20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü: Bir Kutlamadan Fazlası
Yazar Birsen Yurdakul Tomurcuklu Yazdı: 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü: Bir Kutlamadan Fazlası
20/11/2025 21:29 | Son Güncelleme : 27/01/2026 21:52 | Birsen Yurdakul Tomurcuklu
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü: Bir Kutlamadan Fazlası
Birleşmiş Milletler Kurulu’nda 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Dünya Çocuk Hakları Sözleşmesi ile tüm dünyada ve ülkemizde her yıl bu özel gün kutlanmaktadır. Bu tarih, çocukların haklarını yasal güvence altına alan evrensel bir metnin kabul edilişini simgeler. Kuşkusuz, bu sözleşme bir dönüm noktasıdır ve çocukların korunması için atılmış en önemli adımlardan biridir.
Ancak, tüm sorunlar bir kutlama günüyle halledilebilir mi? Ya da halledildi mi?
Maalesef günümüzde hâlâ çocuk işçiler, eğitimden mahrum kalan çocuklar, yatağa yarı aç yarı tok giren çocuklar sona erdi mi? Ya da bitecek diye umut etmeye, ellerimizi bağlayarak beklemeye devam mı edelim?
Kanımca, çocukların haklarının tümüyle korunması için öncelikle insan haklarının tam anlamıyla hayata geçirilmesi gerekmektedir. Çocuk hakları, temel insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Bir toplumda adaletin, eşitliğin ve insan onurunun egemen olması, en kırılgan kesim olan çocukların da güvende olmasını sağlar. Bunun yolu, eleştirel düşünen, sorgulayan, vicdanlı ve eğitimli bir toplumun varlığı ile gerçekleşebilir.
Daha iyi günlere, tüm çocukların haklarına kavuştuğu bir dünyaya ulaşmak dileğiyle...
Tüm çocuklarımızın ve canım torunlarımın 20 Kasım 2025 Dünya Çocuk Hakları Günü kutlu olsun.
ÇOCUK GİBİ AĞLAYIP
AĞLARKEN GÜLÜVERSEM
Çocukluğumuzu, o saf ve kaygısız günleri bir anlığına geri çağıran bu dilek, mevcut sorunların ağırlığı altında ezilen ruhumuzun bir yansımasıdır.
Bir gece bir rüyada Afgan dedeyi görsem Satsa çocukluğumu, eline para versem Koşsam gülsem ağlasam zamanı geri sarsam O sabırsız çocuğa kocaman gülüversem
Açık pencerelerden taşsa o mis kokular Odunun aleviyle çıtırdasa sobalar Solgun ışık altında anlatılsa öyküler Uzunca bir rüyaya apansız dalıversem
Bizlere bir saraydı, büyüktü küçük evler Tek derdimiz derslerdi bir de kanayan dizler Küçücük üzüntüler olurdu bize devler Annenin bağrı merhem, orada kalıversem
Özgürlüğü uçurduk uçurtmalarla göğe Dili, dini, ırkı yok çocuktu kimliğimiz Griye bulanmamış sevgiydi benliğimiz Gözlerimi kapatıp dünlere geliversem
Puslu camlar ardında solgun yüzlü çocuklar Portakal bahçeli yol, duvarlarda çiçekler Ne tavus kuşu kalmış ne de şahane renkler Kirpikten taşan seli elimle siliversem
O sabırsız çocuğa kocaman gülüversem Uzunca bir rüyaya apansız dalıversem Annenin bağrı merhem, orada kalıversem Uyanmasam rüyadan, dünlere geliversen Gözlerden taşan seli elimle siliversem Çocuk gibi ağlayıp ağlarken gülüversem
Yazar: Birsen Yurdakul Tomurcuklu.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Beyaz Kıta’da 10. Gurur Yılı: Türk Bilim Heyeti Antarktika Yolunda!
Türkiye’nin kutup araştırmalarındaki kararlılığı sürüyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi heyeti, İstanbul Havalimanı’ndan dualarla uğurlandı.
4 saat önceDİKKAT: Bakanlıktan "Okul Desteği" Adıyla Yapılan Paylaşımlara Karşı Kritik Uyarı!
Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan "Çocuğu okula giden ev hanımlarına devlet desteği" başlıklı paylaşımlar hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan sert bir açıklama geldi.
4 saat önceParkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler
Bike S. Demirkız'ın kaleminden: Parkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler
15 saat önce

