Arama

                                                

Aynadaki Yüzümüz

Yazar Soner Atabek Yazdı: Aynadaki Yüzümüz

24/01/2026 17:23 | Son Güncelleme : 27/01/2026 20:37 | Soner Atabek


Aynadaki Yüzümüz
ad image
ad image

Aynadaki Yüzümüz

Sevgili dostlar, gelin bugün birbirimizin gözlerinin içine bakalım ve on yıllardır bitmek bilmeyen o tanıdık şikayetlerimizi bir kenara bırakıp asıl gerçeği konuşalım. Hepimiz Türkiye’nin durumundan, kötü yönetimlerden, ekonominin belimizi bükmesinden dert yanıyoruz. Geleceğimizin, onurumuzun ve gündelik huzurumuzun başkalarının iki dudağı arasında eriyip gitmesine isyan ediyoruz. Çare arıyoruz, bir kurtarıcı bekliyoruz. Ancak bu arayışa girdiğimiz an, ruhumuza bir karabasan gibi çöken o "olumsuz düşünce" hastalığına yakalanıyoruz. Öyle bir sistem kurduk ki ya da kurulmasına göz yumduk ki; iyiler, namuslular ve gerçekten bu işin ehli olanlar birer birer eleniyor. Meydan; yalakalara, kurnaz cahillere ve hırsı aklından büyük o "türedilere" kalıyor.

Sanki bu topraklarda nitelikli insana karşı asırlardır süren gizli bir düşmanlık var. Gelişmiş ülkelerde yöneticiler halkın ufkunu açarken, bizde toplum, bu işten hiç anlamayan ama koltuğa sevdalı "kifayetsiz muhterislerin" elinde bir oyuncak haline geliyor. Ama durup düşünmüyoruz; bu insanlar uzaydan mı geldi? Hayır. Ünlü düşünür Alexis de Tocqueville’in o sarsıcı tespiti aslında her şeyi özetliyor: "Her millet, layık olduğu hükümet tarafından yönetilir." Bizler, o yöneticileri bizzat kendi ellerimizle seçtik. Onlara "kurtar bizi" diye yalvarırken aslında kendi sorumluluğumuzdan kaçtık. İşledikleri suçları, yaptıkları haksızlıkları "bizimkidir" diyerek görmezden geldik. Oysa Platon’un asırlar öncesinden gelen uyarısı kulaklarımızda çınlamalıydı: "Siyasetle ilgilenmemenin cezası, sizden daha aptal olanlar tarafından yönetilmektir."

İnandığımız değerler bile bize liyakati, yani emaneti ehline vermeyi emrederken; biz sadakati ve çıkarı liyakatin önüne koyduk. Kur’an-ı Kerim’deki o muazzam uyarı aslında bugünkü halimizin de reçetesidir: "Bir toplum kendisindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez." (Ra’d Suresi, 11. Ayet). Yani biz içimizdeki o "olumsuz düşünceyi", o adam kayırmacılığı ve liyakatsizliği kutsamayı bırakmadıkça, yukarıdakilerin değişmesi sadece isimlerin değişmesi demektir. Bu bir kader değil, bizim tercihimiz. Laurence J. Peter’ın dediği gibi, yetersiz insanların en üst makamlara kadar tırmanmasına biz yol verdik. Artık kabul etmeliyiz; bugün şikayet ettiğimiz o tablo, aslında bizim toplumsal olarak çizdiğimiz bir otoportredir. Onları yaratan, besleyen ve büyüten biziz.

"...Ve biz değişmedikçe, aynadaki o yüz de asla değişmeyecek. Unutmayalım ki; bir toplumun en büyük trajedisi; kendi yarattığı kusurları, 'kader' diye bağrına basıp 'kurtarıcı' bekleyerek avunmasıdır."

Yazar Soner Atabek

soneratabek@bilgigazetesi.org

 

                

Etiketler : Soner Atabek Yazar KöşeYazarı KöşeYazısı Makale Eğitim Siyaset Başkan SonDakika Haber Haberler
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Beyaz Kıta’da 10. Gurur Yılı: Türk Bilim Heyeti Antarktika Yolunda!

Beyaz Kıta’da 10. Gurur Yılı: Türk Bilim Heyeti Antarktika Yolunda!

Türkiye’nin kutup araştırmalarındaki kararlılığı sürüyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi heyeti, İstanbul Havalimanı’ndan dualarla uğurlandı.

3 saat önce
DİKKAT: Bakanlıktan "Okul Desteği" Adıyla Yapılan Paylaşımlara Karşı Kritik Uyarı!

DİKKAT: Bakanlıktan "Okul Desteği" Adıyla Yapılan Paylaşımlara Karşı Kritik Uyarı!

Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan "Çocuğu okula giden ev hanımlarına devlet desteği" başlıklı paylaşımlar hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan sert bir açıklama geldi.

3 saat önce
Parkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler

Parkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler

Bike S. Demirkız'ın kaleminden: Parkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler

13 saat önce
Yorumlar

Kenan

Şikayet etmek kolay, sorumluluk almak zor. Aynaya bakma vakti gelmişti, kaleminize sağlık Soner Bey.

3 gün önce
Yeliz

Liyakat yerine sadakati seçtiğimizden beri ne yazık ki 'kifayetsiz muhterisler' dönemini yaşıyoruz. Çok kıymetli bir analiz.

3 gün önce
Timur

Gerçekler bazen acıtır ama yüzleşmek zorundayız. Teşekkürler Soner Atabek

3 gün önce
Sevgi

Harika bir özeleştiri. Suçu hep başkalarında arıyoruz ama biz değişmedikçe sistemin değişmeyeceğini çok net anlatmışsınız

3 gün önce
Ayşegül

Kader diyerek sıyrıldığımız her sorumluluk, aslında geleceğimizden çaldığımız bir parçadır. Muazzam bir analiz

3 gün önce
Faruk

Aynadaki yüzümüzden kaçıyoruz çünkü gerçekle yüzleşmek ağır geliyor. Cesur bir kalemden, cesur bir yazı

3 gün önce
İdris islam küçük

Yazılarını sürekli takip ediyorum her biri birbirinden mükemmel yazılar yeni yazılarını da sabırsızlıkla bekliyorum yüreğine kalemine sağlık

2 gün önce
Other Posts
24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image