TARİHE DÜŞÜLEN NOTLAR: YILDIZ’DAN GELECEK NESİLLERE VİCDANİ EMANET!
TARİHE DÜŞÜLEN NOTLAR: ŞAHLANIŞ PARTİSİ KURUCU LİDERİ YILDIZ’DAN GELECEK NESİLLERE VİCDANİ EMANET!
ANKARA – Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı Mehmet Mahmut Yıldız, kaleme aldığı çarpıcı bir manifesto ile neden yazdığını, bugüne kadarki mücadelesinin arka planını ve Türkiye’nin geleceğine dair beslediği sarsılmaz inancı kamuoyuyla paylaştı. Yıldız, "Bu satırlar bir sitem değil, vicdanın sesidir; bir şikâyet değil, vatandaşlık görevidir" diyerek bugünden yarına tarihi bir projeksiyon tuttu.
"Ben İkinci Yolu Seçtim: İzlemedim, Yazdım"
Dünyayı ve yaşadığı dönemi sadece izleyenlerden olmadığını vurgulayan Mehmet Mahmut Yıldız, ülkesini ve milletini seven bir vatandaşın vicdani sorumluluğuyla hareket ettiğini belirtti. Yazılarının ne bir kırgınlığın ne de bir makam arzusunun ürünü olduğunu ifade eden Yıldız, "Milletine karşı sorumluluk duyan insanlar, sadece alkışlandıklarında değil; dinlenmediklerinde de konuşmaya devam eder" sözleriyle siyasi ve toplumsal duruşunun altını çizdi.
Mesudiye’den Üretim Ekonomisine: Çözüm Odaklı Bir Mücadele
Yıldız, bugüne kadar sadece eleştiren değil, her zaman yapıcı çözüm önerileri sunan bir vizyonla hareket ettiğini belirterek, kaleme aldığı stratejik başlıkları şu şekilde sıraladı:
-
Mesudiye ve Mülkiyet Hukuku: Mesudiye’deki kadastro çalışmalarına değinen Yıldız, tapu meselelerinin ve kadim kullanım haklarının korunmasının sadece bir mülkiyet değil, toplumsal barış meselesi olduğunu savundu.
-
Endüstriyel Kenevir ve Tarım: Toprağını kaybeden milletlerin ekonomik bağımsızlığını da kaybedeceğini hatırlatarak, endüstriyel kenevirin doğru politikalarla stratejik bir kalkınma aracına dönüşebileceğini vurguladı.
-
Adalet, Siyaset ve Ekonomi: Güçlü devletin temelinde güçlü adaletin yattığını ifade eden Şahlanış Partisi lideri; siyasetin bir şahsi menfaat aracı değil, millete hizmet kapısı olduğunu ve ithal eden değil, üreten bir Türkiye'nin şart olduğunu belirtti.
"Bugün Anlaşılmasak da Yarın Anlaşılacağız"
Yazılarının ve önerilerinin bugün uygulanıp uygulanmamasından ziyade, geleceğe doğru ve samimi bir kaynak bırakmayı hedeflediğini söyleyen Mehmet Mahmut Yıldız, manifestosunu şu güçlü sözlerle tamamladı:
"Bir gün bir araştırmacı, bir hukukçu, bir bürokrat, bir siyasetçi veya bir genç bu satırları okur ve 'Bu konular yıllar önce de dile getirilmiş' derse, görevimi yerine getirmiş sayarım. Ben tarihe not düşüyorum. Çünkü susmanın kolay olduğu zamanlarda konuşmanın bir sorumluluk olduğuna inanıyorum."
Türkiye Cumhuriyeti’nin; adaleti güçlendirdiği, üretimi artırdığı ve bilimin rehberliğinde ortak aklı esas aldığı sürece dünyanın en güçlü devletlerinden biri olacağını belirten Yıldız'ın bu açıklamaları, siyaset ve kamuoyu kulislerinde "geleceğe bırakılmış samimi bir emanet" olarak yorumlandı.