Arama

                                                

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

04/11/2026 16:17 | Son Güncelleme : 05/11/2026 13:31 | Amine Demir


SON DURAĞIN AYNASI
ad image
ad image

SON DURAĞIN AYNASI

Sevgili okuyucum,

Çok canım sıkkın. Ben muhtemelen başka bir dünyaya aitim ya da benim dönemim bu dönem değil; bilemiyorum. Çünkü bugünün dünyasında dürüst olmanın, erdemli kalmanın, o inatçı ahlak çizgisine tutunmanın artık ne bir havası kaldı ne de kimselerde bir karşılığı var. Modası çoktan geçti. Dürüstlük dediğin şey bu devirde insanın sırtına yüklenen ağır bir yoksunluktan, pürüzlü bir safdillikten başka bir şey getirmiyor.

İyi bir insan olmak, hakkaniyet gözetmek sanki bu çağın en büyük dezavantajı. Çünkü ortada kuralları başka türlü yazılmış bir çark var; dürüstlüğün de, adaletin de, kul hakkı gözetmenin de getirisi sıfır. İnsanlar tam da bu yüzden sessizce çürüyüp gidiyorlar; çünkü biliyorlar ki hakikatin peşinden gitmek insanı sadece yoruyor, geride bırakıyor, hırpalıyor.

Hal böyle olunca, hepimiz çıkarlarımızın, konforumuzun ve hayatta kalma reflekslerimizin büküldüğü gri alanlara savruluyoruz. Söz gelimi, torpilin bu düzende insaniyete, emeğe, alın terine yapılmış en büyük hırsızlık olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Birinin hakkının gasp edildiğini, binlerce insanın emeğinin bir kalemde silindiğini bal gibi görüyoruz. Lakin iş o imkânı kendi kapımıza, kendi çocuğumuza, kendi yakınımıza yaklaştırmaya geldiğinde, o vicdani keskinlik bir anda buharlaşıveriyor. "Neden ben etmeyeyim? Herkes yapıyor, düzen böyle dönüyor" deyip geçiyoruz. Çünkü bu çürümüş düzende dürüst kalmak adeta bir aptallık gibi parlatılıyor; akıllılık ise köşeyi dönmek, kuralına göre oynamak, görmezden gelmek olarak belleklerimize kazınıyor.

İnsanlar bu yüzden yolsuzlaştı, bu yüzden ruhlarını ufak ufak pazara çıkardılar. Çünkü iyiliğin, doğruluğun karnını doyurmadığı, aksine insanı yalnızlaştırdığı bir sistemde, herkes kendi mahallesini korumanın derdine düştü. Bilerek, isteyerek ve lades diyerek bu oyunun bir parçası olduk.

Ne var ki hayatın sinsi ve acımasız bir akışı var. Bu gürültülü çarkın orta yerinde, o koşturmacanın ve kurnazlıkların arasında, günün birinde insanın yüzüne aniden o soğuk ışık çarpıveriyor.

Yolunuz bir gün o hastane odalarının gıcırtılı refakatçi koltuğuna düştüğünde ya da bir huzurevinin penceresinden dışarıya, hayata bomboş bakan yaşlı gözlere çarptığında her şey yerli yerine oturuyor. İşte o an anlıyorsun: Bütün o kazanılmış tavizler, kurnazlıklar, "idare ediverdiğimiz" haksızlıklar, bile bile lades denilen o konforlu yalanlar, o son durağa gelindiğinde bir avuç küle dönüşüyor.

Ölümün o soğuk ışığı yatağın ucuna vurduğunda, insan yıllarca maskeler altında sakladığı, o çok güvendiği uyanıklığıyla değil, en çıplak ve en çaresiz gerçeğiyle baş başa kalıyor. Tolstoy’un İvan İlyiç’in Ölümü eserinde gözler önüne serdiği gibi, o son yatakta kimse kazandığı paraları, unvanları ya da torpille kapığı atılmış işleri konuşmuyor. Ne olursa olsun, günün sonunda pişman öleceksin. Dökülen kelimeler çok daha saf, çok daha acı birer itiraf oluyor: "Yaptıklarımda pişmanım, bazı şeyleri daha farklı yapmalıydım..."

