Arama

                                                

BEN FRANKLİN ETKİSİ

Yazar Amine Demir Yazdı: BEN FRANKLİN ETKİSİ

08/11/2025 09:39 | Son Güncelleme : 05/11/2026 15:14 | Amine Demir


BEN FRANKLİN ETKİSİ
ad image
ad image

BEN FRANKLİN ETKİSİ

Hayatımızda kimse kimseyi sevmek zorunda değil. Peki, daha ilginç bir şey söylememi ister misiniz?

Bana karşı düşmanlık besleyen, kin tutan, hoşlanmayan birini, bana dostuymuşum gibi davranmasını sağlayabilirim...

Çünkü Alaaddin'in Sihirli Lambası'na sahibim 😉 Şaka şaka... Nasıl mı?

Aslında kural çok basit, bunun adı "Ben Franklin Etkisi." Birinden sizin için küçük bir iyilik isteyip, o kişiye bunu yaptırdığınızda kafasının karışmasını sağlarsınız. Bu defa sizin için şöyle düşünür: "Ona bu iyiliği yaptığıma göre ondan o kadar da nefret etmiyormuşum."

Evet sevgili okuyucu, bugün köşe yazımda buna yer vermek istiyorum.

Aslında zihnimiz böyle düşünüyor, değil mi?

Beni seviyor çünkü bana iyilik yapıyor ya da tam tersini ele alalım: Bana iyilik yapıyor çünkü beni seviyor. İyilik yaptığın birini zaten seviyor olman gerekiyor.

Aksi halde ortaya çıkan çelişki bizleri rahatsız edip duracaktır. Benjamin Franklin, Pensilvanya meclis üyesi iken aynı mecliste bulunan ve kendisine muhalif fikirleri olan birinin davranışlarından rahatsız olur. Ona bir mektup göndererek kütüphanesinde bulunan nadir bir kitabı ödünç ister. Birkaç gün sonrasında okuduğu kitapla ilgili birkaç övgü dolu cümle ve teşekkür mesajı ile kitabı geri gönderir. Mecliste tekrar karşı karşıya geldiklerinde ise tavırlarının samimi, olumlu yönde büyük değişiklikler gösterdiğini fark eder. Böylelikle uzun yıllar sürecek bir dostluğa adım atmışlardır. Bu da tarihe "Ben Franklin Etkisi" olarak geçer. Bu biraz tuhaf, değil mi? Franklin'e göre: "Size bir iyilik yapan kişi, sizin ona borçlu olmanızdan ziyade size tekrar bir iyilik yapmaya hazır olacaktır."

Bunu birlikte örneklendirelim. Mesela, iş yerinde sizden haz etmeyen o kişiyle aynı ofisi paylaşıyorsunuz ve aranızdaki gerilim anbean katlanıyor. Durumu kontrol altında tutmazsanız, her gün işe gitmek sizin için katlanılmaz sonuçlar doğuracaktır. Artık bir şeyler yapmanın zamanı çoktan gelmiştir. Mesai bitiminde ona şu soruyu sorun: "Bu akşam film izlemeyi planlıyorum, sana danışmak istedim. Harika bir korku filmi önerin var mı? Senin zevkine güvendiğim için sormak istedim, ne önerirsen mutlaka izleyeceğim."

Bu onu tamamen şaşırtacak ve aranızdaki kötü enerjiyi dağıtmaya başlayacaktır. Kendisini size karşı değerli ve yetkili hissettirecek ve size sempati duymaya başlayacaktır.

Sonrasında ise ona şu mesajı atın: "Film tek kelimeyle harikaydı. Gerçekten iyi bir seçim yapmışsın, zevkine hayran kaldım. Tam benim zevkime uygun bir korku filmiymiş." Ertesi gün iş yerine gittiğinizde size karşı bakış açısının değiştiğini, çok daha içten ve samimi davrandığını göreceksiniz. Peki, o süreç nasıl mı ilerleyecek? Öncelikle zihninde bir çatışma meydana gelecek ve beynimiz bu çelişkiyi ortadan kaldırmak için sana karşı olan kötü, olumsuz duygularını azaltarak seninle ilgili içsel algısını değiştirmeye başlayacaktır.

Evet sevgili okuyucu, böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda, huzurunuzu kaçırmaya kadar ileri gidecek kötü muamelelerin önünü kesmek adına harika bir yöntem değil mi (BEN FRANKLİN ETKİSİ)? Düşmanını dost gibi davranmaya zorlayan kural aslında çok basit, değil mi?

