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı Mehmet Mahmut Yıldız, kaleme aldığı çarpıcı yazı ile orman köylüsünün ormanla olan kadim bağının koparılmasının, sadece ekonomik değil, sosyal ve ekolojik bir yıkıma yol açtığını dile getirdi. Yıldız, "Orman, köylüsüz yaşatılmaz!" diyerek, devletin orman köylüsüne güvenmesi ve onları yeniden ormanın doğal koruyucusu haline getirmesi çağrısında bulundu.

"Orman Bizim Ekmeğimiz, Gölgemiz, İlacımızdı"

Çocukluğunu ormanla iç içe geçiren Mehmet Mahmut Yıldız, anılarında ormanların sadece ağaçlardan ibaret olmadığını vurguluyor. "Bizim ekmeğimiz, gölgemiz, yakacağımız, oyuncağımız, hatta ilacımızdı" diyerek ormanın köy hayatındaki merkezi rolünü ifade ediyor. Eskiden köylülerin ormanları gönüllü olarak koruduğunu belirten Yıldız, herkesin toprağının sınırındaki ağacı tanıdığını, kuruyan dalları budadığını, hastalanan ağaçları ayırdığını ve fidanları büyüttüğünü hatırlatıyor. Ormanın zararlılarına karşı da doğal bir mücadele verildiğini aktaran Yıldız, "Çünkü o orman hepimizindi. Çünkü orman yaşarsa köy yaşardı" diyerek orman ve köy arasındaki ayrılmaz bağı dile getiriyor.

Yasaklar, Cezalar ve "Kaçakçı" Muamelesi

Ancak gelinen noktada orman köylüsü ile orman arasına "tel örgüler, yasaklar, cezalar çekildiğini" ifade eden Yıldız, köylülerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için dahi ormandan kuru dal toplayamaz hale geldiğini belirtiyor. Kendi tarla sınırlarında kendiliğinden yetişmiş, kurumuş ağaçlardan bile istifade edemediklerini vurgulayan Yıldız, "Kendi toprağımızda bile 'kaçakçı' muamelesi görmeye başladık. Halbuki ne ormanı kesiyoruz, ne talan ediyoruz. Sadece ısınmak istiyoruz; sadece yaşamak..." sözleriyle yaşadıkları mağduriyeti gözler önüne seriyor.

Ekonomik, Sosyal ve Ekolojik Yıkım Tehlikesi

Bir zamanlar devletin doğal ortağı olan köylünün bugün para ödeyerek yakacak ihtiyacını dışarıdan satın almaya zorlandığını dile getiren Mehmet Mahmut Yıldız, bu durumun sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve ekolojik bir yıkım olduğunu söylüyor. Köylünün ormandan koparılmasının, ormanın da sahipsiz bırakılması anlamına geldiğini belirten Yıldız, "Oysa köylü, ormanın hem sahibi, hem de vicdanıdır. Gözünü daldan ayırmayan, kurdu kuşu kollayan, ağacı dert bilen bir anlayış bu topraklarda vardı. O anlayışı yok etmek; sadece ormanı değil, bir kültürü, bir yaşam biçimini de yok etmektir" ifadeleriyle derin bir endişeyi paylaşıyor.

"Köylüyü Yeniden Ormanına Kavuşturalım"

Doğup büyüdüğü coğrafyanın evlatları olarak kırsaldaki insanımızın tekrar ormanla barıştırılmasını istediklerini belirten Yıldız, çağrısını şöyle sürdürüyor: "Devlet; köylüsüne güvenmeli, orman köylüsünü yeniden ormanın doğal koruyucusu haline getirmelidir. Yasakla, cezayla değil; işbirliğiyle, güvenle, destekle bu sorun çözülmelidir."

Yıldız, bu çağrının bir siyasetçinin değil, toprağını bilen bir köy evladının çağrısı olduğunu vurgulayarak, "Orman, ancak köylüyle büyür, köylüyle korunur. Gelin, köylüyü yeniden ormanına kavuşturalım" sözleriyle yetkililere ve kamuoyuna seslendi. Bu çağrı, ormanların sürdürülebilirliği ve kırsal kalkınma açısından orman köylüsünün oynadığı hayati rolün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor.

Mehmet Mahmut Yıldız'ın bu önemli çağrısı hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Ormanların korunmasında köylülerin rolü sizce ne kadar kritik?