Türkler Mu Adası'ndan mı Geldi?
Türkler Mu Adası'ndan mı Geldi?
Değerli okuyucular, bugün sizi tarihin derinliklerine, efsanelerle bilimsel varsayımların kesiştiği gizemli bir yolculuğa çıkarıyorum. Atatürk'ün de merak ettiği o büyük sorunun izini sürelim: Türklerin kökeni Pasifik'teki kayıp Mu kıtasına mı uzanıyor?
Orta Asya’dan gelen Türklerin tarihi: Türkler Orta Asya’ya nereden ve nasıl geldiler?
Bu sorunun cevabını merak eden Atatürk, konunun araştırılması için Meksika Büyükelçisi Tahsin Mayatepek’i görevlendirir. Büyükelçinin araştırmaları sonucunda toplanan bilgilerin saklandığı iddia ediliyor.
Büyükelçi, araştırmalarını Maya tabletleri üzerinde yoğunlaştırır.
Peki, Maya tabletleri nereden geliyor?
Mu kıtasını hiç duydunuz mu?
Milattan önce 12 bin ile 2 bin yıl önce Pasifik Okyanusu’nda büyük bir ada bulunmaktaydı. Yaklaşık 90 milyon nüfusa sahip olduğu söylenir. Piramit yapıtlardan oluşan şehirleri olduğu iddia edilir.
Doğal afetler sonucu kıtanın parçalanarak dağıldığı bir varsayım olarak kabul edilir. Hayatta kalanlar dünyanın birçok yerine yerleşmiştir. Orta Asya’ya yerleşenlerin ise Türklerin ataları olduğu iddia ediliyor.
Bu insanların yaşam biçimi şöyledir: Güneşe tapmaktaydılar. Mısır piramitleri bu duruma kanıt olarak gösteriliyor. Güneşe "Ra" adını veriyorlardı. (Astroloji’de ise Jüpiter'den bahsedilmektedir.) Güneşe kurban olarak suçluları adarlardı.
Akıl seviyesi yüksek olan bu insanlar bitkilerden ilaçlar, saç telinden diş hastalıkları tedavisi ve hatta beyin ameliyatı bile yapmaktaydılar. Piramit yapıtlar, onların matematik konusunda oldukça deha olduklarını gösterir.
Bu medeniyetin Göbeklitepe ve Irak’taki kayıp şehirlerle bağlantısı olabilir mi diye düşündüm.
İlginç olan, astronomi ve astroloji konusunda muazzam bilgilere sahip olmalarıdır. Tüm gezegenleri ve işleyişlerini nasıl olduğunu bilmektedirler.
Aynı zamanda Şamanizm özelliklerine de sahiptirler.
Kendilerinin, Güneş Sistemi’nden geçen bir gezegenden geldiklerini iddia etmişlerdir.
Türkçedeki birçok kelimenin, Maya tabletleri aracılığıyla günümüze kadar gelen yazıtlardaki konuştukları dildeki birçok kelimeye benzediği gösteriliyor.
Ama ilginç olan, bu kadar donanımlı bir topluluk neden ortadan kayboldu?
Ve neden bu halkalara dair izler yok?
Sorgulamayı size bırakıyorum.
Tarihin, efsanenin ve bilimin kesiştiği bu noktada, Türklerin kökenine dair bu derin sorular hepimizi düşündürmeye devam edecek. Mu’nun sır perdesi aralanır mı bilinmez ama kültürel mirasımızın ne kadar zengin olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Merak dolu yeni bir yazıda buluşmak üzere, sevgi ve bilgiyle kalın.
Sevgiler.
Yazar: Mavi Yaşam
maviyasam@bilgigazetesi.org