Arama

                                                

İnsanlar Uykudadır, Ölünce Uyanırlar

Yazar Amine Demir Yazdı: İnsanlar Uykudadır, Ölünce Uyanırlar

01/11/2025 18:17 | Son Güncelleme : 05/11/2026 14:29 | Amine Demir


İnsanlar Uykudadır, Ölünce Uyanırlar
ad image
ad image

İnsanlar Uykudadır, Ölünce Uyanırlar

Merhaba sevgili okuyucularım. "İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar." Hazreti Muhammed'e (s.a.v.) ait olan bu hadis-i şerifi çoğumuzun duyduğundan eminim. Peki, sizce burada gerçekten anlatılmak istenilen nedir? İşte bugünkü yazımda buna yer vermek istiyorum.

7777-i6905d6a5e0069.png

İyi bir okul kazan, diplomanı al, iyi bir işte çalış, ehliyet al, tatile git, spor yap, sağlıklı beslen, araba al, haftada iki kez arkadaşlarınla buluş, kitap oku, korku filmi izlemek için sinemaya git, âşık ol, evlen ve yuvanı kur, çocuk yap, kendini ailene ada...

Hayattaki her şeyi planlıyoruz, değil mi? Seçimlerimizle, kararlarımızla, isteklerimizle, geleceğe dair planlarımızla... Bütün bunlar bu dünya ile ilgili değil mi? Dürüst olalım; yatırımlarımızın her biri bu dünya için. Zamanımız çok kıymetli, her şeye aceleyle yetişmeye çalışıyoruz.

Peki, unutulmak istenilen, düşünmeyi ertelediğimiz o şey... Peki ya ölüm!

Hâlbuki ölüm, planlarımız arasında başımıza gelebilecek, gerçekleşmesi en mümkün olan TEK GERÇEK değil midir? Hayatın kesin ve kaçınılmaz sonu değil midir?

Peki, rüyadaysak, kendimizi altınların arasında bir mağaranın içinde bulsak ve o altınları çuvallara doldurup evimize götürmeye kalksak ve sonra rüyada olduğumuzun farkına varsak, demez miyiz kendimize: "Kendine gel. Birazdan alarm çalacak ve uyanacaksın. Boşuna efor harcama," diye.

Evet... İNSANLAR UYKUDADIR, ÖLÜNCE UYANIRLAR.

Hepimiz hayatımızda çoğu zaman vaktimizi doğru şekilde değerlendirmiyoruz. Hangimiz ölüm gerçeğini düşünerek yaşıyor? Her an ölebileceğimizi aklımızda tutmadan davranıyoruz. Bir nevi uykuda değil miyiz? Hâlbuki ortalama bir insan, yaşam ömrünün en az üçte birini (yani %33 civarını) uyuyarak geçirmiyor mu zaten?

Dünyevi işlerle o kadar meşgulüz ki... Sürekli bir yerlere yetişme telaşı, iyi iş, güç, kariyer, daha yüksek bir maaş, çocuk, ev, aile, odur budur şudur derken bu koşturmanın içinde asıl görevlerini unutup durmaksızın koşturmaya devam etmek... Bu da bir tür uyku hali değil midir?

Bütün bunları anlam ve amaç hâline getirdiğimizde, Allah için yaşanması gereken bir hayat için çok sığ kalmıyor mu peki?

Rum suresi 7. ayette geçen: "Onlar, dünya hayatının sadece dış (zahiri) yönünü bilirler. Onlar, ahiretten tamamen gafildirler." Dünyevi odaklı yaşadığımız sürece bu dünyada uyanmadığımız için, ahirette de başımıza ne geleceğinden habersiz bir şekilde hayatımızı yaşayacağız demektir.

Peki, insan ne için ahirette dirilir? Çünkü insan ahirette bu hakikatle yüzleşir. Kur'an-ı Kerim'de bununla ilgili çok fazla ayet vardır. İnsan hakikatle karşılaştığı zaman tekrar dünya hayatına dönüp kendisine bir fırsat verilmesini ister ve bu fırsatı da en iyi şekilde değerlendireceğine söz verir. Ancak Rabbimiz der ki: Bu fırsat verilse bile onlar bu gaflet düzenine devam edecektir. İnsan seçimlerini kendi belirler.

DÜNYA HAYATI BİR UYKUDAN İBARET DEĞİL DE NEDİR?

Dünyadaki meşguliyetlere dalarak mal, mevki, eğlence vb. ile asıl yaratılış amacını, ölüm gerçeğini ve ahiret sorumluluğunu unutuyoruz. Tam da bu durum, uykuda olup bitenlerden habersiz olma hâline benzetilir.

Ömrünü sadece para biriktirmeye adamış biri, malının sadece dünyada kaldığını, kendisine sadece yaptığı hayırların fayda verdiğini ölmeden önce anlayamaz mı?

