Arama

                                                

Ödünç Alınan Hayatlar

Yazar Soner Atabek Yazdı: Ödünç Alınan Hayatlar ve Sosyal Medyanın Aynasındaki Sahtelikler

16/04/2025 06:35 | Son Güncelleme : 05/11/2026 17:55 | Soner Atabek


Ödünç Alınan Hayatlar
ad image
ad image

Ödünç Alınan Hayatlar ve Sosyal Medyanın Aynasındaki Sahtelikler

Bursa'nın kalabalık sokaklarında yankılanan bir siren sesi, bir anlığına hayatın telaşını kesiyor. Belki bir kaza, belki bir acil durum… Ama asıl acil durum, Osho'nun yıllar önce haykırdığı gibi, her birimizin içinde sessizce büyüyen, ödünç alınmış bir kimlikle yaşamamız. "Ödünç alınmış her şey yakılmalıdır," diyordu bilge adam. Bugün, sosyal medyanın parıltılı dünyasında bu sözler, neon ışıkları altında çürüyen bir gerçeği daha da acı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Sosyal medya platformlarında her gün binlerce "mükemmel" hayat sergileniyor. Filtrelerle kusursuzlaştırılmış yüzler, lüks restoranlarda çekilmiş gurme yemek fotoğrafları, egzotik tatil beldelerinden paylaşılan "anı"lar… Hepsi birer illüzyon, birer ödünç alınmış mutluluk gösterisi. Tıpkı çocukluğumuzda dayatılan "başarılı olmalısın", "uslu durmalısın" kalıpları gibi, sosyal medya da bize nasıl görünmemiz, ne düşünmemiz ve ne hissetmemiz gerektiğine dair görünmez sınırlar çiziyor.

Bir arkadaşımızın yeni aldığı lüks arabanın fotoğrafının altına yazdığımız "Harika seçim!" yorumu ne kadar samimi? Yoksa içten içe duyduğumuz kıskançlığı bastırmak için mi söylüyoruz? Ya da bir influencer'ın "mucizevi" zayıflama çayını överkenki coşkusuna gerçekten inanıyor muyuz, yoksa sadece popüler kültüre ayak uydurmaya mı çalışıyoruz? İşte psikolojik sömürünün en sinsi yüzü burada beliriyor: Kendimiz olmaktan vazgeçip, başkalarının bize dayattığı, ödünç alınmış rolleri benimsemek.

Osho'nun "Tüm anne babalar saldırgandır ve tüm eğitim sistemleri saldırgandır çünkü onlar seni insan yerine koymazlar, sen onların gözünde bir nevi kobaysın," sözleri bugün de geçerliliğini koruyor. Çocuklarımızı kendi ideallerimize, kendi yarım kalmış hayallerimize göre şekillendirmeye çalışmıyor muyuz? Onların özgün yeteneklerini keşfetmelerine, kendi yollarını çizmelerine ne kadar izin veriyoruz? Eğitim sistemi, ezberci ve tek tipçi yapısıyla, bireysel farklılıkları ne kadar göz önünde bulunduruyor?

Sosyal medyada da benzer bir dayatma söz konusu. Herkes "en iyi" versiyonunu sergilemek zorunda hissediyor. Beğeni ve takipçi sayısı, sanal dünyadaki değerimizin ölçütü haline geliyor. Kendi iç sesimizi dinlemek yerine, algoritmanın bize sunduğu "doğrulara" göre hareket ediyoruz. Farklı düşünmek, aykırı olmak cesaret isterken, sürüye katılmak ve onaylanmak çok daha kolay geliyor.

Osmanlı'dan Cumhuriyete geçişte yaşanan yüzeysel değişimlere yapılan gönderme, sosyal medya çağında daha da anlam kazanıyor. Platformlar değişiyor, trendler yenileniyor ama özündeki "beğenilme" ve "kabul görme" ihtiyacı aynı kalıyor. Tıpkı padişahlık gitse de zihniyetin devam etmesi gibi, fiziksel sınırlar kalksa da sanal dünyada yeni prangalar oluşuyor.

Gerçek devrim, Osho'nun dediği gibi, psikolojik olanda gerçekleşmeli. Kendimize dayatılan, ödünç alınmış tüm inançları, yargıları ve rolleri yakmalıyız. Sosyal medyanın sahte parıltısına aldanmadan, kendi iç dünyamıza dönmeli, gerçek benliğimizi keşfetmeliyiz. Başkalarının bize verdiği sıfatlara, makam ve mevkilere değil, özümüzdeki insana saygı duymalıyız. Ancak o zaman, sosyal medyanın bir sömürü aracı olmaktan çıkıp, gerçek bağlantılar kurabileceğimiz, özgünlüğümüzü ifade edebileceğimiz bir alana dönüşme potansiyeli taşıyabilir.

Unutmamalıyız ki, gerçek güzellik filtrelerde değil, kusurlarımızda saklıdır. Gerçek mutluluk, başkalarının beğenisinde değil, kendi iç huzurumuzdadır. Ve gerçek insanlık, ödünç alınmış maskeleri bir kenara bırakıp, çıplak ve savunmasız bir şekilde "ben buradayım" diyebilmektir. Belki de sosyal medyaya bir "reset" atmanın, ödünç alınmış beğenilerden ve sahte kimliklerden arınmanın zamanı gelmiştir. Tıpkı Osho'nun yıllar önce fısıldadığı gibi: "Ödünç alınmış her şey yakılmalıdır."

Yazar: Soner Atabek

 

Etiketler : Soner Atabek Yazar Köşe Yazarı KöşeYazısı SonDakika Haber
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

1 saat önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

2 saat önce
SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

1 gün önce
Yorumlar

Sevilay

MERMİLER SEKSİN BU ALEMDE TEKSİN MÜDÜRÜM inşallah güzel yüreğinizle birilerine ses olursunuz

1 yıl önce
Şadiye Neşe URAL

Başkanım bir kaç gün önce aynı şeyi düşünmüştüm"Şu İnternet ortamındaki tüm bilgi belge ne varsa toptan silinse hayata yeniden başlasak"

1 yıl önce
Şadiye Neşe URAL

Başkanım bir kaç gün önce aynı şeyi düşünmüştüm"Şu İnternet ortamındaki tüm bilgi belge ne varsa toptan silinse hayata yeniden başlasak"

1 yıl önce
Şadiye Neşe URAL

Başkanım bir kaç gün önce aynı şeyi düşünmüştüm"Şu İnternet ortamındaki tüm bilgi belge ne varsa toptan silinse hayata yeniden başlasak"

1 yıl önce
Alper Tunga ACAR

Değerli Başkanım her zamanki gibi yine kaleminizi konuşturmussunuz.Yaşananı algılayabilmek,yorumlaya bilmek,bunu satırlara dönebilmek önemli. Kapitalist sistem veya neo liberal sistem insanları tek düze bir hale getirmek istiyor.Gelisen internet ağı ile dünya küçük bir köye dönüşmüş durumda. İnsanoğlu hep beğenilmek,taktir edilmek istiyor bu durum onu mutlu ediyor.Sanal medya,insanlar arasındaki gerçek samimiyeti yok etti.Yüzyüze iletişim bence en gerçekçi iletişim.

1 yıl önce
Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image