Arama

                                                

Kendimize Söylediğimiz Yalanlar

Yazar Soner Atabek Yazdı: Kendimize Söylediğimiz Yalanlar

07/08/2025 19:21 | Son Güncelleme : 05/11/2026 17:54 | Soner Atabek


Kendimize Söylediğimiz Yalanlar
ad image
ad image

Kendimize Söylediğimiz Yalanlar

Merhaba. Göz göze gelsek, eminim içimizdeki o görünmez yaralardan bahsederdik. Hani, sırtımızda “Lütfen beni tekmele” yazısıyla dolaşıp, tekme yiyince de “Ah, neden ben?” diye sızlandığımız o tuhaf durumdan. Bizi yoran, üzen ilişkilere, bize zarar veren liderlere neden bu kadar sıkı sıkıya tutunuruz? Vaatleri boş çıkanların peşinden neden gitmeye devam ederiz? İnanın bana, bu bir tesadüf değil. İçimizde, çektiğimiz acıya bir gerekçe bulma ihtiyacı var. Bu, bir nevi acı çekme bağımlılığı. Ve maalesef, siyasiler de bu zayıf noktamızı çok iyi biliyorlar. Bize tam da istediğimiz o acıyı veriyorlar. Osho’nun dediği gibi, “Herkes gerçeği aradığını söyler ama kimse onu bulmak istemez, çünkü bulduğunda hayatı değişmek zorunda kalacaktır.”

"O yalana koşarak sarıldık, çünkü bilinçaltımızda acıya haklı bir gerekçe bulma ihtiyacı duyuyorduk. Gerçeği kabul ettiğimiz gün, o acı döngüsünden özgürleşeceğiz."

Her yerde bize yalan söyleyen insanlarla karşılaşıyoruz, ama asıl büyük yalanın kendi kendimize söylediğimiz yalanlar olduğunu fark ettiğimiz an, bir şeyler değişmeye başlıyor. Kendinize güvenmeyi öğrenene kadar, başkalarından gerçeği beklemeyin. Ne zaman ki kendinize güven duyarsınız, işte o zaman başkalarının size söylediklerine inanıp inanmamayı seçme özgürlüğünü de kazanırsınız. Siyasilerin yalan söyleyip söylemediğini de o zaman anlarsınız. Çocuğunuzu eğitiyor zannettiğiniz öğretmen, aslında öğretmen olmayabilir. Yakınınıza damar yolu açmaya çalışan hemşire, ortaokul mezunu bir sahtekar olabilir. Tatile giderken bindiğiniz otobüsün şoförünün ehliyeti sahte olabilir. Bütün bunlar, bizim yalanlara inanmayı tercih ettiğimiz için başımıza gelenler. "Bu ülkede ataması yapılmayan 1 milyondan fazla öğretmen varken, sahte öğretmen 19 yıl boyunca ders vermiş ve hatta 'yılın öğretmeni' seçilmiş." Bu, yalanın ne kadar derinlere işlediğinin bir kanıtı değil mi? Veya bir torbacının, sahte diplomalarla emniyetin tepesine oturması... Bunu izleyiciye sunsanız, "Bu kadar saçma kurgu olmaz," derler. Ama burası Türkiye ve biz bu düzene kızmıyoruz, çünkü bu durumu biz yarattık, biz istedik. O yalanın peşinden biz koştuk, biz sarıldık o yalana.

"Acıdan değil, yalanlardan ördüğümüz duvarlar bizi hapseder."

Bir ülkenin çivisi sökülüyorsa, sorumluluk sadece onlarda değil, bizlerde de. Hani Oscar Wilde'ın o sözü var ya, "Düşen bir çığda hiçbir kar tanesi kendisini olup bitenden sorumlu tutmaz," işte o söz bizde tersine işliyor. Her birimiz, ülkemizde olan her şeyin birinci derece sorumlusuyuz. Siyasileri kişisel algılamadığınızda, onların söylediklerinden ya da yaptıklarından incinmezsiniz. Neden mi? Çünkü onların yalanlarının, kendi korkularının bir yansıması olduğunu bilirsiniz. Buda'nın öğretisi gibi: "Gerçek, acıya neden olmaz. Acıya neden olan, gerçeği inkar etmektir." Kendinize doğruları söylemek, boş yere acı çekmenizi engeller. Gerçeği kabul etmek başta acıtabilir, evet. Ama bu acıyla bütünleşmeye, onun içinde kaybolmaya gerek yok. Çünkü gerçeği kabul etmek, iyileşmenin başlangıcıdır.

"Kendine yalan söyleyenin, başkasının gerçeği aradığına inanması, acı çekmeye gönüllü olmaktan başka bir şey değildir."

Birisi size sevgi ve saygıyla davranmıyorsa, o kişinin hayatınızdan çıkması size verilmiş bir hediyedir. Yalan söyleyen siyasilerin peşinden gidip sonra “Ah, neden böyle oldu?” diye sızlanmak olmaz. O acıyı çekeceksin, evet. Ama bu acı, size önemli bir ders verecek: Doğru seçimler yapabilmek için başkalarına değil, kendinize güvenmeniz gerektiğini öğretecek. Unutmayın, İsa'nın da dediği gibi, “Gerçeği bileceksiniz, ve gerçek sizi özgür kılacak.”

"Yalanlara sarıldıkça sırtımızdaki 'Lütfen beni tekmele' notu büyür. Özgürlük, o notu yırtıp atmakla başlar."

Kendinize dürüst davrandığınızda, kalbinizi tümüyle açarak dünyayı dolaşsanız bile kimse sizi kandıramaz, kimse size zarar veremez. İşte o zaman gerçekten özgürleşirsiniz. Belki de bu yazıyı bitirdiğinizde, sırtınızdaki o notu yırtıp atmak istersiniz. Ne dersiniz?

 

Etiketler : Soner Atabek Yazar KöşeYazısı KöşeYazarı Haber Güncel SonDakika Haberler
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

1 saat önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

2 saat önce
SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

1 gün önce
Yorumlar

Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image