Sürekli makam peşinde koşan, gücü için insanları ezen biri, tüm yetki ve unvanlarının bittiğini, ahirette sadece amellerin kalacağını ölmeden önce kavrayamaz mı?

Peki, geçici zevkler ve eğlencelerle vakit geçiren biri, o zevklerin anlık olduğunu, kalıcı mutluluğu kaçırdığını ölmeden önce idrak edemez mi?

Dünya hayatının bir tür gaflet uykusu olduğunu, insanların çoğunun hayatın gerçek manasını, yaratılış gayesini ve ahireti düşünmeden hareket ettiğini görmüyor muyuz? Gaflet perdesini aralayıp hâlet-i ruhiyeyi yakalayabilmek ideal olan değil midir?

Ölüm sonrası hayatla ilgili gerçek bir geleceğimiz yok mudur? Ölüm bir uyanıştır. Ölüm, gözlerimizdeki perdenin kalktığı ve insanın içinde bulunduğu gafletten sıyrıldığı andır. Kişi o zaman dünya hayatının kısa ve aldatıcı olduğunu, asıl ve sonsuz hayatın ahiret olduğunu net bir şekilde idrak eder.

Ölümden sonrası için bize sonsuz bir hayat vaat edilmiyor mu? İnsan denilen bir varlık, bir ışığın açılıp kapanması kadar bir süre bu dünyada hüküm sürmüyor mu?

Görüp de nasıl dirilmez insan? Nasıl gaflet dünyasından uyanmaz? İşte tam da bu yüzden: İNSAN UYKUDADIR, ÖLÜNCE UYANIR.

Peki soruyorum sevgili okuyucu... Kendimizi bu gerçeğe kapatıp yok sayarak daha ne kadar yaşayacağız?

Yazar: Amine Demir

aminedemir@bilgigazetesi.org

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

22 saat önce
Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.

22 saat önce
Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.

22 saat önce
Yorumlar

Other Posts
04.11.2026 - SON DURAĞIN AYNASI 19.10.2026 - GÜVENDE OLMADAN AĞLAYAMAZSIN 13.10.2026 - ODAK HIRSIZLIĞI: Cevabı Verilmiş Bir Soruyu Bile Yanıtlayamamak 04.10.2026 - Farkındalığın Laneti 26.09.2026 - RUHUN DİNLENME DURAĞI 19.09.2026 - İSİM ERKEKTEN, SOY KADINDAN GEÇER 12.09.2026 - TEBLİGAT ADRESİ BULUNAMAYAN SUÇLU 01.09.2026 - ERKEK EVİNDE KONUŞULAN DİL KADININ SESİ MİDİR? 21.08.2026 - Aptalın Cüreti, Zekanın Felci 10.08.2026 - SABRETME Kİ GEÇSİN!!! 22.07.2026 - PARDON, MASKENİZ DÜŞTÜ! 08.07.2026 - TARİHİN İLK VE EN "YORUCU" FLASH MOB'U: 1518 DANS VEBASI 01.07.2026 - Hakikati Arayan İnsan, Hakikati Yaşayan Ruhlar: Beş Kadim Mühür 23.06.2026 - HER İNSANIN KULAĞIMIZA İLK FISILDADIĞI MELODİ 21.06.2026 - Ne Zaman Bu Kadar Tahammülsüz Olduk? 17.06.2026 - 24 SAATLİK SONSUZLUK: Sayıların Sınırında Bir Ölüm 05.06.2026 - LEYLEKLER VE KARTALLARIN SAVAŞI 27.05.2026 - BAYRAMIN GÖRÜNMEYEN ODALARI 20.05.2026 - "Git ve Al" Saldırganlığı: Modern Zaman Büyücülerine Bir Çift Sözüm Var 04.05.2026 - YALNIZKEN HERKES HAKLIYKEN KALABALIKTA KAYBOLAN DOĞRULARIMIZ? 03.02.2026 - IŞIĞI SEN SÖNDÜRMEDİN: Zihnine Sızan O Sese "Dur" De! 23.01.2026 - NEZAKET BİR ZIRH MI YOKSA BİR PARANGA MI? 13.01.2026 - MUTSUZLUK ÜZERİNE 06.01.2026 - KURBANIN VEDASI, İNSANIN DOĞUŞU 25.12.2025 - FAYDANIN GÖLGESİNDE İNSANLIĞIN İNFAZI 12.12.2025 - BİTMEYEN YORGUNLUK: MODERN HAYATIN EN SİNSİ HASTALIĞI 21.11.2025 - Duygusal Çöp Kutusu 18.11.2025 - Kadının Değersizleştirilen Emeği 08.11.2025 - BEN FRANKLİN ETKİSİ 06.11.2025 - Athena: Kıskançlık mı, Otorite mi? 01.11.2025 - İnsanlar Uykudadır, Ölünce Uyanırlar
ad image
ad image