Türkiye'de Anayasa Tartışması: Gerçek İhtiyaç mı, Siyasi Gündem mi?
Türkiye'de Anayasa Tartışması: Gerçek İhtiyaç mı, Siyasi Gündem mi?
ŞAHLANIŞ PARTİSİ KURUCU GENEL BAŞKANI MEHMET MAHMUT YILDIZ, Türkiye'nin siyasi gündemini meşgul eden "yeni anayasa" tartışmalarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yıldız, bu çağrıların samimiyetini sorgulayarak, meselenin yalnızca bir metin değişikliğinden ibaret olmadığını, asıl sorunun zihniyet ve uygulama olduğunu vurguladı.
Anayasanın Ruhu ve Uygulama Sorunu
Mehmet Mahmut Yıldız, açıklamasında anayasanın bir metin olmaktan öte, ruhunun ve onu uygulayacak olanların demokrasi, hukuk ve insan hakları anlayışının önemli olduğunu belirtti. Türkiye'nin Osmanlı'dan bu yana birçok anayasa yaptığını ancak bunun ülkeyi daha demokratik yapmadığını ifade eden Yıldız, "Yazılı bir anayasası bile olmayan İngiltere'nin geldiği nokta ile bizimki kıyaslandığında, temel sorunun metinlerde değil, zihinlerde olduğu çok açık görülmektedir" dedi.
Mevcut Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Eleştirisi
Yıldız, bugün hala 12 Eylül darbesinin izlerini taşıyan bir anayasa olduğunu, defalarca değişikliğe uğramasına ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirilmesine rağmen sorunların devam ettiğini dile getirdi. "Bu sistemi ülkeye dayatanlar, ‘sivil anayasa’ bahanesiyle yine anayasa değişikliği istiyorlar" diyen Yıldız, şu soruları yöneltti:
- Mevcut Anayasa’ya bile uymayanlar, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayanlar, meclisi işlevsiz hale getiren bir anlayış, yeni anayasaya neden ve nasıl uysun?
- Anayasayı uygulamayanlardan yeni bir anayasa talebi ne kadar inandırıcıdır?
Yasaları hiçe sayarak devleti Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle yöneten, muhalif sesleri bastıran ve hukuku "ayak bağı" olarak gören bir anlayışın, topluma "özgürlükçü anayasa" vadetmesinin inandırıcı olmadığını söyleyen Yıldız, "Bugünkü iktidarın hazırlayacağı anayasanın, kurdun kuzular için hazırladığı 'merhamet bildirgesi'nden bir farkı olmayacaktır" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin Gerçek İhtiyaçları: Sistem ve Zihniyet Değişimi
ŞAHLANIŞ PARTİSİ KURUCU GENEL BAŞKANI Mehmet Mahmut Yıldız'a göre, Türkiye'nin gerçekten yeni bir anayasaya ihtiyacı varsa, bu mevcut zihniyetle değil, yeni bir demokratik bilinçle karşılanabilir. Ancak bunun da yeterli olmadığını belirten Yıldız, öncelikli olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adlı "ucube" yönetim biçiminden vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.
Yıldız, denge ve denetleme mekanizmalarının etkin çalıştığı çift meclisli parlamenter sistemin kurulması gerektiğini savundu. Bu sistemde meclis ve senatonun birlikte çalışması, yasamanın yürütmeden kesin biçimde ayrılması ve yürütmenin meclise karşı hesap verebilir olması gerektiğini ifade etti.
Bu yapısal değişikliklerin de yetersiz kalacağını belirten Yıldız, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’nda köklü reformların şart olduğunu dile getirdi. Vekillerin milletin değil, parti liderlerinin vekili konumunda olmasının temsili demokrasiyi fiilen yok saydığını savunan Yıldız, aday belirlemenin ön seçimle yapılması ve her bölgenin kendi adayını seçerek milletvekilinin millete hesap verebilir bir konumda olması gerektiğini ifade etti.
Seçim sisteminin hala darbecilerin dayattığı yapıda olduğunu belirten Yıldız, yüksek seçim barajının temsili adaleti yok ettiğini söyledi. Yıldız'a göre Türkiye'de seçim sisteminde dar bölge esas alınmalı, baraj %3’e düşürülmeli ve çift turlu tercih modeli hayata geçirilmelidir.
Asıl İhtiyaç: Zihniyet Değişimi
Mehmet Mahmut Yıldız, Türkiye'nin asıl ihtiyacının yeni bir anayasa metninden önce zihniyet değişimi olduğunu vurguladı. "Demokrasi, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, hesap verebilirlik gibi kavramlara samimiyetle inanan bir siyasi kültür yerleşmeden yapılacak her anayasa, bir kâğıt parçasından öteye gitmeyecektir" dedi.
Yıldız, gerçek anlamda demokratik bir Türkiye için öncelikle mevcut zihniyetle vedalaşmak gerektiğini belirterek, aksi takdirde anayasa değil, "anayasal süslemeler" üretmeye devam edileceğini söyledi. Açıklamasını, "Sahra Çölü'nde vaha aramak kolaydır ama orada kar beklemek, işte asıl safdilliktir" sözleriyle tamamladı.