Şavşat Tibet Kilisesi nedir/ ne değildir?
Tibet Kilisesi nedir/ne değildir?
1-Gürcü eseri değildir. Tibet Kilisesi 1110 yıllık, Gürcülük kavramı 757 yıllıktır.
2-Tibet Kilisesi sadece Tibet Kilisesi şeklinde yazılır, diğer yazılış şekilleri yanlıştır
3-Tibet Kilisesi Mesket Türklerinin devleti Bagrat Devleti tarafıdan yapılmış bir Türk eseridir.
4-Tibet Kilisesinin Mesket Türkleri tarafından yapılışının kanıtı yapanın ve kilisenin papazının adının, köyün yaylasındaki yer adlarının Farsça olmasıdır. Bunun nedeni de MÖ 12. yüzyılda İran Urmiye'den çıkılıp MÖ 8 ve 4.yüzyılarda Artvin'e gelinmiş olmasıdır.
5-Tibet adı tepelik yer anlamından gelir. Türkçe tepe ve Mesket Türkçesi ET ekinin birleşmesiyle oluşmuştur. Çin'deki Tibet dünyanın en yüksek şehri, Şavşat'taki Tibet'in yaylasındaki Kençiyan Dağı da Şavşat'ın en yüksek yeridir.
6-Tibet Kilisesini yaptıran Aşot Kukhi Eriştav'ın Kukhi olan adı İran'dan gelindiğinden dolayı Farsça dağ demektir. Eriştav kelimesindeki Eruş İskit boyunun adıdır. Tav ise Kıpçakça dağ demektir. İsminde iki defa dağ geçmesi Çin'den gelinen Tibet'in dünyanın en yüksek yeri olmasından gelir. Çin Tibet'i 1950'de işgal etti.
7-Tibet Kilisesi 1950'lerde eserin Türk eseri olduğunu bilmeyen zamanın kaymakamı tarafından yıkılmak için dinamitlenmiştir
8-Eserin üzerindeki Kıpçak etkisi dört şekilde anlaşılır
a)Yaptıran Aşot Kukhi Eriştav'ın adındaki Tav kelimesi Kıpçakçadır
b)Güneydoğu duvarındaki çalınmış koyun heykelinin Çıldır Kıpçak Atabeyliği bayrağındakiyle aynı olması
c)Kilisenin altındaki mağaranın bir ucunun Kıpçak bey mahallesi olan Beglar mahallesine çıkmasıdır. Kiliseyi yaptıran Aşot Kukhi bir tehlike anında kendi soyunun mahallesine kaçabilmeyi hesaplayıp çıkışı o tarafa yapmıştır.
d)Çamiyara adlı kayada keçilerini sağıp borularla kilisenin yapımı için gönderen Tamar Dodopal'ın annesinin Kıpçak olmasıdır
9-Tibet Kilisesi yapıldığı zaman dünyanın 4 büyük kilisesinden biriydi.
Tibet Kilisesinin Türk eseri olmasının delilleri:
a)Tibet Kilisesinin ana kapısının doğuya doğru olmasıdır. Türklerde doğu kutsaldır. İkili teşkilat sisteminde doğu, her zaman batıdan üstündü meselâ
b)Tibet Kilisesinin en az üç yerinde Süleyman Mührü
✡ olmasıdır. Bu mühür Candaroğulları, Karamanoğulları ve Tekeoğulları ve diğer Türk beylikleri bayrağında da vardı. Çünkü adındaki Can kelimesinden de anlayacağımız gibi Çin işgalindeki Sincan'dan beraber geldik. Magen Davit'de denilen o simge Türklerin yüzyıllarca kullandığı simgeydi.
c)Aşot Kukhi Eriştav'ın adındaki Tav kelimesi. Kıpçakça olup Kıpçaklar Türk topluluğudur.
d)Güneydoğu duvarındaki koyun simgesi. Koyun Türkler tarafından kullanılan simgedir
10-Tibet Kilisesi 899-914 yılları arasında 15 yılda yapılmıştır
11-Tibet Kilisesi taşları eski adı Okrobaget ve Rabat olan yeni adı Köprülü olan köyde kesilip ordan getirilmiştir. Bu köy Kıpçak Türklerinin bölgemize geldiğinde ilk yerleştiği köydür. Bu bile eserin Kıpçak kökeninin diğer belirtisidir
12-Bir keresinde dozerle devlet, kilisenin bahçesini kazmış, dört düz ve uzun taş arasında mezar ve kemik parçaları çıkmıştır. Muhtemelen kiliseyi yaptıran Aşot Kukhi'nin olmalıdır
13-Bu denli muhteşem bir esere Tibet Kilisesi adı verilmesi, Tibet kökenlilikten dolayıdır. Kiliseyi yapan Mesket Türkleri Çin işgali altındaki Tibet'ten gelmelerinin hatırası olarak esere Tibet Kilisesi adını vermişlerdir.
