Son Dakika

Vicdanımızı Nerede Kaybettik?

Vicdanımızı Nerede Kaybettik?

Vicdan, insanın en temel pusulasıdır. Akıl yanılabilir, hisler aldatabilir; duygular karışabilir. Ama vicdan, varlığımızın gerçek rehberidir. Bugün çok ciddi bir kesim bu pusulayı yitirdi. Sorun sadece “doğru-yanlış” meselesi değil; çünkü doğru ve yanlış kişiden kişiye değişebilir. Asıl mesele, vicdanın etik ve gerçekle buluşup buluşmadığıdır. Vicdan, sorumluluk ve bilinçtir. Kaybedilirse, insanı insan yapan en temel değer ortadan kalkar.

Toplumun yozlaşması rastgele bir süreç değildir. Bazı değerler, inançlar ve etik ölçüler zamanla kayboldu. Sorgulamıyoruz, okumuyoruz, anlamaya çalışmıyoruz. Neye inandığımızın farkında değiliz. İnandığımız şeyin bile gerçekten inanç olup olmadığını çoğumuz fark etmiyoruz. Bu körelmiş bilinç ve pusulasız vicdan, toplumsal yozlaşmanın zeminini oluşturuyor. Vicdan yalnızca bireysel bir rehber değildir; toplumsal bağlarımızı, dayanışmayı ve sorumluluk bilincini besler. Eğer toplumsal yapı yozlaşırsa, bireysel vicdan da yavaş yavaş pusulasını kaybeder.

Vicdanın yozlaşmasının en belirgin örneği, tek taraflı çalışan vicdandır. Kendi çıkarını, güvenliğini ve rahatını her şeyin üstünde tutan kişi, başkasını kaderine terk eder; acıyı görmezden gelir. Bu, vicdanın çürüyen yüzüdür: yalnızca kendini düşünen, toplumsal sorumluluk taşımayan bireyler ortaya çıkar. Tek taraflı vicdan, toplumu boşluğa iter.

Kur’an, vicdanın rehberliğine işaret eder: “Allah, kalplerinizin gizli düşündüklerinizi de bilir.” (Mü’minun Suresi, 23:24) Bu, vicdanın önemini ve içsel dürüstlüğün gerekliliğini hatırlatır. İnsan, vicdanına kulak vermez ve sadece kendi çıkarını düşünürse, hem bireysel hem toplumsal yozlaşmaya yol açar. Vicdan, pusulamızdır; niyetlerimiz ve eylemlerimiz bu pusula ile ölçülmelidir.

Vicdanı geri kazanmak hem bireysel hem toplumsal bir sorumluluktur. Bunun yolları: günlük yaşamda kendi davranışlarını sorgulamak; sorumluluk ve etik bilinciyle hareket etmek; toplumsal hesap verebilirliği desteklemek; değerlerimizi ve inançlarımızı sorgulamak, okumak ve anlamaya çalışmaktır.

Bugün vicdanımızı ne kadar dinliyoruz? Tek taraflı vicdanın ve yozlaşmış ahlakın yol açtığı boşluğu doldurmak zorundayız. Vicdanı rehber edinen bir nesil, aklı hür ve vicdanı hür bir nesildir. Atatürk’ün dediği gibi: “Aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür bir nesil yetiştirmeliyiz.”

Şimdi soralım kendimize, biz bunu nerede bıraktık?