Arama

                                                

AKLIN SÖMÜRGESİ

Yazar Ömer Çevik Yazdı: AKLIN SÖMÜRGESİ

13/01/2026 17:30 | Son Güncelleme : 05/11/2026 15:13 | Ömer Çevik


AKLIN SÖMÜRGESİ
ad image
ad image

AKLIN SÖMÜRGESİ

Değerli okurlar, bugün konuşacağımız mesele ne bir ülkenin sınırlarıyla ne de bir rejimin adıyla ilgilidir. Bugün konuşacağımız şey çok daha derin ve çok daha tehlikelidir: Zihnin işgali. Çünkü çağımızda sömürgecilik artık askerî birliklerle değil; kavramlarla, imgelerle, ekranlarla ve alkışlarla yürütülmektedir. Topraklar değil, akıllar işgal edilmektedir. Ve işgal edilen akıl, çoğu zaman bunun farkında bile değildir.

Modern dünyada “özgürlük”, “ilericilik” ve “çağdaşlık” gibi kavramlar evrensel doğrular gibi sunulmakta; fakat bu kavramların içi İslam düşüncesiyle çatışacak şekilde yeniden doldurulmaktadır. Özgürlük artık insanın hakikati arama cesareti değil, hakikatten kopma hakkı olarak tanımlanmaktadır. İlericilik ise ahlâkî ve metafizik tüm sınırların aşılmasıyla eş değer görülmektedir. Böylece Müslüman zihin farkına varmadan şu tercihe zorlanmaktadır: Ya çağdaş ol ya inançlı kal.

Bu dayatma kaba bir din düşmanlığı şeklinde yürütülmez; çünkü açık düşmanlık direnç üretir. Bunun yerine dinin hayattan çekilmesi sağlanır. İnanç “kişisel alan”a hapsedilir, ahlâk “bireysel tercih”e indirgenir, vahiy ise kamusal aklın dışına sürülür. Geriye referanssız bir akıl kalır. Felsefi açıdan bu, aklın özgürleşmesi değil; aklın köksüzleşmesidir. Kökünü kaybeden akıl, her rüzgâra açık hâle gelir.

Bu süreçte medya, sosyal platformlar ve popüler figürler kritik bir rol üstlenir. Televizyon ekranları, dijital mecralar ve “ünlü” kimliği taşıyan kişiler, yeni çağın norm üreticileri hâline gelmiştir. Ne normal, ne ayıp, ne çağdaş, ne geri; artık bunlar ilahiyatçıların, filozofların ya da âlimlerin değil, algı mühendislerinin belirlediği kategorilerdir. Parasal güç görünürlükle ödüllendirilir; görünürlük ise düşünceyi şekillendirir. Böylece Müslüman toplumlara ait değerler sistematik biçimde “eski”, “baskıcı” ve “ilerlemeye engel” olarak etiketlenir.

İslam düşüncesinde akıl başıboş bir yeti değildir; sorumlulukla kayıtlıdır. Akıl, vahyin muhatabıdır ve hikmetle anlam kazanır. Modern seküler paradigma ise aklı sadece haz, çıkar ve güç ekseninde konumlandırır. Sonuçta ortaya çıkan şey; düşünen ama derinleşemeyen, bilen ama anlamlandıramayan, konuşan ama hakikate temas etmeyen bir zihin tipidir. Bu, bilgi çağı değildir; anlamın tasfiye edildiği bir çağdır.

Bugün İslam toplumlarının yaşadığı kriz cehalet krizi değildir; istikamet krizidir. Çünkü çok şey bilen ama neye inanacağını bilmeyen bir nesil inşa edilmektedir. Ne tam Batılı olabilmiş ne de İslami kalabilmiş bu ara form; en kolay yönlendirilen, en kolay tüketilen ve en kolay ikna edilen formdur. Aklın sömürgesi tam da burada başlar: İnsan kendi değerlerini savunmayı “gericilik”, başkasının değerlerini tüketmeyi “özgürlük” zannetmeye başladığında...

