Arama

                                                

ÇOCUK VE ŞİDDET

Yazar Birsen Yurdakul Tomurcuklu Yazdı: ÇOCUK VE ŞİDDET

25/01/2026 20:00 | Son Güncelleme : 27/01/2026 20:36 | Birsen Yurdakul Tomurcuklu


ÇOCUK VE ŞİDDET
ad image
ad image

ÇOCUK VE ŞİDDET

Çocuk ve şiddet, asla yan yana gelmemesi gereken iki kelime. Çocuk masumiyetin timsali; şiddet ise can yakmak, kıymak, taciz…

Şiddete uğrayan çocuklar çoğu zaman en güvendikleri yerde, "evlerinde" ve en güvendikleri kişilerden, ebeveynlerinden şiddet görüyorlar. Canları yakılıyor, yıkılıyor ve ölüyorlar. Bazen yavaş yavaş, bazen bir anda.

Sevginin olmadığı, inancın yozlaştığı yerde merhamet ve vicdan yok oluyor. Öfke galip gelince karşısındakinin varlığı, yüzü siliniyor ve şiddet ortalığı kasıp kavuruyor. Sığınacak yer arayan çocuklar genelde sokakları mesken tutuyor… Her türlü güvensizliğe açık sokakları. Evde, okulda, mahallesinde tutunamayan çocuk; kocaman bir boşluğa, bilinmezlik girdabına sürükleniyor.

Aile, bireylerin en korunaklı yeri; ebeveynler ise en güvenli liman olmalıdır. O halde önce ebeveynler eğitilmelidir. Sevgi görmeyen çocuk boşluğa yuvarlanır.

Okullar sadece ders görülen kurumlar değildir; aynı zamanda çocuğu hayata hazırlayan yerlerdir. Müzik, resim, beden eğitimi gibi dersler çocukları motive eden, yeteneklerini ortaya çıkaran ve aktivitelerle sosyalleşmesini sağlayan derslerdir. Ne yazık ki artık bu dersler önemini yitirmiştir. Sosyal medya da maksadına uygun kullanılmadığında çocukları olumsuzlukların içine çekiyor.

Vurdumduymazlık, görülen kötülüklere kafa çevirmek ve görmezden gelmek insanları çürütüyor; merhameti ve vicdanı yok ediyor.

Alışmak mı? Sosyal medyada, televizyonda ve haberlerde çok rastlanan şiddet olaylarına insanlar alıştı mı dersiniz? Ne zaman tepkisizlik normal bir davranış oldu? O halde bu umursamazlık, toplumun çürümüşlüğünü mü gösteriyor?

Bütün etkenler bir araya geldiğinde; 15-16 yaşındaki ergenlik çağındaki çocuklar ya şiddete maruz kalıyor ya da şiddet uygulayan, hatta cinayet işleyen bireylere dönüşüyor. Çocuklar bıçak değil, kalem taşımalı ceplerinde; ellerinde kitaplar olmalı.

Çocuklara sahip çıkmak sadece ailelerin değil; devletin, toplumun, sivil toplum kuruluşlarının ve eğitim kurumlarının ortak görev ve sorumluluğudur. Muasır medeniyet seviyesine ulaşmış kaliteli bir toplum, iyi eğitilmiş çocuk ve gençlerden oluşur. Bu konuda her kuruma ve her bireye görev düşüyor.

Çocuklar ve gençler geleceğimizin teminatıdır. Daha mutlu çocuklara, umutlu bir gençliğe ve huzurlu bir topluma…

Yazar: Birsen Yurdakul Tomurcuklu

Etiketler : Yazar KöşeYazısı İnsan Toplum
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Beyaz Kıta’da 10. Gurur Yılı: Türk Bilim Heyeti Antarktika Yolunda!

Beyaz Kıta’da 10. Gurur Yılı: Türk Bilim Heyeti Antarktika Yolunda!

Türkiye’nin kutup araştırmalarındaki kararlılığı sürüyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi heyeti, İstanbul Havalimanı’ndan dualarla uğurlandı.

3 saat önce
DİKKAT: Bakanlıktan "Okul Desteği" Adıyla Yapılan Paylaşımlara Karşı Kritik Uyarı!

DİKKAT: Bakanlıktan "Okul Desteği" Adıyla Yapılan Paylaşımlara Karşı Kritik Uyarı!

Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan "Çocuğu okula giden ev hanımlarına devlet desteği" başlıklı paylaşımlar hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan sert bir açıklama geldi.

3 saat önce
Parkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler

Parkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler

Bike S. Demirkız'ın kaleminden: Parkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler

13 saat önce
ad image
ad image