KÜSTÜM OYNAMIYORUM
Eğitimci Yazar Filiz Akkaya Yazdı: KÜSTÜM OYNAMIYORUM
21/09/2025 11:43 | Son Güncelleme : 16/09/2026 16:13 | Filiz Akkaya
KÜSTÜM OYNAMIYORUM
Dünyaya gözümüzü açtığımızda, annemizin tenine ufak dokunuşlarımızla öğreniriz sevmeyi, güveni, şefkati. Büyümeye başladıkça, ruhsal ve bedensel ihtiyaçlarımızın eksik kaldığı durumlarda öfke eklenir bildiklerimizin arasına. Ailede, arkadaş çevresinde sevginin yanında öfkeyi de sergileriz ara sıra.
Ama bir duygu daha vardır ki, her ikisinin arasında sıkışıp kalırız. Bedenimiz zarar görmemiştir ama kalbimizin kırıklığını tüm ruhumuz hissetmiştir. Sessizce bir köşeye çekilip, iletişime ara veririz. Bunun adı, “Ben sana küstüm, gel gönlümü al lütfen,” demektir. Genellikle de bir sıcak bakış, iki çift tatlı söz, o kırılgan çocuk gönlünü almaya yeter.
Bedenimiz yetişkin bir hâl aldıkça, duygu ve düşüncelerimiz de bu değişime ayak uydurur. Karakterimiz de çocukluktan yavaş yavaş sıyrılmaya başlamıştır. Sevmelerimiz yerli yerinde, öfkemiz bir nebze kontrollü, küsmelerimiz sabun köpüğü gibi.
Hayatında ayaklarının üzerinde durup bir şeyleri başarmış, sorumluluk sahibi bir insan olarak çocuk kimliğinden yetişkin kimliğine geçmişizdir. Kendimizi küsmeden de ifade edebilmeyi kavramış bireylerizdir artık. Ufak tefek nazlarımızı küsmekten saymazsak tabii.
Çevremize baktığımızda bu konuda çok da yol alamamış bireyler görebiliriz. İletişimde bulunduğu kişilerle olan sorunlarını çözmede hâlâ küsme yöntemini kullanan yetişkin bireyler. Anlaşılamadığını düşünüp kendini korumaya alma yöntemi olarak kullanır. Karşısındakini kendinden mahrum etme, cezalandırma yöntemiyle kendinin ne kadar önemli olduğunu kabullendirmeye çalışır. Karşısındakini yok sayar, önemsemez ve öteler. Acı çektiğini görmek onu bu tavrından döndürmez, aksine bir şekilde etkilediğini, doğru yolda olduğunu düşünür. Karşısındakinin ilgisine, sevgisine ihtiyacı vardır oysa. Ama duyguları ağır basar ve küskünlük devam eder. Ta ki haklı olduğu onaylanana kadar, anlaşıldığından emin olana kadar.
Bu kişilere yapılan empati yerinde değil ise, onun yaptığını tolere ettirir ve bu kısır döngü devam eder.
Yapılan hata ve verilen tepkiyi karşılaştırdığınızda ortaya çıkan sonuç, olayın ne kadar düşündürücü olduğunu kanıtlar. Ne kadar etki, o kadar tepki...
Bir de şu yönden düşünmekte fayda var: Küsmenin sebebi çocuksuluk mu, önemsememek mi, bağları koparmanın başlangıç çalışmaları mı?
Sebep her ne olursa olsun, yol yanlış, yöntem yanlış. Büyüdükçe kazandığımız meziyetlerimizi bir kenara bırakıp çocukça küsmelerimizin ardına saklanıp anlaşılmayı beklememiz başlı başına yanlış...
FİLİZ AKKAYA EĞİTİMCİ YAZAR
Bunlar da ilginizi çekebilir
Kurtlar Vadisi Dizisine Bilirkişi İncelemesi
2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin 2026 yılında yeniden açılan soruşturma, kapsamını genişleterek devam ediyor.
29 dakika önceOKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki devlet okullarında her öğrenciye bir dijital cihaz dağıtılmasıyla başlayan "dijital dönüşüm", beklenenin aksine akademik başarıyı olumsuz etkiliyor.
23 saat önceSAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ
Samsunspor Kulübü, şehir ile kulüp arasındaki bağları güçlendirmek ve yeni nesillere Samsunspor sevgisini aşılamak amacıyla başlattığı "Bu Şehrin Çocukları Samsunsporludur" projesinde mutlu sona ulaştı.
23 saat önce


