Son Dakika

YAŞAMAK İÇİN YEŞİLİ, DOĞAYI KORU

YAŞAMAK İÇİN YEŞİLİ, DOĞAYI KORU

Yeşil Doğa Günü: Doğanın Sesi, Vicdanın Yankısı

Dünya, tüm canlıların ortak kullanım alanıdır; birbirimize karşı saygılı olmamız şart.

22-i69132705e9f7f.jpg

"Yaradılanı severiz, Yaradan'dan ötürü."

Dünya hızla büyüyor, şehirler kalabalıklaşıyor, beton yükselirken yeşilin sesi her geçen gün biraz daha kısılıyor. Oysa nefes aldığımız her an, doğanın bize sunduğu en büyük armağanın farkında olmamız gereken bir an. "Yeşil Doğa Günü" yalnızca bir takvim yaprağında yazan bir tarih değil; insanlığın doğayla ilişkisini yeniden düşünmesi için bir çağrıdır.

Her ağacın gölgesinde bir umut, her yaprağın üzerinde bir yaşam hikâyesi vardır. Ancak biz, modern dünyanın telaşında bu hikâyeleri duymamaya başladık. Gökyüzü griye bürünürken, dereler susuz kalırken, kuşlar yuvasız, ormanlar sessizleşiyor. Doğa susarsa, insan da susar. Çünkü biz doğanın efendisi değil, bir parçasıyız.

Bugün, doğayı korumak yalnızca çevrecilerin görevi değil; hepimizin vicdani sorumluluğudur. Evimizde, iş yerimizde, okulumuzda attığımız her küçük adım – bir ağacı korumak, suyu israf etmemek, atıkları ayrıştırmak – geleceğe bırakacağımız en değerli miras olacaktır. Yeşili korumak, aslında insanın kendisini korumasıdır.

Unutmayalım: Doğa bizden intikam almaz, sadece sessizce geri çekilir. Ve biz, onsuz bir dünyanın ne kadar sessiz ve solgun olduğunu o zaman fark ederiz.

Bu yüzden, "Yeşil Doğa Günü", bir farkındalık günü olmanın ötesinde bir yaşam biçimine dönüşmeli. Bugün bir fidan dikelim, bir damla suyu boşa akıtmayalım, bir çocuğa doğayı sevdirelim.

Sev, sevil; doğanı koru.

Son yıllarda rant için çok orman alanı kül oldu ve sonrasında gördük ki o alanlara maden ruhsatı konuşulur oldu. Bu vebal ağırdır.

Doğa dostu çocuklar yetiştirelim.

Çünkü doğayı korumak, geleceği sevmek ve korumaktır.

Ortak mirasa sahip çıkalım, yarın çok geç olmadan.

11-i691326e2de531.jpg

Yazar Hayrettin Bulut