SAHİP OLMAK MI? SAHİP ÇIKMAK MI?
SAHİP OLMAK MI? SAHİP ÇIKMAK MI?
Evlat deyince, ya kalbimizin coşkun bir ırmak gibi çağladığına ya da içimizde inceden bir sızıya şahit oluruz. Akıllara, "Evlat hayatımızın neresinde, daha önemlisi, biz evlatlarımızın hayatının neresinde olmalıyız?" sorusu geliyor.
Aslında farkında olmadan "benim çocuğum" sözcüğünü, adeta "benim en kıymetli eşyam" sözcüğü gibi kullanıyoruz. Ona sahipmişiz gibi cümleler kuruyoruz. Ve belki de hatalar zinciri bu düşünce ile başlıyor. Evlat sahibi olmak, onun üzerinde hak iddia etmek mi? Yoksa onun sadece sorumluluğunu taşımak mı? Ona sahip olmak mı, yoksa sahip çıkmak mı?
Bunu kabullensek de kabullenmesek de evlatlarımız; kendi duygu, düşünce, istek ve kararlarıyla bizden ayrı birer bireydir. Bizim çocuğumuz olarak dünyaya gelmeleri, bizim kopyamız olup bizimle aynı yolda yürüyecekleri anlamına gelmez. Her birey, parmak izinin farklılığı gibi tek ve kendine hastır. Kendi iradesiyle, iyisiyle kötüsüyle seçtiği yolda yürümek en doğal hakkıdır.
Peki çocuklarımıza hiç müdahale etmeyip öylece kendi yollarını bulmalarını mı seyredeceğiz? Tabii ki hayır. Belki de olmalarını istediğimiz en iyi versiyonlarını, biz onlara örnek yaşantımızla göstermeliyiz. Her ne kadar sözlerle müdahale etmeye çalışsak da hal ve davranışların sözlerin önüne geçtiği artık çok iyi bilinmektedir.
Bunun ardından onları sevgi ve ilgiyle dinlemek, onları anladığımızı hissettirmek çok önemlidir. Kendi kararlarını vermelerine fırsat tanırken her ihtiyaç duyduklarında yanlarında olduğumuzu hissettirmek gerekir. Bu durum, isteklerimizi onlara dayatmaktan kuşkusuz daha iyi hissettirecektir. Onların sınırlarına saygı gösterdiğimizi görmek de yüreklenmelerini sağlayacaktır.
Çocuklarımıza olan yaptırımlarımız, koyduğumuz sınırlar, onların yaşlarına uygun olmalıdır. Gerektiğinde hata payı bırakmak; sıkılmalarına, üzülmelerine fırsat tanımak, onların yontulup güzelleşmeleri ve olgunlaşmaları için elzemdir. Öyle ki onları, bizim olmayacağımız ileriki hayatlarında kendi başlarının çaresine bakabilecek şekilde yetiştirmeliyiz.
Onlara sahip olmak değil, sahip çıkmak olsun tek dileğimiz. Yeryüzünün rengârenk çiçekleri olan evlatlarımıza sevgilerimle...
FİLİZ AKKAYA
EĞİTİMCİ YAZAR