Arama

                                                

HERKES ÂLİM, KUR’AN YETİM

Yazar Ömer Çevik Yazdı: HERKES ÂLİM, KUR’AN YETİM

01/02/2026 17:18 | Son Güncelleme : 16/09/2026 21:31 | Ömer Çevik


HERKES ÂLİM, KUR’AN YETİM
ad image
ad image

HERKES ÂLİM, KUR’AN YETİM

Değerli okurlar,

Bir toplumun diniyle kurduğu ilişki; o toplumun ahlakını, adalet duygusunu ve düşünme biçimini ele verir. Son yıllarda ise bu ilişkinin giderek yüzeyselleştiğine, hatta tehlikeli bir özgüvenle sakatlandığına şahit oluyoruz. Kur’an hakkında konuşanların sayısı artıyor; fakat Kur’an’ı anlama sorumluluğu aynı oranda azalıyor. Ekranlarda, kürsülerde, sosyal medya yayınlarında sıkça karşımıza çıkan yeni bir dil var: Az bilenin çok konuştuğu, bağlamdan kopuk cümlelerin kesin hükümler gibi sunulduğu bir dil.

Bu yazı, Kur’an’ı eleştirenlere karşı yazılmış değildir. Bu yazı; Kur’an adına konuşup onu basitleştirenlere, ilahi kelamı birkaç tercüme cümlesine indirip hüküm dağıtanlara yöneliktir. Çünkü tarih boyunca dinler, en büyük tahribatı dış saldırılarla değil; içeriden yapılan yüzeyselleştirmelerle yaşamıştır.

Bugün yaşadığımız temel problem şudur: Meal bilgisi, tefsir ilminin yerine geçirilmiş; tercüme, hakikatin kendisi gibi sunulmaya başlanmıştır. Oysa meal, Kur’an’ın kendisi değildir. Meal, ilahi hitabın başka bir dile yaklaşık aktarımıdır. Her tercüme, kaçınılmaz olarak yorum içerir. Bir kelimeye verilen karşılık; çevirenin ilmî birikimini, mezhebî yaklaşımını ve zihniyetini yansıtır. Aynı ayetin farklı meallerde farklı anlamlar kazanması, bunun en açık göstergesidir. Bu sebeple meal yol gösterir; fakat hüküm verdirtmez.

Tefsir ise bambaşka bir disiplindir. Tefsir; ayeti yalnızca kelime karşılıklarıyla değil; dil yapısıyla, nüzul sebebiyle, siyak ve sibakıyla, hadislerle, sahabe anlayışıyla ve İslam ilim geleneğinin birikimiyle birlikte ele alır. Yani tefsir, “Ayet ne diyor?” sorusundan önce, “Ayet neyi, kime, hangi şartlarda söylüyor?” sorusunu sorar. Meal, metnin yüzeyine temas eder; tefsir ise metnin derinliğine iner. Bu nedenle İslam tarihinde meali tefsirin yerine koymak basit bir hata değil, doğrudan "usulsüzlük" olarak değerlendirilmiştir.

İmam Taberi’nin asırlar öncesinden gelen uyarısı bugün de yol göstericidir:

“Kur’an; hevasına göre konuşanın değil, ilimle konuşanın sözünü açar.”

Kur’an, bir cümleler bütünü değildir; yaşayan bir hitaptır. Arapçanın kendine has yapısı, anlamın omurgasını oluşturur. Bir kelimenin kökü, fiilin zamanı, edatın kullanımı, cümlenin kuruluş biçimi; ayetin anlam ufkunu belirler. Bunları bilmeden yapılan okuma; Kur’an’ı parçalar, bağlamından koparır ve konuşanın zihnine hizmet eden bir metne dönüştürür. Böyle bir durumda artık Kur’an konuşmaz; Kur’an konuşturulur.

Bu noktada bir başka ciddi sorun da hadisi devre dışı bırakan Kur’an okumalarıdır. “Ben sadece Kur’an’a bakarım” cümlesi, sade bir iman ifadesi gibi sunulsa da metodolojik açıdan büyük bir kırılma içerir. Çünkü Kur’an, Peygamber’siz anlaşılmak üzere inmemiştir. İbadetin, ahlakın, toplumsal ilişkilerin hayatta nasıl karşılık bulacağını gösteren şey; vahyin Peygamber’in hayatında aldığı somut biçimdir. Hadisi dışlayan bir yaklaşım, Kur’an’ı hayattan koparır; soyut, teorik ve uygulanamaz bir metne dönüştürür.

