Arama

                                                

5126 Kez Başarısız Sonuçlanan Denemenin Ardından Gelen Keşif

Yazar Uğur Kıymaz Yazdı: 5126 Kez Başarısız Sonuçlanan Denemenin Ardından Gelen Keşif

21/12/2025 13:47 | Son Güncelleme : 05/11/2026 15:52 | Uğur Kıymaz


5126 Kez Başarısız Sonuçlanan Denemenin Ardından Gelen Keşif
ad image
ad image

5126 Kez Başarısız Sonuçlanan Denemenin Ardından Gelen Keşif

1970’lerin sonu…
İngiltere’de sıradan bir ev.
Evin hanımı elektrikli süpürge ile evini süpürüyor. Ama mutsuz…
Çünkü süpürge artık sahibine katlanılmaz sorunlar yaratmaya başlamıştı.

Her kullanımdan kısa süre sonra çekiş gücü düşüyor,
toz torbasının dolmasıyla makine neredeyse işlevsiz hale geliyordu.

Öyle büyük bir problem değildi aslında.
Milyonlarca insan bunu yıllardır normal kabul ediyordu zaten.

Ama bir kişi hariç. O evin erkeği James.

Jamessanat eğitimi almış, mühendislik bilgisine sahip, meraklı, inatçı bir adamdı. Karısının her gün yaşadığı bu probleme çözüm bulmak için işe koyuldu.

Evinin bahçesinde, marangoz atölyelerindeki siklon ayırıcılardanilham aldı.
Bu makineler havayı spiral şeklinde döndürerek tozu havadan ayırıyordu.
Hiçbir torba gerekmiyor, hiçbir tıkanma yaşanmıyordu.

James’in aklına basit bir fikir geldi:

“Aynı mantığı bir elektrik süpürgesine uygulasak ne olur?”

İlk prototip… başarısız.

İkincisi… başarısız.
Onuncusu… hâlâ başarısız.
Yüzüncüsü… binincisi…

Bu süreç aylar değil, yıllar sürdü.

Tarih: 1979 – 1984
Deneme sayısı: 5.126
Evet, tam beş bin yüz yirmi yedi prototip.

Her başarısız denemede borular değişti, filtreler değişti, açılar değişti, hava akımı hesapları değişti.

Ve tüm bunlar nerede mi yapıldı?

James’in evinin yakınındaki küçük bir hangarda, son derece mütevazı bir atölyede.
Üstelik o dönemde James; tüm parasını bu prototiplere harcıyor, evinin ipotek borcu giderek artıyor, resim öğretmeni olan eşinin kazandığı üç kuruşla ailesini geçindirmeye çalışıyor ama asla projesinden vazgeçmiyordu.

James sabrının ödülünü 5.127’inci denemesinde aldı. Başarmıştı!.. Sonunda, asla tıkanmayan, motor gücü hiç düşmeyen ve torba gerektirmeyen bir süpürge yapmıştı.

Ancak bu kez de onu bekleyen başka bir sorun vardı; kimse fikrine yatırım yapmıyordu. İngiliz üreticiler James’in torbasız süpürge fikrine, “Torbasız süpürge mi olur? Torba satışı bizim en büyük gelirimiz!” deyip onu reddetmişlerdi.

Bu reddediliş projenin kaderini değiştirdi.
Çünkü bu sayede James çözümü başka bir ülkede buldu:Japonya.

Japonlar, teknolojiyi seven ve yenilikten korkmayan bir pazardı.
James, G-Force adlı ilk torbasız süpürgeyi Japonya’da piyasaya sürdü.
Ciddi bir başarı elde etti.

Bu başarı, James’a kendi şirketini kuracak sermayeyi sağladı.
Ve 1993’te İngiltere’de kendi fabrikasını açtı.

O günlerde kimse şunu tahmin etmiyordu:Süpürge torbasından vazgeçmek,
sadece bir temizlik alışkanlığını değil,tüm bir sektörün iş modelini değiştirecekti.

Bir adamın vazgeçmeyişi, mücadelesi, inancı sonucu oldu tüm bunlar.

O adam bugün herkesin tanıdığı James DYSON.

James’in şirketi Dyson bugün;

  • Dünyanın en çok satan premium süpürge markası
  • Saç kurutma cihazlarında devrim yaratan bir teknoloji firması
  • Havayı temizleyen, gürültüyü azaltan, enerji tasarrufunu artıran sistemlerin yaratıcısı
  • 10 binden fazla çalışanı olan dev bir şirket

James bir röportajında, kişinin hayatında yaşadığı başarısızlıkların önemini vurguladı, "Doğrusunu yapmadan önce elektrikli süpürgemin 5127 prototipini yaptım ve 5126 tanesi başarısız oldu. Ama her birinden bir şeyler öğrendim. Bu şekilde çözümü buldum. Bu yüzden başarısızlığı umursamıyorum. Her zaman okul çocuklarının yaptıkları başarısızlık sayısına göre değerlendirilmesi gerektiğini düşündüm. Sonuca ulaşmak için garip şeyler deneyip başarısız olan çocuk muhtemelen daha yaratıcıdır."

