Şahlanış Partisi'nden "Suya İhanet" Vurgusu: Hutbelerdeki Merhamet, Sahadaki Tahribatla Çelişiyor
Şahlanış Partisi'nden "Suya İhanet" Vurgusu: Hutbelerdeki Merhamet, Sahadaki Tahribatla Çelişiyor
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı Mehmet Mahmut Yıldız, "Suya İhanet: Hutbelerde Merhamet, Sahalarda Tahribat" başlıklı bir açıklama yaparak, cuma hutbelerinde dile getirilen suyun korunması ve israf edilmemesi çağrılarının, ülkedeki idari uygulamalarla çeliştiğini belirtti. Yıldız, "Söylemde İslam, eylemde rant!" diyerek, doğaya zarar veren projelerin devam etmesine tepki gösterdi.
Mehmet Mahmut Yıldız, din görevlilerinin hutbelerde suyun hayat kaynağı olduğunu ve kuraklıkla mücadelede sorumluluk taşıdığımızı anlatmasına rağmen, HES projeleri, maden ruhsatları, orman kıyımları ve yer altı sularını kurutan sanayi faaliyetlerinin hız kesmeden sürdüğüne dikkat çekti. Yıldız, bu durumu bir çelişki olarak nitelendirerek, "Peygamber Efendimiz (s.a.v.) savaşta dahi ağaç kesmeyi yasaklamışken, barış zamanında doğaya savaş açmak hangi aklın ve inancın eseridir?" ifadelerini kullandı.
"Bu Gidiş Nereye?" İklim Krizi ve Kamu Vicdanı
İklim krizinin kapıda olduğunu ve yer altı sularının hızla tükendiğini belirten Yıldız, kuraklığın artık Karadeniz'in yeşilinde bile hissedildiğini vurguladı. Tarımın çöküşe geçtiği ve çiftçilerin toprağından umudunu kestiği bir dönemde, bu tür projelerin hala "kamu yararı" adı altında dayatılmasının kamu vicdanını kanattığını söyledi.
Çözüm Önerileri: Doğa Dostu Yaklaşımlar ve Yasal Güvenceler
Şahlanış Partisi, suya ve doğaya yönelik tahribatın önüne geçmek için beş maddelik bir çözüm önerisi sundu:
-
Doğa Dostu Enerji: Enerji ihtiyacının HES gibi doğayı tahrip eden yöntemlerle değil; güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklarla karşılanması gerektiği belirtildi.
-
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Rant Değil, Vicdan Olmalı: ÇED raporlarının bilimsel temellere dayanması ve halkın itirazlarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
-
Yer Altı Sularının Korunması İçin Yasal Güvence: Yer altı su kaynaklarının korunmasının anayasal düzeyde güvence altına alınması ve sanayi ile maden faaliyetlerinin bu hassasiyetle sınırlandırılması talep edildi.
-
Doğa Koruma Alanları Genişletilmeli: Koruma altına alınan bölgelerin artırılması ve bu alanlara yapılacak yatırımların kesin şekilde yasaklanması gerektiği ifade edildi.
-
İnanç Temelli Çevre Bilinci Yaygınlaştırılmalı: Diyanet'in hutbelerde çevre bilincini işlemekle kalmayıp, yerel idarelere karşı kamuoyunu bilinçlendirme kampanyaları başlatması gerektiği belirtildi.
"Hem Dine Hem Halka İhanet"
Mehmet Mahmut Yıldız, açıklamasının sonunda, ülkeyi yönetenlerin dillerine İslam'ı dolarken, elleriyle doğayı tahrip etmesinin hem dine hem de halka ihanet olduğunu dile getirdi. "HES projeleriyle kuruyan dereler, toprağın üstündeki değil, altındaki sesleri de susturur. Bunu görelim, bilelim" diyen Yıldız, Şahlanış Partisi olarak doğayla düşman değil, doğayla dost bir kalkınma anlayışını savunduklarını yineledi. Yıldız, tabiatın gelecek nesillere emanet bir nimet olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.