İmam Şafii’nin şu sözü bu bütünlüğü net biçimde ifade eder: “Sünneti olmayanın, Kur’an’ı da yoktur.” Bu ifade bir dışlama değil; Kur’an ile sünnet arasındaki ayrılmaz bağı vurgulayan ilmî bir tespittir. Kur’an’ı parçalara ayırarak anlamaya çalışan her yaklaşım, sonunda Kur’an’ı eksiltir.

Ekran kültürü ise bu usulsüzlüğü daha da görünür hâle getirmektedir. Televizyonlar ve sosyal medya platformları; ilmî derinliği değil, yüksek sesle konuşmayı, sert hüküm vermeyi ve tereddütsüz iddiayı ödüllendirir. “Bilmiyorum” diyen geri çekilir; bilmediği hâlde kesin konuşan öne çıkar. Böylece cehalet, görünürlükle meşrulaşır. Toplumun din algısı da bu dil üzerinden şekillenir. Kur’an; üzerinde emek verilmesi gereken ilahi bir hitap olmaktan çıkar, herkesin birkaç cümleyle hüküm verdiği sıradan bir metne indirgenir.

İmam Gazali’nin şu uyarısı, bugün yaşananların özeti gibidir:

“Anlamadan konuşan, yanlış yapmaz; ifsat eder.”

Sorun yalnızca yanlış bilgi değildir. Asıl tehlike, yanlış bilginin kesin doğru gibi sunulmasıdır. Bu durum, genç zihinlerde Kur’an’a karşı ya yüzeysel bir aşinalık ya da derin bir güvensizlik üretir. Her iki sonuç da yıkıcıdır.

Değerli okurlar,

Kur’an hakkında konuşmak bir ifade özgürlüğü meselesi değil, bir emanet meselesidir. Bu emanet bilgiyle taşınır, edep ile korunur, tevazu ile anlam kazanır. Meal okuyup hüküm vermek kolaydır; fakat Kur’an, kolaycıların kitabı değildir. O; sabırla yaklaşanları, haddini bilenleri ve susmayı da bilenleri muhatap alır.

Bugün ihtiyacımız olan şey daha çok ekran, daha çok ses, daha çok iddia değildir. İhtiyacımız olan şey; daha fazla ilim ahlakı, daha fazla ciddiyet ve daha fazla “bilmiyorum” deme cesaretidir. Çünkü Kur’an, kendisi adına konuşanı değil; kendisine teslim olanı dönüştürür.

Yazar - Şair Ömer ÇEVİK

omercevik@bilgigazetesi.org

 

Etiketler : Yazar Ömer Çevik Köşe Yazısı KöşeYazarı SonDakika İnsan Toplum
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kurtlar Vadisi Dizisine Bilirkişi İncelemesi

Kurtlar Vadisi Dizisine Bilirkişi İncelemesi

2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin 2026 yılında yeniden açılan soruşturma, kapsamını genişleterek devam ediyor.

5 saat önce
OKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA

OKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki devlet okullarında her öğrenciye bir dijital cihaz dağıtılmasıyla başlayan "dijital dönüşüm", beklenenin aksine akademik başarıyı olumsuz etkiliyor.

1 gün önce
SAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ

SAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ

Samsunspor Kulübü, şehir ile kulüp arasındaki bağları güçlendirmek ve yeni nesillere Samsunspor sevgisini aşılamak amacıyla başlattığı "Bu Şehrin Çocukları Samsunsporludur" projesinde mutlu sona ulaştı.

1 gün önce
Yorumlar

Yusuf

Kur'an'ı anlamak gerçekten zor ve sorumluluk isteyen bir iş. Meal okuyup her şeyi anladığımızı düşünmek büyük bir hata olabilir. Tefsir ilminin önemini ve Kur'an'ı yorumlarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini çok iyi anlatıyor elinize kaleminize sağlık hocam

7 ay önce
ad image
ad image