14-Kaşgarlı Mahmut'un yazdığı Divan-ı Lugatit Türk adlı eserin Tibetliler maddesinde Tibetlilerin Yemen'li Sabit isimli kişinin torunları olduğu yazar. Sabit Yemen'de cinayet işleyip Tibet'e kaçmış, Türk bölgesi olan Tibet halkıyla karışarak Tibetliler oluşmuştur. Gürcistan'da, Ardahan'da, Yusufeli'de ve Şavşat'ta dört ayrı Tibet olması Çin'deki Tibet'in hatırasını yaşatmak içindir, ordan gelinmesinin hatırasıdır. Lazlar, Gürcüler, Kürtler, Ahıska Türklerinin halâ sonu AT ve ET ile biten yer adlarını kullanması bu kökenliliktendir. Kürtler, Lazlar, Gürcüler, Kıpçaklar, Abazalar, Ahıska Türkleri araştırılırsa Bagrat kökeni ortaya çıkar
15-Kilisenin yapımına yolladığı keçi sütüyle katkıda bulunan annesi Kıpçak kökenli Tamar Dodopal'ın annesinin Kıpçak olması Kıpçakların 1118'de gelenleri olmakla birlikte önceden beri bu topraklarda yaşadığını gösteriyor. Kıpçaklar Artvin bölgesinin yabancısı değildi ve zaten göçebe bir topluluk olan Türkler ata yurdu Artvin'e 1118'de geri döndü. Erzurum'da bulunan bir Kıpçak balbalı 2500 yıllıktır. Demektir ki bu bölge en eski Kıpçak yurtlarındandır.
16-Kilise yapımına katkıda bulunan Tamar Dodopal'ın adı halâ yöremizde Türkler tarafından kullanılır. Tamara adı Tamire olarak kullanılır. Dodo kelimesi de gölde yüzdürülen etekli mavi bir çiçek türüne denir. Tamar Dodopal'in giyiminin tasviriyle bu çiçeğin görünümü benzer. Suda yüzen etek gibidir.
Bu yazı Kültür Bakanlığına ibret olsun. Başkalarından uyduruk bilgiler alıp paylaşacağına bu gerçek bilgileri paylaşsınlar
17-Bagratlılar Mesket Türkleridirler. Basında Bagratlıların Yahudi, Ermeni olduğu konusundaki yazılan bilgiler palavradır ve gerçeklikle alakasız olduğunu burdaki anlatımım ispat etmektedir. Bagratlılar bazı yerlerde de Bagratuni, Pakratuni, Bagrationi şeklinde geçmektedir.
✡ Süleyman Mührü kullandı diye bir topluluk Yahudi olacaksa bayrağında o simgeyi kullanan Candaroğullarının Yahudi olması gerekirdi. İsrail sonradan bayrağına koydu o işareti, Türkler yüzyıllardır kullanıyordu. Madem bu ✡
işaret Yahudi işareti ise Gebze camiinin penceresinde koskocaman şekilde niye var. Candaroğulları 1291'de bu işareti kullanmış, İsrail 1948'de kurulmuştur 😃
18-Tibet Kilisesi yapılırken taşları Rabat'tan gönderen usta "Bu son taş" diyor. Tibet'teki usta bu sözü duyunca "Demekki benden de ustası varmış diye kibirine yediremeyip son taşı ya koyuyor ya koymuyor kilisenin tepesinden kendini atıp intihar ediyor
19-Tibet Kilisesi, Cevizli Köyü camisi yapılana kadar cami olarak kullanılmıştır. Üç kez tepesine yıldırım atınca köylüler bunu ilahi işaret olarak yorumlayıp yeni cami yaparak kiliseyi terketmişlerdir. Kilisenin kuzey tarafında namaz kılma bölümü vardır, bu bölüm kiliseye ait gibi durmaktadır. Eğer kilise yapılırken yapılmışsa kilise yapıldığında müslümanların da olduğunu gösterir. Bu durum çözüme kavuşturulması gereken, arkeologların kolayca tespit edebileceği durumdur. Eğer o zamanlar müslüman Türkler var idiyse bu, müslüman Türklerin Anadolu'da ve Artvin'de en az MS 899'da var olduğunu gösterir.
20-Mesket Türkleri kimi kaynaklarda Mesketian şeklinde geçer ki bu da aslına uygundur çünkü Farsça. İran'dan geldiğimiz için Farsça tanımlamalar, kelimeler kullanıyorduk. Mesketian deyimi isterse Mesketiyan yazılsın Farsça ek ile yazılıştır, Ermenice değil, aynen Arsiyan gibi
21-Kukh (Kiliseyi yapan, Farsça dağ demek), Sabah (Kilise papazı), Arsiyan (Tibetlilerin yaylası, Kençiyan, Kurşiyan adları İran'dan gelen Mesket Türklerinin bu kiliseyi yaptığının kanıtı Farsça adlardır
22-Bir ibadethane düşünün ki için de hem Hıristiyanlar hem Müslümanlar ibadet edebilsin. Tibet Kilisesi işte böyle eşsiz bir Türk eseridir. Bu hoşgörü ve yücelik ancak Türklere özgüdür, bu şeref Türklere hastır.
Murat Karal
Tarihçi Yazar