Yasın Zarafetinden Doğan Moda
Yazar Uğur Kıymaz Yazdı: Yasın Zarafetinden Doğan Moda
14/10/2025 17:42 | Son Güncelleme : 05/11/2026 19:03 | Uğur Kıymaz
Yasın Zarafetinden Doğan Moda
Birinci Dünya Savaşı’ndan on yıl kadar önce.
Yer, Paris. Belle Époque denilen, sanatta, modada ve düşüncede büyük bir özgürlük dönemi yaşanıyor. Sokaklarda operalardan yükselen müzik, at arabalarının gürültüsüne karışıyor; kafelerde ressamlar, yazarlar, modacılar hayallerini konuşuyor.Şehir canlı, kültürel olarak üretken. Kadınlar yavaş yavaş toplumsal alanda görünür olmaya başlıyor. O kadınlardan biri, küçük bir şapka dükkânı işletiyor; elleriyle biçiyor, dikiş dikiyor, tasarladığı sade modellerle farklı olmaya çalışıyordu.
Bir gün dükkânına, İngiliz bir centilmen uğradı. Arthur Capel adında,çevresinde iş insanı, entelektüel, politikacı ve polo oyuncusu olarak tanınan biriydi. Kadının fikirlerinden etkilendi; onun özgün çizgisini hemen fark etti. Zamanla aralarında dostluğa, sonra da daha derin bir bağa dönüşen bir ilişki başladı. Capel, ona inanıyordu. Dönemin erkek egemen iş dünyasında bir kadının ayakta kalmasını istiyordu. Ona atölye kurması için maddi manevi destek oldu, fikirlerini cesaretle savunması için de hep yanında durdu.
Birlikte geçirdikleri yıllar, hem çalışarak hem de hayatı paylaşarak geçti. Paris ile Deauville arasında seyahat eder, uzun akşam yemeklerinde modadan, yaşamdan, özgürlükten söz ederlerdi. Kadın için Capel sadece bir sevgili değil, bir aynaydı. Onunla konuşurken kendi hayallerinin sınırlarını daha net görüyordu.
Sonra bir gün, Noel’e günler kala bir haber geldi. Capel, Fransa kıyılarında geçirdiği bir araba kazasında hayatını kaybetmişti. Kadın o günden sonra sessizleşti. Aylar boyunca sadece siyah giydi. O dönemde Fransa’da siyah, yalnızca yas tutan kadınların rengiydi. Ama bu kadın, kendi diktiği sade bir elbiseyle o rengi farklı bir biçimde taşımaya başladı.Ne danteli vardı ne süsü. Kumaşı sıradandı. Fakat şehrin kadınları o sadeliğe bayıldı. Bu elbise, renklerin değil çizginin, gösterişin değil duruluğun önemini anlatıyordu. Zamanla Paris sokaklarında siyah elbiseler çoğaldı.
Vogue dergisi bu yeni tarzı sayfalarına taşıdı. “Bu elbise modanın Ford’u olacak” diye yazdılar. Yani sade, ulaşılabilir ama şık bir devrimdi bu. Küçük siyah elbise, kısa sürede dünyanın her köşesine yayıldı. Artık kadınlar siyah giyerken sadece yas tutmuyor, kendi duruşlarını da ifade ediyordu.
Ve o sade elbisenin arkasında, sevdiği adamı bir kazada kaybettikten sonra hayatına devam etmeyi seçen bir kadın vardı.
Bugün hâlâ bir davete giderken dolaptan çıkarılan o küçük siyah elbise, aslında o kadının hikâyesinin izini taşır.
O kadının adı Gabrielle “Coco” Chanel’di.
Not: Bazı kaynaklarda 1930’da Atatürk’ün Türk Silahlı Kuvvetlerinin üniformalarını Coco Chanel’e tasarlattığı ve 80’li yıllara kadar o üniformaların kullanıldığı söylenir. Ancak bunu ispatlayacak tarihsel bir kayıt bulunamamıştır. Belki de bu söylenti, dönemin Avrupa modasının Türkiye’deki modernleşme sürecine etkisinden kaynaklanmış olabilir.
Yazar Uğur Kıymaz
Bunlar da ilginizi çekebilir
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.
2 saat önceFenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.
3 saat önceSON DURAĞIN AYNASI
Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI
1 gün önce