Montaigne’in "Felsefe yapmak, ölmeyi öğrenmektir" sözü, tam da bu sahte başarıların ve çıkarcı uyanıklıkların ötesini gösterir bize. Çünkü ölüm bilinci, insanı o kirli düzenin geçici cazibesinden arındırır. Düzenin getirdiği o yozlaşmış pratikler, o son nefes yaklaşırken sahibini korumuyor, aksine içeriden kemiriyor.

Geçmişin silgisi yok; atılan adımlar geri alınamaz, sistemin çarkları bir gecede değişmez. Fakat ölüm kapıyı çalmadan önce, o hakikat ışığı üzerimize tam anlamıyla doğmadan önce durup kendi çürümüşlüğümüzle yüzleşmek hâlâ bizim elimizdedir. Belki bu dünyayı, bu adaletsiz sistemi tek başımıza düzeltemeyiz; ama en azından aynı vicdani enkazın altında kalmaya, ruhumuzu bu kadar kolay harcamaya bir son verebiliriz.

Esen kalın...

Sağlıcakla kalın...

Bir sonraki köşe yazımda görüşmek dileğiyle 😊

Yazar: Amine Demir

aminedemir@bilgigazetesi.org

 

Etiketler : Amine Demir Yazar SON DURAĞIN AYNASI Köşe Yazısı Köşe Yazarı Bilim Eğitim İnsan Toplum Makale
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

21 saat önce
Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.

21 saat önce
Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.

21 saat önce
Yorumlar

Other Posts
04.11.2026 - SON DURAĞIN AYNASI 19.10.2026 - GÜVENDE OLMADAN AĞLAYAMAZSIN 13.10.2026 - ODAK HIRSIZLIĞI: Cevabı Verilmiş Bir Soruyu Bile Yanıtlayamamak 04.10.2026 - Farkındalığın Laneti 26.09.2026 - RUHUN DİNLENME DURAĞI 19.09.2026 - İSİM ERKEKTEN, SOY KADINDAN GEÇER 12.09.2026 - TEBLİGAT ADRESİ BULUNAMAYAN SUÇLU 01.09.2026 - ERKEK EVİNDE KONUŞULAN DİL KADININ SESİ MİDİR? 21.08.2026 - Aptalın Cüreti, Zekanın Felci 10.08.2026 - SABRETME Kİ GEÇSİN!!! 22.07.2026 - PARDON, MASKENİZ DÜŞTÜ! 08.07.2026 - TARİHİN İLK VE EN "YORUCU" FLASH MOB'U: 1518 DANS VEBASI 01.07.2026 - Hakikati Arayan İnsan, Hakikati Yaşayan Ruhlar: Beş Kadim Mühür 23.06.2026 - HER İNSANIN KULAĞIMIZA İLK FISILDADIĞI MELODİ 21.06.2026 - Ne Zaman Bu Kadar Tahammülsüz Olduk? 17.06.2026 - 24 SAATLİK SONSUZLUK: Sayıların Sınırında Bir Ölüm 05.06.2026 - LEYLEKLER VE KARTALLARIN SAVAŞI 27.05.2026 - BAYRAMIN GÖRÜNMEYEN ODALARI 20.05.2026 - "Git ve Al" Saldırganlığı: Modern Zaman Büyücülerine Bir Çift Sözüm Var 04.05.2026 - YALNIZKEN HERKES HAKLIYKEN KALABALIKTA KAYBOLAN DOĞRULARIMIZ? 03.02.2026 - IŞIĞI SEN SÖNDÜRMEDİN: Zihnine Sızan O Sese "Dur" De! 23.01.2026 - NEZAKET BİR ZIRH MI YOKSA BİR PARANGA MI? 13.01.2026 - MUTSUZLUK ÜZERİNE 06.01.2026 - KURBANIN VEDASI, İNSANIN DOĞUŞU 25.12.2025 - FAYDANIN GÖLGESİNDE İNSANLIĞIN İNFAZI 12.12.2025 - BİTMEYEN YORGUNLUK: MODERN HAYATIN EN SİNSİ HASTALIĞI 21.11.2025 - Duygusal Çöp Kutusu 18.11.2025 - Kadının Değersizleştirilen Emeği 08.11.2025 - BEN FRANKLİN ETKİSİ 06.11.2025 - Athena: Kıskançlık mı, Otorite mi? 01.11.2025 - İnsanlar Uykudadır, Ölünce Uyanırlar
ad image
ad image