Bu noktada mesele ne moderniteyi toptan reddetmek ne de geçmişe romantik bir kaçış üretmektir. Mesele, aklın yeniden haysiyet kazanmasıdır. Haysiyetini kaybetmiş bir akıl özgür değildir; sadece başkasının senaryosunda figürandır. İslam düşüncesinin sunduğu akıl anlayışı; eleştiren, sorgulayan fakat aynı zamanda sınırlarını bilen bir akıldır. Sınır aklı zayıflatmaz, ona yön verir. Ölçü düşünceyi boğmaz, onu derinleştirir.

Bugün asıl sorulması gereken şudur: Biz gerçekten özgür müyüz, yoksa özgürlük adı altında düşünmemiz istenenleri mi düşünüyoruz? Kendi kavramlarımızla mı konuşuyoruz, yoksa bize öğretilmiş kelimelerle mi itiraz ediyoruz?

Çünkü akıl ya hakikate yaslanır ya da pazara düşer. Ve pazara düşen akıl, en yüksek teklifi verene satılır.

Değerli okurlarım, kendimize sormamız gereken soru şu: İnancından arındırılmış bir özgürlük gerçekten özgürlük müdür, yoksa daha rafine bir esaret mi?

Yazar - Şair Ömer ÇEVİK

omercevik@bilgigazetesi.org

 

Etiketler : Yazar ÖmerÇevik KöşeYazarı KöşeYazısı SonDakika İnsan Toplum
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

22 saat önce
Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.

23 saat önce
Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.

23 saat önce
Yorumlar

Kenan

Kaleminize sağlık. Çok doğru bir tespit: Günümüzde sömürgecilik artık tankla tüfekle değil, kelimelerin ve kavramların işgaliyle yapılıyor. Kendi kavramlarımızla düşünmeyi unuttuğumuz gün, gerçek esaret başlamış demektir.

9 ay önce
Hakan

Harika bir analiz. 'Özgürlük' adı altında sunulan 'hakikatten kopma hakkı' paradoksunu çok iyi özetlemişsiniz. Köksüzleşen aklın her rüzgâra kapılması, bugünkü toplumun en büyük sancısıdır.

9 ay önce
Osman

Popüler kültürün ve ekranların birer 'norm üreticisi' haline gelmesi üzerine düşünmemiz gerekiyor. Âlimin yerini fenomenin aldığı bir dünyada, hakikatin pazara düşmesi kaçınılmaz oluyor. Farkındalık yaratan bir yazı

9 ay önce
Gülsün

"Pazara düşen akıl ..." aklın sömürüsünün bu kadar çarpıcı ve yerinde izahı ...Kaleminize sağlık🙏

9 ay önce
Betül

Günümüz insanı düşünmeden tüketen bir "aklın sömürgesi"içerisinde .kendi fikrini değil dayatılanı doğru sanıyor .özgür sandığı zihni farkında olmadan başkaları tarafından yönlendiriliyor.çok güzel bir yazı olmuş Ömer çevik

9 ay önce
rüya

sorgulamadıkça akıl gerçekten bizim olmuyor, sadece tükettiğinde başkalarının sömürgesi haline geliyor. özgürlük, dayatılan düşünceleri tekrar etmek değil, onları cesurca sorgulayabilmek. kaleminize sağlık.

9 ay önce
Yusuf

Kaleminize sağlık hocam işgal artık o kadar profesyonel ki özgür olduğunu düşünüyor insan onların düşüncelerini benimseyerek

9 ay önce
Yusuf

Kaleminize sağlık hocam işgal o kadar profesyonel ki özgür olduğunu düşünür insan onların düşüncelerini benimseyerek

9 ay önce
Ali ÜNAL

Ah diyorum üstadım ah memleket hasret kaldı kaleminden acı gerçekler dökülen mürekkebi yüregi olan ışığına haktan alan aydinlara

9 ay önce
Ali

Ah üstadim ah hasret bu memleket kaleminden aci gerçekler dökulen ilhami haktan alan aydinlara

9 ay önce
AYŞE

Yüreğinize ve Kaleminize sağlık.

9 ay önce
ad image
ad image