Mütevazilik ve İnsanlığın Kabullenişi; Lazlar
30/11/2025 18:17 | Son Güncelleme : 16/12/2025 08:54 | Murat Karal
Herkese tarih anlatırsın alçaklık kompleksine sahip kişilere asla.
Ona büyük tarih fazla gelir, o kendi küçük tarihiyle mutlu olduğu gibi o küçük tarihi büyük göstermeye çalışan her uyduruk bilgiye de denize düşüp yılana sarılan gibi sarılır. Kimi küçük topluluklara tarih anlatırken maalesef bu durumları yaşıyorum, o toplumların adını vermeyecem ama bu toplumların tersi olan Lazlar gibi iyi örnek topluluklar da var. Tevazu insanı da toplumları da büyütür, Lazlar buna örnektir.
Karadeniz'in anca yüzde 5'i olmalarına rağmen niye koca Karadeniz'e Laz deniyor sanıyorsunuz. Adamlar mütevazi, adamların kimlik derdi yok. Kimseyi Laz ilan etme zorbalıkları yok, vay biz niye azız niye çoğuz diye bir kompleksleri de yok.
Kibir nasıl Yahudileri tüm yurtlardan nasıl tarih boyu sürdürdüyse Lazlarda tam tersi huy var. Lazların çoğu da zaten senden benden daha Türk. Zaten asıllları da öyledir, Lazlar Canestan'dan kopup geldikleri için tarihte Çanar diye anılan Saka topluluğudur. Bugün Lazcayı incelediğimizde kelimelerin birçoğu sonuna içkimi almaktan ibaret Türkçe kelimedir, Gülüm diyecekse Güliçkimi der, bunun neresi yabancı kelime. Diyeceksiniz ki Lazca sadece Güliçkimi kelimesinden mi ibaret yüzlerce kelime var. ona bakarsanız biz Türkçeden başka dil bilmeyen Artvinlilerin ağzındaki yüzlerce farklı kelimeyi nereye koyacaksınız o zaman. Biz dirseğe titak, alna koş, karna puş, at yavrusuna kurik, it yavrusuna pitik, ayı yavrusuna palax deriz, böyle yüzlerce kelimemiz var. Lazlar Karadeniz'e geleli 2800 yıl geçmiş, farklı konuşmasa anormal olurdu zaten. Yan yana yaşadığımız aynı kültürlü iki komşu köyken biz ''Sana'' deriz komşu köy ''Sena der'', biz 'Kâğıt'' deriz komşu köy ''Kağıt'' der. Komşu köyler böyleyse gerisini düşün.
Güliçkimi ''Gül gibi'' kelimesinin bir ifadesi aslında. Çünkü bizim Artvin'de gibi yerine kimi kelimesi kullanılır, Güliçkimi yani Gül Kimi eşittir Gül Gibi.
Kendisi de bir Laz olan Borçka eşrafından Ahmet Varelci der ki: "Atatürk Lazcayı duyduğunda bu Göktürkçedir" demiştir.
