Arama

                                                

Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur!

Eğitimci Yazar Soner Atabek Yazdı Kutsal Topraklarımızda Tarihin Tekerrürüne Karşı Uyanış Vakti

11/07/2024 18:37 | Son Güncelleme : 05/11/2026 19:06 | Soner Atabek


Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur!
ad image
ad image

Kutsal Topraklarımızda Tarihin Tekerrürüne Karşı Uyanış Vakti

Hak ve İslam anlayışıyla  kutsal hale getirdiğimiz  bu topraklar için yapılan fetihlerin değerini hepimizin iyi idrak etmesi gerekir. Roma imparatorluğu, dünyanın ilk süper gücüyken, bütün gücünü ciddi bir çürüme yüzünden kaybetti. Benzer bir bataklığa düşmeden bu durumun farkında olmalıyız.

Ya Osmanlı; Osmanlı Devleti’nin gerilemesine ve daha sonrada çöküşüne sebep olarak gösterilen nedenlerin başında mülki idarenin ve ordu teşkilatının bozulması, ilmiye sınıfının yetersiz kalması, adliye mekanizmasının çöküşü ve ekonomik yapının bozulması gelmektedir.

Kulağa ne kadar tanıdık geliyor bu cümleler değil mi?

Roma İmparatorluğu’nun yıkımı; zorbalık, yüksek vergiler, halkını duymayan adaletsiz ve zalim yönetimler ve tabiî ki kaçınılmaz son.

Yüzyıllar boyu orman kanunlarıyla yönetilirken, halklar gözyaşları içindeyken, başındakiler bir türlü yemeye doymadılar. Çürüme ve günah öyle bir seviyeye geldi ki imparatorluk sonunda çöktü. Önce ikiye ayrıldı; kalan son parçayı da Fatih Sultan Mehmet Han tarihin derinliklerine gönderdi.

Osmanlı Devleti de benzer bir kaderden kaçınamamıştır. Yüzyıllar boyunca adil ve güçlü bir yönetimle dünyanın en büyük imparatorluklarından biri haline gelen Osmanlı, zamanla rüşvete batmış yöneticiler, ağır vergiler, artan yolsuzluklar ve ekonomik sıkıntılar gibi sorunlarla boğuşmaya başladı. Bu durum, halkta hoşnutsuzluğa ve isyanlara yol açtı ve nihayetinde imparatorluğun çöküşüne neden oldu. Mukadder son Osmanlı'yı da gelip buldu.

Çürümenin sonu, hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur.

Bugün baktığımızda, Türkiye Cumhuriyeti'nin de benzer tehlikelerle karşı karşıya olduğunu görebiliyoruz. Rüşvet, yolsuzluk, adaletsizlik ve ekonomik sıkıntılar gibi sorunlar, toplumda huzursuzluğa ve umutsuzluğa yol açıyor. Bu durum, tıpkı Roma ve Osmanlı'da olduğu gibi, ülkemizin istikrarını ve birliğini tehdit ediyor.

Rüşvete günaha batmış yöneticiler, kan kusturan vergiler, sonu gelmez yolsuzluklar, pahalılıklar ve köle gibi çalıştırılan işçiler, haksız yere cezaevine atılanlar, darbeler, krizler, salgınlar, yangınlar,seller, depremler, isyanların yanı sıra özerk yönetim istemeler, kendi dilinde konuşma diretmeleri, Türk bayrağını kabul etmeyen, Türk yönetimini kabul etmeyen kitlelere verilen tavizler, yer altı kaynaklarının yabancılar tarafından talan edilmesi, limanların, köprülerin, telekominikasyon şirketlerinin özelleştirme adı altında yabancılara satılması, askeri vesayetin değişmesi, TC ibaresinin kaldırılması, din ibaresinin kaldırılması, yabancı mültecilere, kendi vatandaşına vermediği hakları vermesi, kendi halkını yirmi ayrı etnik gruba bölüp çatıştırmak istenmesi, liyakatsiz atamalar, televizyon ekranlarından halkı tehdit etmeler…

Bugün bu kutsal topraklar, geçmişte yaşanan çürüme sebeplerinin, zulmün, aynı Haçlı zihniyetinin, belki de iç savaş ve kışkırtmanın her türlüsüyle karşı karşıya değil midir? Roma İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğunun yaşadığı aynı çürümenin bir benzerini bizimde yaşadığımız ortada  ve bunun doğal sonucu olarak  aynı yok oluşun eşiğinde değil miyiz?

 

Peki, bu çürümenin önüne nasıl geçebiliriz? Tarihten ders almak ve atalarımızın hatalarını tekrarlamamak bu konudaki  en önemli adımdır. Liyakatli ve adil bir yönetim, güçlü bir ekonomi ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayalı bir toplum inşa etmemiz gerekiyor. Ayrıca, milli birlik ve beraberliğimizi korumak için her türlü ayrımcılığa ve bölücülüğe karşı mücadele etmeliyiz.

Kutsal topraklarımızın geçmişte olduğu gibi tekrar karanlığa gömülmesine izin vermemeliyiz. Tarihin bize sunduğu dersleri iyi değerlendirmeli ve atalarımızın yüzüne bakacak bir yüzümüz olması için hep birlikte çalışmalıyız. Unutmayalım ki, birlik ve beraberlik içindeyken her zorluğun üstesinden gelebiliriz.

O yüzden tarihten hiç olmadığı kadar ders almalı ve atalarımızın yüzüne bakacak bir yüzümüz olsun diye bütün topraklarımıza ve milletimize sahip çıkmalıyız.

Eğitimci Yazar 

Soner Atabek

 

 

 

Etiketler : SonerAtabek Yazar Köşeyazarı KöşeYazısı Haber
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

3 saat önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

3 saat önce
SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

1 gün önce
Yorumlar

Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image