EŞİK
Bike S. Demirkız'ın kaleminden: EŞİK
25/01/2026 06:31 | Son Güncelleme : 27/01/2026 20:36 | Bike S. Demirkız
EŞİK
Yazan: Bike S. Demirkız
Evren sessiz değildir.
Sadece insanın işitebildiği frekansın dışında konuşur.
Ezgi bunu ilk fark ettiğinde gökyüzüne bakıyordu. Yıldızlar yerli yerindeydi ama tuhaf bir şey vardı: Uzun süre baktığında yıldızlar değil, bakışın kendisi yer değiştiriyordu. Sanki gökyüzü sabit, bilinç hareketliydi.
Yıldızların arasında ne karanlık ne ışık olan bir boşluk vardı, fiziki olmayan ama niyet taşıyan bir boşluk…
O gece Ezgi uyumadı. Rüya da görmedi ama bir yere çağrıldı.
Zamanın olmadığı bir düzlemde açtığında gözlerini, ayaklarının altında zemin yoktu ama düşmüyordu da çünkü, burada düşmek için yerçekimi gerekmiyordu. Burada yalnızca bilincin ağırlığı vardı.
Karşısında devasa bir yapı belirdi. Bu bir kapı değildi. Duvar da değildi ama bir eşikti. Üzerinde herhangi bir yazı veya sembol yoktu ama Ezgi ona bakar bakmaz şunu anlamıştı:
Burası tanrıların girdiği yer değil.
Burası tanrı sanılanların çözüldüğü yer.
Eşiğin içinden bir ses yükseldi cinsiyeti olmayan. Ses ne yumuşaktı ne de sert. Sanki doğrudan zihnin ardından konuşuyordu.
— İçeri girmek istiyorsan, yanında getirdiğin düşmanı bırak.
Ezgi durdu.
“Benim düşmanım yok,” dedi. “Ben iyi biriyim.”
Sessizlik oldu.
Sonra eşik… güldü.
— O zaman en tehlikelilerindensin.
Eşiği geçtiği anda gerçeklik çözüldü.
Binlerce sahne aynı anda açıldı gözünün önüne:
Savaşlar, kurtarıcılar, şeytanlar, melekler, kurbanlar ve tanrılar aynı anda belirdi. Hepsi üst üste biniyor, birbirine dönüşüyor, aynı kaynaktan akıyordu.
“Hangisi gerçek?” diye sordu Ezgi.
Cevap anında geldi:
— Hiçbiri.
— Hepsi sadece öğretim aracı.
Bir varlık belirdi. Işık değildi ama karanlık da değildi. Yıldız tozu ile düşünce arasında bir hâli vardı.
“Kötülük diye bir şey yaratmadık,” dedi.
— Onu siz yarattınız. Çünkü korkuyla yüzleşmek yerine onu bir varlığa yüklemek daha kolaydı.
Ezgi itiraz etti:
— Peki ya acı? Zulüm? Yıkım?
Varlık durdu.
— Acı, bilincin sıkışmasıdır.
— Zulüm, korkunun iktidar aramasıdır.
— Yıkım ise evrimden kaçan zihnin son çırpınışı.
Sahne değişti.
Ezgi bu kez bir çocuğun karşısındaydı. Küçük, tetikte, yalnız. Gözleri sürekli çevreyi tarıyordu.
“Bu kim?” diye fısıldadı.
“Bu senin egon,” dedi varlık.
— Ama düşmanın değil.
Çocuk konuştu:
“Beni hayatta tutmak için yaratıldım,” dedi.
— Tehlikeyi sezmek, kontrol etmek, savunmak için.
Bir an sustu.
— Ama sen beni bastırdıkça… ben bağırmak zorunda kaldım.
Ezgi diz çöktü. Kaçmadı. Susturmadı. Sadece baktı.
“Şeytan sandığın şey,” dedi varlık, “bilinçsiz bir koruyucudur.”
— Eğitilmezse yıkar.
— Anlaşılırsa hizmet eder.
O anda eşik yeniden belirdi. Bu kez üzerinde bir sembol vardı: Ortası boş bir daire.
“Bu ne?” diye sordu Ezgi.
“Evrenin özü,” dedi varlık.
—Merkezde düşman yok.
— Eksiklik yok.
— Sadece fark edilmek isteyen bir bilinç var.
Sonra şu cümle yankılandı; eski mitleri, yeni korkuları ve bütün anlatıları tek hamlede çözen cümle:
“Karanlık, ışığın yokluğu değildir.
Karanlık, ışığın kendini tanımadan yoğunlaşmasıdır.”
Ezgi gözlerini açtığında sabah olmuştu. Dünya aynıydı. Gökyüzü aynıydı. İnsanlar aynıydı ama bir şey yoktu artık:
Dış düşman.
Haberler hâlâ bağırıyordu. Korkular hâlâ dolaşıyordu ama Ezgi biliyordu:
Gerçek savaş yıldızların ardında değil, zihinle farkındalık arasındaydı.
Evreninse tek beklentisi şuydu:
İnsanın kendisiyle yüzleşmesiyle yeterince insanın eşiği geçmesi
Bunlar da ilginizi çekebilir
Beyaz Kıta’da 10. Gurur Yılı: Türk Bilim Heyeti Antarktika Yolunda!
Türkiye’nin kutup araştırmalarındaki kararlılığı sürüyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi heyeti, İstanbul Havalimanı’ndan dualarla uğurlandı.
3 saat önceDİKKAT: Bakanlıktan "Okul Desteği" Adıyla Yapılan Paylaşımlara Karşı Kritik Uyarı!
Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan "Çocuğu okula giden ev hanımlarına devlet desteği" başlıklı paylaşımlar hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan sert bir açıklama geldi.
3 saat önceParkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler
Bike S. Demirkız'ın kaleminden: Parkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler
13 saat önce

