Kürk Mantolu Türkler
Yazar Uğur Kıymaz Yazdı: Kürk Mantolu Türkler
06/10/2025 17:27 | Son Güncelleme : 05/11/2026 17:56 | Uğur Kıymaz
Kürk Mantolu Türkler
Sabahattin Ali’nin meşhur romanı “Kürk Mantolu Madonna” zaman zaman Amerikalı şarkıcı Madonna ile karıştırılsa da -ki o roman, Madonna 1958 de doğmadan 15 sene önce 1943 de yayınlanmıştır- bizim bugünkü yazımızın içeriğinin ikisi ile de bir ilgisi yoktur.
1950’lerin başıydı. Bulgaristan’da Türk olmak, bir kimlik değil, bir suç sayılmaya başlanmıştı. İsimler değiştiriliyor, camiler kapatılıyor, Türkçe konuşmak dahi yasaklanıyordu. Ve sonra o karar geldi: Gidebilirler!
Ama bir şartla: Yanlarına sadece üzerlerindeki kıyafetleri alabileceklerdi.
Bu yüzden yola çıkan kadınlar, üzerlerine bulabildikleri en değerli giysileri giydiler. O kürk mantolar, şıklığın değil, çaresizliğin sembolüydü. Çünkü onlar o kürkleri moda olsun diye değil, hayatta kalabilmek için giymişlerdi.
Zengin değillerdi; yalnızca akıllıydılar. Evlerini, tarlalarını, eşyalarını geride bırakırken, kalan son paralarıyla birer kürk aldılar. Bulgar yetkililer parayı, altını, gümüşü geçirmeye izin vermiyordu; ama kimse bir kadının sırtındaki mantoyu saymıyordu. O mantolar Türkiye’ye vardıklarında satılacak, yeni bir hayata tutunmak için sermaye olacaktı.
LIFE dergisinin 1950 yılında Edirne Garı’nda çektiği fotoğraflar, bu dramın sessiz tanığıdır. Kalabalığın ortasında bir tren, trenin önünde yüzlerinde şaşkınlık ve umut karışımı ifadeler taşıyan kadınlar… Üzerlerinde kürk mantolar, yanlarında birkaç bohça, kucaklarında çocuklar…
Dünya basını bu görüntülere “TheFur-Coated Turks” (Kürk Mantolu Türkler) başlığını attı. Bizim hafızamızda ise o kareler, “çaresizlikler içindeki onurlu bir göçün” simgesi olarak kaldı.
Kürkler, o gün sadece soğuktan değil, yokluktan da koruyordu.
Bir zamanlar sahip oldukları hayatın son hatırasıydı.
Bir devrin kapanışı, bir kimliğin göçüydü.
Türkiye’ye geldiklerinde ise onları bambaşka zorluklar bekliyordu. Dil aynı olsa da kültürel uyum kolay değildi. Çalışma hayatına tutunmak, barınacak bir yer bulmak, çocuklarını okutmak… Yine de bu insanlar, geldikleri topraklara kök salmayı başardılar. Şimdilerdeyse pek çoğumuzun komşusu, dostu, hatta akrabası bu göçün çocuklarıdır.
Bugün o fotoğraflara baktığımızda, kürk mantoları değil, bir zulmü ve buna karşın bir halkın zekâsını, direncini, hayatta kalma içgüdüsünü görürüz. Çünkü bazen bir giysi, bir ulusun hafızasında yer eden en sessiz direniş biçimidir.
Yazar Uğur Kıymaz
Bunlar da ilginizi çekebilir
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.
1 saat önceFenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.
2 saat önceSON DURAĞIN AYNASI
Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI
1 gün önce


