Arama

                                                

Atam

Yazar Uğur Kıymaz Yazdı: Atam

10/11/2025 08:00 | Son Güncelleme : 05/11/2026 14:35 | Uğur Kıymaz


Atam
ad image
ad image

Atam

Biliyorsun seninle ara sıra dertleşirim. Kararsız kalıp bocaladığımda, çaresiz kalıp sıkıştığımda sığındığım bir liman oldun hep.

Senin de kaderin buymuş be Atam. Sıkışan sana geliyor, medet umuyor. E bunda senin de az payın yok değil hani. Sen alıştırdın bizi buna…

Neyse neyse, bugün dertleşmeye gelmedim. Biraz hasetlik, az biraz da hayranlık duyduğum bir durumdan bahsedeceğim sana.

Tamam, anlıyorum, sen bu ülke için normal olmayan şeyler yaptın. Öyle her babayiğidin cesaret edemeyeceği işlere kalkıştın. Kararlılıkla ve korkusuzca ilerledin doğru bildiğin yolda. Etrafındakiler ve halk da senin bu dirayetine inanıp ardın sıra yürüdüler ve zaferden zafere koştunuz hep birlikte. Tamam.

Ha ondan sonra da cepheden cepheye koşan o büyük komutan gitti, yerini devrimler yapan, vizyonu ve misyonu olan, siyasetçi-bilim insanı-öğretmen-iş insanı karışımında biri olarak karşımıza çıktın ve yine inanılmaz işlere imza attın. Geleceğe olan inancını yitirmiş, harap ve bitap haldeki yurdu medeni, aydın, çağdaş, laik bir ülkeye dönüştürdün. Refaha çıkmaları için temeller attın. Bu da tamam.

Yetmedi, onlara hedefler koydun. Senden sonrası için önlerine çıkacak engelleri dahi gösterdin ve ne yapmaları, nasıl yapmaları gerektiğine kadar anlattın. Bunu da anlıyorum.

Anlıyorum da anlamadığım yer; yüz yıl… neredeyse koca bir yüz yıl geçmiş, bugün ölüm yıldönümün diye hala ama hala insanlar göz yaşı döküyor. İşte bunu anlamıyorum. Nasıl ya? Nasıl oluyor bu? Nedir bunun sırrı? Dedim ya biraz kıskançlıkla, biraz da hayranlıkla izliyorum bunu.

Ya geçen gün haberlerde gördüm, bir yerde bir sosyal deney yapmışlar. Havada asılı duran bir Türk bayrağını özellikle sallandırıp aşağı düşecek gibi yapıyorlar. O anda bunu gören sokaktan geçen vatandaşlar nasıl koşturup yere değmesin diye çaba sarf ediyorlar görmeliydin. Nasıl becerdin be Atam milyonları tek bir bayrak altında toplamayı? Hadi onu yaptın, fotoğrafına, maketine, heykeline bunca zaman sonra bile, dünyada hiçbir liderin, önderin sahip olamadığı o saygıyı nasıl kazandın Atam?

Üstelik bu sevgi ve saygı yıllar geçtikçe azalacağına tam tersi büyüyor. Düşün… Bilmem kaç göbekten torunların, seni bir yerde gördüklerinde yüzleri gülüyor,fotoğraflarını öpüyorlar. Yahu öz dedelerini görünce o kadar sevinmiyor o veletler. Ne yaptın o çocuklara be Atam?

Bak mesela bugün? Milyonlar kabrine ziyarete geldi. İlginç değil mi? Oraya gelen insanlar acaba kaybettikleri yakınlarının mezarlarına her sene ziyarete gidiyorlar mıdır? Üstelik seni hiç görmedi bu insanlar. Oysa o yakınları ile bir hayat geçirmişlerdi. Yahu bırak Ankara’da yaşayan insanları, Ağrı’dan, Muğla’dan, Tekirdağ’dan hatta hatta Amerika’dan, Avustralya’dan gelenler bile var sırf bugün için. Hatta sabah dokuzu beş geçe bütün Türkiye bir anlığına durdu. Trafik durdu, makineler durdu, sokaklarda, caddelerde, şehirlerde, tarlalarda, her yerde insanlar ellerindeki işi bıraktı ve saygı duruşuna geçti. Kendi ana-babalarının ölüm yıldönümünde bile göz yaşı dökmeyen milyonlarca insanın senin ölüm yıldönümünde kiminin gözü yaşardı, kimi bir damla, kimiyse hüngür hüngür…

 Ne için? Yüz yıl önce, bir ülke için birçok şey yapmış olan ve 87 yıl önce göçüp gitmiş bir adam için. Yok arkadaş, bunda başka bir iş var. Kusura bakma Atam ama sırf bu yüzden birine böylesine bir sevgi beslenemez.

Hem öyle bir sevgi ki bu -Atilla İlhan’a selam olsun-, “adın mıh gibi kazınmış aklımıza”. Hiç çıkmıyor, çıkarılamıyor ve sonsuza kadar da çıkmayacak gibi duruyor.

Umarım bu durumunu kıskananlara da kızmıyorsundur. Birazcık da olsa haklı değiller mi? Kendilerince halkları için onca şey yapmış, senden önce ve senden sonra hayata gelmiş pek çok lider sana bahşedilen bu mertebenin yanına bile yaklaşamadı. Bu bir insanoğlunun erişebileceği en yüksek makamlardan biri. Kıskanmayacak da ne yapacaklar.

