Son Dakika

Uzman Ergin Kahveci Açıkladı: Rekor Rekolte Var Ama Ne Tüketebiliyoruz Ne İhraç Edebiliyoruz!

Uzman Ergin Kahveci Açıkladı: Rekor Rekolte Var Ama Ne Tüketebiliyoruz Ne İhraç Edebiliyoruz!

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, kiraz, şeftali ve nektarinde beklenen tarihi rekor üretimin arka planındaki makroekonomik paradoksa dikkat çekti. Kahveci'ye göre sorun üretimde veya çiftçinin teknik yetkinliğinde değil; baskılanan döviz kuru, yüksek enflasyon ve gerileyen alım gücünde.

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, kiraz, vişne, şeftali ve nektarin üretimindeki rekor öngörülerini ve bu ürünlerin pazarlanmasında yaşanan tıkanıklığı kapsamlı bir analizle paylaştı.

Kirazda Rekor Üretim: %250 Artış Bekleniyor

Geniş rekolte tahminlerini aktaran Kahveci, kiraz ve vişne üretiminde geçen yıl yaşanan don, kuraklık ve dolu zararlarının ardından toparlanma yaşandığını belirtti:

  • 1 Milyon Ton Rekolte: Kiraz ve vişne rekoltesinin %250 artışla 1 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

  • Lider İzmir: Üretimin %75-80’ini kiraz, kalanını vişne oluştururken; %14’lük payla İzmir ilk sırada yer alıyor.

  • Dünya Birinciliği: Türkiye'nin 35-40 yıllık süreçte 100’den fazla çeşide ulaşarak dünya birincisi olduğunu belirten Kahveci, Napolyon çeşidinin ağırlığını koruduğunu ifade etti.

Fiyatlar Neden Düşmedi, İhracat Neden %10’da Kaldı?

Üretimdeki %250'lik artışa rağmen tüketici fiyatlarındaki düşüşün ancak %50 seviyesinde kaldığına değinen Ergin Kahveci, enflasyon, kur ve piyasa düzensizliklerinin fiyatlarda eşdeğer bir reaksiyona engel olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin normal sezonlarda 750-800 bin tonluk üretimine rağmen, 10 yıllık ihracat ortalamasının yalnızca 72 bin ton (en yüksek 2023/24 sezonunda ~83.500 ton) olduğunu belirten Kahveci, üretimin sadece %10’unun ihraç edilebildiğini altını çizerek söyledi:

"Üretiyoruz, içeride satın alma zorluğu içinde tüketemiyoruz, satamıyoruz."

ABD Tarım Bakanlığı (USDA) Raporu Paradoksu Doğruluyor

Ergin Kahveci, yaşanan bu paradoksa ilişkin ABD Tarım Bakanlığı (USDA) raporundaki dikkat çekici tespitleri aktardı:

"Yüksek girdi maliyetleri ve enflasyona kıyasla düşük kalan döviz kuru, Türk üreticilerini uluslararası pazarlarda daha az rekabetçi hale getirdi. Son iki yılda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın dolar kuruna baskı uygulayarak enflasyonu dengeleme çabaları, Türk kiraz üreticilerinin yurt dışındaki rekabet gücünü daha da azalttı. Daha zayıf bir döviz kuru ile üreticiler, üretim maliyetlerini ihracat pazarlarında sunulan fiyatlarla karşılamakta zorlanıyor."

Kahveci, iç pazarda tüketememe nedeninin de aynı şekilde gelirler aleyhine bozulan satın alma gücü ve baskılanan gelir dengesinden kaynaklandığını belirtti.

Şeftali ve Nektarinde Tüm Zamanların Rekoru

Şeftali ve nektarin üretimine ilişkin de iyimser veriler paylaşan Kahveci, şu detaylara dikkat çekti:

  • 1,2 Milyon Ton: Geçen yıla göre %87 artışla tüm zamanların rekoru öngörülüyor.

  • Dünya Üçüncülüğü: Şeftali/nektarinde dünyada 3. sırada yer alan Türkiye'de, özellikle nektarin üretimi dış pazar talebiyle son 10 yılda 80-100 bin ton bandından 400 bin tona yükseldi.

  • İhracat Hedefi: 2026/27 sezonunda taze şeftali ve nektarin ihracatının 200.000 tona çıkması ve 2023/24 sezonundaki 257 milyon dolarlık rekor geliri aşması bekleniyor.

USDA Raportörlerinden Türk Çiftçisine Övgü

Kahveci, USDA raportörlerinin Adana ve Mersin’deki bahçe ziyaretlerine ilişkin şu gözlemini paylaştı:

"Yüksek eğitimli ve derin bilgi sahibi yeni nesil çiftçiler, tarımı modern, sektör odaklı bir girişime dönüştürmektedir. Geleneksel aile çiftliklerini ileri teknoloji bahçeleri olarak yeniden tasarlayan çiftçiler, üretkenliği ve kaliteyi artırmak için yeni meyve çeşitleriyle yatırımlar yapmaktadır."

Kahveci bu tespit üzerine, "Ülkemizin çiftçilerinin önü açıldığında neler yapabileceğini biz göremesek de elin oğlu görür" değerlendirmesinde bulundu.

Kahveci’den Temel Analiz: "Sorun Tarımda Değil, Makroekonomide"

Ergin Kahveci’nin analizinin odak noktasında şu kritik sonuç yer aldı:

Türk tarımının ve girişimcisinin üretim gücü, adaptasyon kabiliyeti ve teknik yetkinliği küresel ölçekte rüştünü ispatlamıştır. Sorun tarım sektöründe, verimde, üretimde ve hatta pazarda değildir. Üretilen katma değerin hem üreticiyi hem tüketiciyi memnun edecek finansal bir karşılığa dönüşememesi; döviz kuru/enflasyon makası, girdi maliyetleri ve düşen satın alma gücü gibi doğrudan makroekonomik dengelerle ilişkilidir.