Arama

                                                

Yozlaşma mı, Sorumluluk mu?

Yazar Aylin Bayrakdarlar Yazdı: Yozlaşma mı, Sorumluluk mu?

02/10/2025 17:45 | Son Güncelleme : 05/11/2026 20:01 | Aylin Bayrakdarlar


Yozlaşma mı, Sorumluluk mu?
ad image
ad image

Yozlaşma mı, Sorumluluk mu? 

Bir sohbet sırasında “Toplum yozlaştı,” dedi biri. “Toplum nedir?” diye sordum. “İnsanların birlikte yaşadığı büyük oluşum.” “Sen toplumun bireyi misin?” “Evet.” “O hâlde neden değiştirmek için bir şey yapmıyorsun?” “Gücüm yetmez.” “Sen kendinden başlasan, ben de, o da... Toplum değişmeye başlar mı?” “Evet.” “Peki neden başlamıyorsun?” “Yozlaşma benimle ilgili değil.”

İşte o anda söylenebilecek tek şey kaldı: Peki.

Bu “peki,” bir vazgeçiş değil. Çünkü insan bazen karşısındakinin sorumluluğu kendi içinde görmesini bekler. Hazır değilse, anlatmaya devam etmek nafiledir. “Peki,” işte o an aynayı bırakıp kendi yoluna dönmektir. Aynı zamanda bir sınır çizgisidir: buraya kadar taşıdım, gerisi senin seçimin.

Psikolojide bu, kişinin kendi gölgesini reddetmesiyle ilgilidir. Kendi payını görmeyen, sorumluluğu bütüne atar. “Toplum yozlaştı” cümlesi, dışarıya fırlatılmış bir suçlamadır. Oysa her suçlama, aslında içte görülmeyen bir parçanın gölgesi gibidir. İnsan kendi gölgesini inkâr ettikçe, ‘toplum’ dediği yansıma bulanıklaşır.

Felsefede Sokrates’in “kendini bil” çağrısı burada yankılanır: İnsan önce kendi içini görmeli ki toplumda gördüğü sorunu anlamlandırabilsin. Tasavvuf ise aynı hakikati farklı bir dille söyler: dış âlem, iç âlemin aynasıdır. Sen değişmeden hiçbir şey değişmez. Ruhsal bakış açısı da bu zinciri tamamlar: Her birey, bütüne bir frekans gönderir.

Ama iş burada bitmez. Kendini bilmek bir başlangıçtır; asıl mesele sorumluluk almaktır. Çünkü sorumluluk, yalnızca fark etmek değil, fark ettiğini yaşamak, yaşadığını da topluma taşımaktır. Bilgiyi kendi içinde saklayan insan, bilgiyi gömmüş olur. Oysa sorumluluk alan birey, hayatıyla topluma yeni bir yön verir. Bir çocuğu dürüst yetiştirmek, işini hakkıyla yapmak, haksızlığa sessiz kalmamak, yalnızca kişisel bir seçim değil, toplumu yeniden inşa eden küçük adımlardır.

Bu yüzden “toplum yozlaştı” demek, eksik bir cümledir. Doğru cümle şudur: “Ben hangi yönümü besliyorum ve bununla topluma nasıl katkı veriyorum?”

Ve bazen, bütün bunları anlatmaya çalıştıktan sonra tek kelime kalır: Peki. Ama o “peki,” aslında bir kapanış değil, bir başlangıçtır. Çünkü yozlaşma ile sorumluluk arasındaki fark, tam da bu tek kelimede gizlidir: biri edilgen bir şikâyettir, diğeri yeni bir seçimin kapısıdır. Toplumun kaderi, bireyin aynada gördüğü yüz kadar, o yüzle hayata attığı adımlara da bağlıdır. Eğer herkes sorumluluk almaktan kaçarsa, yozlaşma dediğimiz şey bir şikâyet değil, bizzat bizim ortak eserimiz olur.

Yazar Aylin Bayrakdarlar

aylinbayrakdarlar@bilgigazetesi.org

 

Etiketler : Aylin Bayrakdarlar Yazar KöşeYazısı KöşeYazarı Toplum İnsan Eğitim SonDakia
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

3 saat önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

4 saat önce
SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

1 gün önce
ad image
ad image