Lazları incelediğimde İskit çalgısı Tulumun ana çalgıları olmasından tutun görünümleri, tavırları ile bir İskit/Kıpçak örneğidirler. Ayrıca Misal Hopa'yı incelediğimizde meşhur Kıpçak boylarından Cordan ve Turut boyunun Laz kimliği altında yörede yaşadığını görebiliyoruz, Lazlık farklı topluluk olsa bu insanların Lazca konuşup Laz gibi yaşaması mümkün müydü? Cordan ve Turut boyu Kıpçakların iki büyük boyudur, o kadar ki bugün Ürdün diye bir ülke varsa kuranlar Kıpçakların Jordan diye geçen Cordan boyudur nitekim halen Ürdün diye yazılırken uluslararası kelime olarak Jordan diye yazılmaktadır ki bu yazılış Kıpçakların Jordan boyuna bire bir uygun yazılıştır. Ürdün'ün Cordan boyu tarafından kurulduğu, Artvin Hopa kökenli Cordan soy adlı tanıdığım Ali Cordan'ın bizzat bana ilettiği bilgidir. Bu Ürdün olayını da rahmetli Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Bener Cordan'dan duyduğunu söyledi. Kendisine bizzat sorduğumda Laz olduğunu, Lazca konuştuğunu ifade etmektedir. Bu kadar Laz kökenli olan, Lazca konuşan biri eğer Kıpçak ise demekki Lazlar bir Kıpçak topluluğudur ve bu örnek sadece bir örneğidir. Kıpçakları da incelediğimizde İskitlerle (Mesket/Saka) aynı halktır. Hopa'da yaşayan bu Kıpçak kökenli Cordan sülalesine Osmanlı imparatorluğu Hopa'dan Rize'nin Pazar ilçesine kadar yönetme yetki beratı verilen 6 belge verilmiş. Bu 300-400 yıllık belgeler maalesef bir yangında yanıp kül olmuş. Hopa'dan Pazar'a kadar olan yerlerde vergi toplama, asayiş sağlama ve devlete asker yollama işine cordan soyu bakarmış. Bu beratın verilme sebebi ise Fatih döneminde Rum ve Gürcü krallıklarının baskısından bıktıkları için Pontus'un fethinde Fatih Sultan Mehmet'in dolayısıyla osmanlının yanında yer almalarındanmış. Eski Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı sonradan Gürcisyan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze Cordan boyu için ''Beyaz Sülale'' tabirini kullanırmış. Beyaz Sülale denme sebebi eskiden küçük prensliklere verilen ünvan olmasından. Bolşevik İhtilali ile birlikte Fransa'ya kaçıyorlar, kalanların büyük bölümü ya öldürülüyor ya da kendini saklayarak günümüze kadar gelmiş. Tiflis'tekilerin kendini gizlediği ordan gelenlerin aktardığı bir bilgi imiş. Of'ta bu Kıpçaklardan çok var ama soyadını değişmiş, Samsun'da da çok ama tanınmamak için onlar da soyadını değişmiş. Şu an sülalenin en başındaki olanların torunları paris'te bir şatoda yaşıyorlarmış. Paragraftaki Cordan sülalesi ile ilgili bu özel ve hiçbir yerde bulunmayan bilgiler Ali Cordan'dan aktarılmıştır.
Yöresel tarih kitaplarına baktığımızda Şahver Karasüleymanoğlu'nun yazdığı yöremizle alakalı kitapta Lazların Şavşat Cevizli Köyünde bizim Nakelev dediğimiz mıntıkada yaşarken daha sonra göç ettikleri geçer. Resmi tarihte hiç bilinmeyen bu bilgi çok anlamlıdır çünkü Şavşat Cevizli Köyü tarihte Tibet olarak geçen bir köydür ve Tibet Kilisesi adlı 1126 yıllık tarihi Türk kilisesi bu köyde bulunur. Bu niye mi önemli? Çünkü en değerli eser en önemli yere yapılır, Tibet, Mesket Türklüğünün bölgeye gelişinin 2800 yıllık şahidi bir köydür. Eğer burda yaşamışsan o büyük tarihle, İskitlerle bağın var demektir. Nitekim biz İskit torunları dedelerimizin 2800 yıllık hatırası olarak hala o yerde yaşıyoruz.
Murat Karal
Araştırmacı Tarihçi
Bunlar da ilginizi çekebilir
Yılın Kelimesi: “Parasosyal”
Yazar Evin Kalçık Yazdı: Yılın Kelimesi: “Parasosyal”
16 saat önce"EBRU YAZICI'NIN ÖNGÖRÜLERİ TUTTU! BİLGİ GAZETESİ KÖŞE YAZARI ENERJİYİ ANLATTI."
Bilgi Gazetesi Köşe Yazarı ve Biyoenerji Uzmanı Ebru Yazıcı, televizyon programlarına konuk olarak enerji çalışmaları, ilişkiler ve dikkat çeken öngörüleriyle gündeme geldi.
17 saat önceAsgari Ücret Tespit Komisyonu Toplandı: Gözler 18 Aralık'taki İkinci Görüşmede
Doğrudan yaklaşık 7 milyon çalışanı ilgilendiren 2026 yılında geçerli olacak yeni asgari ücreti belirleme süreci resmen başladı.
17 saat önce