Bize geriye kalan:

Hemen herkesin, emek harcamadan her şeyin kolayına kaçmaya çalıştığı günümüzde çok rastlanılmayan kavramlar; pes etmemek,sabretmek, azmetmek ve mücadeleden vazgeçmemek…Dört elle sarılmamız gereken, çocuklarımıza öğretmemiz gereken temel değerler.

Yazar Uğur Kıymaz

ugurkiymaz@bilgigazetesi.org

Etiketler : Yazar Uğur Kıymaz KöşeYazısı KöşeYazarı İnsan Toplum Teknoloji SonDakika
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

23 saat önce
Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.

23 saat önce
Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.

23 saat önce
Yorumlar

Ahmet

"Harika bir yazı kaleme almışsınız Uğur Bey, kaleminize sağlık. Günümüzde herkes kısa yoldan başarıya ulaşmanın peşindeyken; 5126 kez yanılmayı bir 'kaybediş' değil, 'öğreniş' olarak gören bu irade öyküsü hepimize ders niteliğinde. Özellikle başarısızlığın yaratıcılığı beslediği vurgusu çok kıymetli. Sabretmeyi ve azmetmeyi çocuklarımıza anlatırken bu hikayeyi mutlaka kullanmalıyız."

10 ay önce
Kenan

"Başarının sadece yetenekle değil, asıl 'vazgeçmemekle' ilgili olduğunu hatırlatan muazzam bir yazı olmuş. 5127'nci denemedeki o zafer, aslında 5126 hatanın toplamıdır. Uğur Kıymaz'ın bu ilham verici tespiti ve emeği için teşekkürler. Pes etmemenin gücünü bir kez daha iliklerimize kadar hissettik."

10 ay önce
Safiye

"Uğur Bey'in 'çocukların başarısızlık sayısına göre değerlendirilmesi' gerektiği yönündeki tespiti, eğitim sistemimiz üzerine düşünmemiz gereken en önemli nokta. Hata yapmaktan korkan değil, hatasından ders çıkarıp 5127. kez ayağa kalkan nesillere ihtiyacımız var. Kaleminize sağlık, çok ufuk açıcı bir köşe yazısı olmuş."

10 ay önce
Other Posts
03.02.2026 - Netflix: DVD Gönderen Bir Şirket Nasıl Hollywood’u Yendi? 16.01.2026 - Kapitalizmi eleştiren OYUN, kapitalizmin nasıl sembolü oldu? 08.01.2026 - Yine ısrar!.. Yine Mücadele!.. Ve yine başarı!.. 28.12.2025 - Bir kimyagerin elinden çıkan ilacın, dünyanın en meşhur içeceğine dönüşme öyküsü 21.12.2025 - 5126 Kez Başarısız Sonuçlanan Denemenin Ardından Gelen Keşif 07.12.2025 - Halkın Arabası 26.11.2025 - Çuvaldan Çıkan Marka 16.11.2025 - İğneye Yön Veren Adam 10.11.2025 - Atam 02.11.2025 - Kardeş Kavgasından Çıkan Markalar 30.10.2025 - Bir Çocuğun Rüyası 28.10.2025 - Bir Cumhuriyet Kızı: Hayriye 26.10.2025 - Ölçüyoruz Ama Yaşamıyoruz: Zaman 23.10.2025 - Yaşamın en güçlü tanığı: Fotoğraflar 19.10.2025 - Parmak Uçlarında Bir Dünya 16.10.2025 - Bir Adamın Merhametinden Doğan Oyuncak 14.10.2025 - Yasın Zarafetinden Doğan Moda 12.10.2025 - İnsanlığın Yeni Köleleri: ROBOTLAR 10.10.2025 - Altın Plak: İnsanlığın Kozmik Sırları 08.10.2025 - İskenderiye Kütüphanesi:İnsanlık Hafızasının Yok Oluşu 06.10.2025 - Kürk Mantolu Türkler 02.10.2025 - Kaybolan ve Unutulan Meslekler 30.09.2025 - Kayıp Kütüphaneler: Yüzyıllar Boyunca Yok Olan Kitapların Hikâyesi 28.09.2025 - Atatürk’ün Bilinmeyen Kitap Tutkusu: Bir Liderin Zihninin Kütüphanesi 26.09.2025 - KAÇAN BİR BAŞKA FIRSAT: TEKNOLOJİ 23.09.2025 - Neşe: Ruhun En Güçlü İlacı. Eğer bulabilirsek... 21.09.2025 - Geleceğimizin Hafızası: Yaşlılarımız 19.09.2025 - Türk müziğinde şifa anlayışı: Selçuklu’dan günümüze 16.09.2025 - İyilik Bulaşıcıdır: Beynin Sosyal Ayna Nöronları 14.09.2025 - Renklerin Gizli Dili 12.09.2025 - Koku Hafızası: Burnumuzdaki Zaman Makinesi 10.09.2025 - İhanet: İnsanlığın En Eski Düşmanı 08.09.2025 - Özgürlüklerin Karşısında Yasakların Acziyeti 06.09.2025 - Osmanlı'da Çikolata Yasağı: Tatlı Bir Tehdit
ad image
ad image