Ben mi? Yok Atam, bakma söze öyle başladığıma. Ben hasetle değil, hayranlıkla sana bakanlardanım. En çok da neye hayranım biliyor musun? Malum, insanoğlunun en tabi özelliklerinden biridir ben merkezci oluşu. Önce kendisi ve ailesidir. Yaşam konforu her çağda insanın önceliği olmuştur. Oysa sen, bütün hayatını milleti için vakfeden biri olmayı tercih etmişsin.Bu adanmışlık… Ne diyebilirim ki…

Bu aralar kulağına bir takım olumsuz haberler gelebilir. İşte “Türkiye senin hayalini kurduğun ülke değil artık, senin yolundan saptılar, insanlar şöyle oldu böyle oldu” derlerse inanma onlara. Bilirsin, her ülkede ara sıra çalkantılar olur.Bizde şu an olan da bu.

Ne demiştin gençliğe hitabende? “Bir gün gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.” Bizi uyarmış üstüne de eklemiştin, “Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” Biz bunu unutmadık Atam merak etme. O kan halen damarlarımızda dolaşıyor. Bizi bir arada tutan çimentoyu döktüğünden beri dağılmadık, dağılmayacağız. Gerektiğinde birliğimizi ve dirliğimizi korumak için de başvuracağımız şey yine o kan olacaktır.  

Ayrıca sen de pek tabi bilirsin ki; bu millet feraset sahibidir. Kazanımlarını öyle kolay kolay kaybetmez. Baksana, seni bu kadar seven, sayan bir halk, senin çizdiğin yoldan hiç sapar mı? Ara sıra yoldan çıkanları da kolundan tutup, “Hooop hemşerim nere gidiyon?” diyecektir hatta demektedir. Hiiiiç endişe etme,top yekun aynı çizgiye gelme günleri yakındır. Sen, seni kandırıp üzmeye çalışanlara kulak asma emi.

Yani, merak etme derken, “gözün arkada kalmasın, biz iyi olacağız” anlamında söyledim. Yoksa yokluğun hala kapanmamış bir yara gibi. Keşke bizimle olsaydın. Keşke elini öpebilsek, başımızı omzuna dayayabilseydik.

Ülkece seni çok ama çok özledik. Seni ebediyen seveceğiz.

Yok Atam ağlamıyorum. Gözüme bir şey kaçtı.

Yazar Uğur Kıymaz

ugurkiymaz@bilgigazetesi.org

 

 

 

 

Etiketler : Uğur Kıymaz Yazar Atatürk 10Kasım Yas Matem
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

22 saat önce
Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.

22 saat önce
Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.

22 saat önce
Yorumlar

Other Posts
03.02.2026 - Netflix: DVD Gönderen Bir Şirket Nasıl Hollywood’u Yendi? 16.01.2026 - Kapitalizmi eleştiren OYUN, kapitalizmin nasıl sembolü oldu? 08.01.2026 - Yine ısrar!.. Yine Mücadele!.. Ve yine başarı!.. 28.12.2025 - Bir kimyagerin elinden çıkan ilacın, dünyanın en meşhur içeceğine dönüşme öyküsü 21.12.2025 - 5126 Kez Başarısız Sonuçlanan Denemenin Ardından Gelen Keşif 07.12.2025 - Halkın Arabası 26.11.2025 - Çuvaldan Çıkan Marka 16.11.2025 - İğneye Yön Veren Adam 10.11.2025 - Atam 02.11.2025 - Kardeş Kavgasından Çıkan Markalar 30.10.2025 - Bir Çocuğun Rüyası 28.10.2025 - Bir Cumhuriyet Kızı: Hayriye 26.10.2025 - Ölçüyoruz Ama Yaşamıyoruz: Zaman 23.10.2025 - Yaşamın en güçlü tanığı: Fotoğraflar 19.10.2025 - Parmak Uçlarında Bir Dünya 16.10.2025 - Bir Adamın Merhametinden Doğan Oyuncak 14.10.2025 - Yasın Zarafetinden Doğan Moda 12.10.2025 - İnsanlığın Yeni Köleleri: ROBOTLAR 10.10.2025 - Altın Plak: İnsanlığın Kozmik Sırları 08.10.2025 - İskenderiye Kütüphanesi:İnsanlık Hafızasının Yok Oluşu 06.10.2025 - Kürk Mantolu Türkler 02.10.2025 - Kaybolan ve Unutulan Meslekler 30.09.2025 - Kayıp Kütüphaneler: Yüzyıllar Boyunca Yok Olan Kitapların Hikâyesi 28.09.2025 - Atatürk’ün Bilinmeyen Kitap Tutkusu: Bir Liderin Zihninin Kütüphanesi 26.09.2025 - KAÇAN BİR BAŞKA FIRSAT: TEKNOLOJİ 23.09.2025 - Neşe: Ruhun En Güçlü İlacı. Eğer bulabilirsek... 21.09.2025 - Geleceğimizin Hafızası: Yaşlılarımız 19.09.2025 - Türk müziğinde şifa anlayışı: Selçuklu’dan günümüze 16.09.2025 - İyilik Bulaşıcıdır: Beynin Sosyal Ayna Nöronları 14.09.2025 - Renklerin Gizli Dili 12.09.2025 - Koku Hafızası: Burnumuzdaki Zaman Makinesi 10.09.2025 - İhanet: İnsanlığın En Eski Düşmanı 08.09.2025 - Özgürlüklerin Karşısında Yasakların Acziyeti 06.09.2025 - Osmanlı'da Çikolata Yasağı: Tatlı Bir Tehdit
ad image
ad image