ZEREN’DEN SONRA: DEVLET YURDUNDA GEÇEN 25 GÜNÜN HESABI
Yazar Aylin Bayrakdarlar Yazdı: ZEREN’DEN SONRA: DEVLET YURDUNDA GEÇEN 25 GÜNÜN HESABI
25/12/2025 16:55 | Son Güncelleme : 05/11/2026 15:29 | Aylin Bayrakdarlar
ZEREN’DEN SONRA: DEVLET YURDUNDA GEÇEN 25 GÜNÜN HESABI
Şu soruyla başlıyorum: Evlat sizin olsaydı, harcamak bu kadar kolay olur muıydu?
Aydın’da bir KYK yurdunda bir öğrenci öldü. Adı Zeren Ertaş. Bu olay, yalnız Aydın’ın değil, Türkiye’nin vicdanını sarstı. Çünkü ölüm, “evde” değil; “devletin koruması altındaki” bir yurtta geldi.
Zeren, üniversite eğitimi için Aydın’daki KYK Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’na yerleştirildi. Yurt kayıt süresi yaklaşık yirmi dört, yirmi beş gündü. Bir ay bile dolmadan bir genç kız, bir devlet yurdunda hayatını kaybetti. Bunu sadece bir “asansör kazası” diye daraltmak mümkün değil. Bu; ihmallerin birbirine eklenerek büyüdüğü bir sistem sorunudur.
KYK YURDU NE DEMEK?
Bu ülkede binlerce aile aynı nedenle KYK’ya yöneliyor: Ev kiraları, yaşam maliyeti, özel yurt ücretleri… Aile, çocuğunu bir binaya değil, devlete emanet ediyor. “Devlet yurdu” sözü, güven sözü demek. O güven kırıldığında yalnız bir aile yıkılmıyor; bir ülkenin “emanet” fikri yıkılıyor.
Bir asansörün güvenliği; bir bakım çizelgesinin satırları ya da bir imzanın prosedürü değildir. Bir asansörün güvenliği, bir öğrencinin hayatta kalıp kalmayacağıdır. “Bakım yapıldı” denirse soru daha da ağırlaşır: Bakım yapıldıysa bu ölüm nasıl oldu? Denetim varsa neden işlemedi? Kayıt varsa neden korumadı?
BİR ANNE VE DEVLETE EMANETİN AĞIRLIĞI
Bir annenin en zor kararı, çocuğunu evinden uzak bir şehre göndermektir. O kararı alırken dayandığı tek cümle şudur: "Devlet yurdu güvenlidir." Bu ülkede anneler “Ben bakamadım, devlet baksın” demiyor; “Benim imkânım bu, devletin görevi bu” diyor.
Zeren’in annesi de o güvenle gönderdi ve bir ay dolmadan kızını kaybetti. Bu noktada duyguyu büyütmek için sahne kurmaya gerek yok; gerçek zaten yeterince ağır. Bir annenin evladını devlete emanet edip cenazesinde durması, bu ülkenin en çıplak fotoğrafıdır.
Üstelik süreç uzadıkça acı da uzuyor. Her geliş, her duruşma, her prosedür; ailenin omzuna yeniden binen bir yük oluyor. Burada mesele “süreç var” demek değil; mesele, bu süreçlerin kamu vicdanını rahatlatacak açıklıkta ve hızda işletilip işletilmediğidir.
AYDIN KYK’DA BİZZAT GÖRDÜĞÜM İHMALLER
Ben Aydın KYK yurduna sadece Zeren’in olayı için gitmedim; başka bir olay nedeniyle gitmek zorunda kaldım. Ancak orada gördüğüm şey şuydu: İnsan, “ders çıkarılmıştır” rahatlığını duyamıyor.
Yurda giriş yaptım, üst araması yapılmadı. Talebim idareye iletildi ve içeri alındım. Ben iyi niyetliydim ama mesele iyi niyetli insanlar değildir; mesele sistemdir. Sistem, kötü niyeti de hesap etmek zorundadır; çünkü burası binlerce kız öğrencinin yaşadığı bir yer.
Sonra idareyle görüştüğüm olayda, öğrenciler arasında yaşanan gerilim anlatıldı. Fiziksel şiddete dönüşme riski olduğu söylendi. “Boş oda olmasa ayıramazdık” denildi. “Şiddet olursa ikisini de atarız” yaklaşımı dile getirildi. Bu sözler şu soruyu doğuruyor: Şiddet olmadan önce ne var? Önleyici mekanizma nerede? Kamera yoksa, kayıt yoksa kimin ne yaptığını nasıl ayıracaksınız? İki kişiyi birden atmak adalet mi olacak yoksa kolaycılık mı?
Bu yurtlar “Olursa müdahale ederiz” mantığıyla yönetilemez. Çünkü “olduğunda” bedel bazen kavga olmaz; bazen hayat olur.
ZEREN GİTTİ, BAŞKALARI GİTMESİN
Bu köşe yazısı bir suçlama metni değil; bir soru metni, bir çağrı metni. Aydın KYK dâhil tüm KYK yurtlarında; asansör bakımından giriş güvenliğine, kamera sistemlerinden kriz protokollerine kadar gerçek ve bağımsız bir denetim istiyoruz.
Ve en sonunda, kimsenin kaçamayacağı o soru duruyor: Bu sizin çocuğunuz olsaydı, harcamak bu kadar kolay olur muydu?
Yazar: Aylin Bayrakdarlar
Bunlar da ilginizi çekebilir
SON DURAĞIN AYNASI
Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI
23 saat önceMeteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.
23 saat önceTarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.
23 saat önce