Davranışlarıyla duyguları tutarsızlık gösterdiğinde bilişsel bir çelişkiye düşmüş olur. İnsan zihni nefret duygusuyla yardım etmenin iç içe olmasına tahammül edemez ve bu sebeple sana karşı duygularını senin lehine dönüştürecektir ve hatta bir tık daha ileriye götürüp seni sevmeye bile başlayabilir. Bilişsel çelişkisi o kadar rahatsız edici şekle bürünecektir ki, sizden haz etmeyen kişi bu durumu gidermek adına ya davranışını değiştirecektir (kişiye zaten bir iyilik yapmış olmuştur) ya da size karşı olumsuz duygularını tersine çevirecektir. Sonuç olarak kişi kendisinin neden size iyilik yaptığını rasyonelleştirmek adına "Demek ki ben bu kişiden hoşlanıyorum, onu sempatik buluyorum ki ona yardım ettim" düşüncesi ortaya çıkıyor ve zihnindeki uyumsuzluğu giderebiliyor.

Size yapmış olduğu iyilikte davranışını haklı çıkarmak adına duygularını da değiştirmiş oldu. Franklin etkisi sadece bir strateji değil, aynı zamanda derin bir paradoksu barındırır. Sevgi ve güven kazanmanın yolu karşı tarafa vermekten değil, ona bir değer atfedip ondan almaktan geçer. Bu durum, insan doğasının en temel ihtiyacını, yani başka birinin hayatında anlamlı olma arzusunu, ne kadar derinden yansıttığını düşünmeye sevk etmelidir.

Peki sevgili okuyucu, siz de "Franklin Etkisi"ni günlük hayatınızda sıkça dener misiniz?

Sağlıcakla kalın, bir sonraki köşe yazımda görüşmek dileğiyle...

Yazar: Amine Demir

aminedemir@bilgigazetesi.org

 

Etiketler : Amine Demir Yazar Haber Güncel SonDakika KöşeYazısı KöşeYazarı Eğitim İnsan Toplum Tarih
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

22 saat önce
Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.

23 saat önce
Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.

23 saat önce
Yorumlar

Other Posts
04.11.2026 - SON DURAĞIN AYNASI 19.10.2026 - GÜVENDE OLMADAN AĞLAYAMAZSIN 13.10.2026 - ODAK HIRSIZLIĞI: Cevabı Verilmiş Bir Soruyu Bile Yanıtlayamamak 04.10.2026 - Farkındalığın Laneti 26.09.2026 - RUHUN DİNLENME DURAĞI 19.09.2026 - İSİM ERKEKTEN, SOY KADINDAN GEÇER 12.09.2026 - TEBLİGAT ADRESİ BULUNAMAYAN SUÇLU 01.09.2026 - ERKEK EVİNDE KONUŞULAN DİL KADININ SESİ MİDİR? 21.08.2026 - Aptalın Cüreti, Zekanın Felci 10.08.2026 - SABRETME Kİ GEÇSİN!!! 22.07.2026 - PARDON, MASKENİZ DÜŞTÜ! 08.07.2026 - TARİHİN İLK VE EN "YORUCU" FLASH MOB'U: 1518 DANS VEBASI 01.07.2026 - Hakikati Arayan İnsan, Hakikati Yaşayan Ruhlar: Beş Kadim Mühür 23.06.2026 - HER İNSANIN KULAĞIMIZA İLK FISILDADIĞI MELODİ 21.06.2026 - Ne Zaman Bu Kadar Tahammülsüz Olduk? 17.06.2026 - 24 SAATLİK SONSUZLUK: Sayıların Sınırında Bir Ölüm 05.06.2026 - LEYLEKLER VE KARTALLARIN SAVAŞI 27.05.2026 - BAYRAMIN GÖRÜNMEYEN ODALARI 20.05.2026 - "Git ve Al" Saldırganlığı: Modern Zaman Büyücülerine Bir Çift Sözüm Var 04.05.2026 - YALNIZKEN HERKES HAKLIYKEN KALABALIKTA KAYBOLAN DOĞRULARIMIZ? 03.02.2026 - IŞIĞI SEN SÖNDÜRMEDİN: Zihnine Sızan O Sese "Dur" De! 23.01.2026 - NEZAKET BİR ZIRH MI YOKSA BİR PARANGA MI? 13.01.2026 - MUTSUZLUK ÜZERİNE 06.01.2026 - KURBANIN VEDASI, İNSANIN DOĞUŞU 25.12.2025 - FAYDANIN GÖLGESİNDE İNSANLIĞIN İNFAZI 12.12.2025 - BİTMEYEN YORGUNLUK: MODERN HAYATIN EN SİNSİ HASTALIĞI 21.11.2025 - Duygusal Çöp Kutusu 18.11.2025 - Kadının Değersizleştirilen Emeği 08.11.2025 - BEN FRANKLİN ETKİSİ 06.11.2025 - Athena: Kıskançlık mı, Otorite mi? 01.11.2025 - İnsanlar Uykudadır, Ölünce Uyanırlar
ad image
ad image