Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı Yıldız’dan Stratejik Maden Uyarısı: "Toprağımızın Altı Milletin Namusudur!"
ANKARA – Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı Mehmet Mahmut Yıldız, yayımladığı bir açıklama ile Türkiye’nin sahip olduğu stratejik öneme sahip "Nadir Toprak Elementleri" (NTE) başta olmak üzere maden kaynaklarının yabancı kontrolüne geçme tehlikesine dikkat çekerek, bu durumu bir egemenlik ve bağımsızlık meselesi olarak değerlendirdi.
Yıldız, günümüz dünyasının teknolojik üstünlükle yönlendirildiğini ve bu teknolojik gücün temelinde cep telefonlarından elektrikli araçlara, füze sistemlerinden yapay zekâya kadar birçok alanda kullanılan Nadir Toprak Elementlerinin yattığını belirtti. Türkiye’nin bu kaynaklara sahip nadir ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Yıldız, son dönemde bu zenginliklerin yabancı devletlerin ve küresel şirketlerin kontrolüne geçmesine yönelik adımların büyük endişe yarattığını ifade etti.
"Geleceğimiz İpotek Altına Alınıyor"
Açıklamasında meselenin sadece ekonomik olmadığını, aynı zamanda milli bir görev olduğunu vurgulayan Mehmet Mahmut Yıldız şunları kaydetti:
"Topraklarımızdaki stratejik madenlerin işletme hakkının yabancılara verilmesi; sanayimizi, üretimimizi ve geleceğimizi başkalarının eline bırakmak demektir. Bir ülke, toprağının altını başkasına teslim ettiğinde, geleceğini ipotek altına sokar. Toprağın altındaki hazine, milletin namusudur."
Yıldız, küresel güçlerin kaynak kontrolünü bir silah olarak kullandığını ve şimdi aynı planı Anadolu topraklarında uygulamaya çalıştığını öne sürerek, bunun arkasında sadece ekonomik çıkarlar değil, milletleri bağımlı hale getirme stratejisinin bulunduğunu iddia etti.
Şahlanış Partisi’nin Vizyonu: Milli Maden – Milli Gelecek
Şahlanış Partisi olarak "Milli Maden – Milli Teknoloji – Milli Gelecek" anlayışını savunduklarını belirten Genel Başkan Yıldız, Türkiye’nin zenginliklerinin Türk milletine ait olduğunu ve her karış toprağın milletin emaneti olduğunu dile getirdi.
Yıldız, son olarak "Bugün susarsak, yarın çocuklarımız kendi toprağında yabancı olur. Toprağımıza, madenimize, geleceğimize sahip çıkalım! Türkiye, kendi zenginlikleriyle kendi kaderini yazmalıdır" çağrısında bulundu. Bu sözlerin, sadece bugünün değil, yarının da şahidi olarak tarihe düşülen bir not olduğunu ifade etti.