Arama

                                                

Ateş Çemberinin Kenarında

Yazar Soner Atabek Yazdı: Ateş Çemberinin Kenarında

03/09/2025 18:35 | Son Güncelleme : 05/11/2026 17:56 | Soner Atabek


Ateş Çemberinin Kenarında
ad image
ad image

Ateş Çemberinin Kenarında

"Bazen durup kendinize soruyor musunuz: Kalbimiz neden bu kadar yorgun? Yıllardır içimizde biriken öfke, nefrete dönüştü ve bizi birbirimizden o kadar uzaklaştırdı ki, aynı dilde konuşsak bile artık birbirimizi anlamıyoruz."

Yeter artık… Yeterince yorulmadık mı?

Bugünlerde “Milli birlik ve bütünlük” diye bir laf dolanıyor dilimizde. O kadar çok, o kadar sık tekrarlandı ki, kalbimiz inanmayı bıraktı artık. Hele ki bu sözlerin, birileri kendi kirli işlerini örtmek için kullandığında, içimizdeki son umut kırıntıları da yok oldu. “Milli birlik ve bütünlüğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu dönemde…” diye başlayan her cümle, içimizi baymaya başladı.

Ama bu kelimelerin anlamını yitirmesi, gerçeği de görmezden gelmemiz gerektiği anlamına gelmez. Türkiye’nin ne kadar bölündüğünü, kalplerimizin ne kadar uzaklaştığını görüyorsunuz değil mi? Keşke bana gelen o yüzlerce mesajı, yorumu, maili size okutabilseydim. Okuduğunuzda anlardınız. Kimisi olaya bir taraftan bakıyor, kimisi diğer taraftan. Tek ortak noktaları ne biliyor musunuz? Hepsinin içinde koca bir öfke birikmiş. Hani “canı burnunda” denir ya, işte o hale gelmişiz.

Sadece halk mı? Medya da ikiye bölünmüş, siyasetçiler de… Birileri TC tabelalarını indiriyor, diğeri asıyor. Birileri Atatürk’ün resmini çöpe atıyor, diğeri duvara asıyor. Bir mahalle bayraklarla donatılıyor, diğer mahalle yakıyor. Birileri Atatürk’e küfrediyor, diğerleri İslam’a… Birileri Araplara nefret kusarken, diğerleri “din kardeşimiz” diyor.

Bu bölünmüşlük, koca bir felsefi ve manevi boşluğun eseri. Herkesin kendini ait hissettiği bir grup var ama kimse aynı toprağın evladı olduğunu hatırlamıyor. William Butler Yeats'in "İkinci Geliş" (The Second Coming) adlı şiirindeki şu dizeler, sanki tam da bugünü anlatıyor:

"Her şey dağılıyor; merkez tutunamıyor; Anarşi yayılıyor dünyanın üzerine."

Dinciler, İslam'ı içinden bitirdi. Milliyetçiler, ülkücülüğü anlamsızlaştırdı. Kemalistler, Atatürkçülüğü klişeye dönüştürdü. Aydınlar kendi çağını tüketti. Adaletçiler, adaleti paramparça etti ve solcular da sosyalizmin ruhunu yitirdi. Geriye ne kaldı dersiniz? Sokak savaşları, nefret ve yıkım…

"Bölünmenin en tehlikeli hali, ortak vicdanın yitirilmesidir."

Ekonomik krizle, tıkanan siyasetle ve bir türlü yönetilemeyen bir ülkeyle birleşince, ortaya tam bir cehennem tablosu çıkıyor. Bu tabloyu Thomas Hobbes'un “Leviathan” adlı eserinde betimlediği “herkesin herkese karşı savaşı” (bellum omnium contra omnes) durumuna benzetmek mümkün. Hobbes’a göre, ortak bir otoritenin ve hukukun olmadığı yerde, insan hayatı “yalnız, yoksul, kötü, vahşi ve kısa” olur.

Bu yolda birbirimizi dışlamaya devam edersek, bizi bekleyen tek şey kavga. İşte bu yüzden Hannah Arendt'in dediği gibi: “İnsanlar kendi farklılıkları içinde eşit olmalı, çünkü bu eşitlik, ancak başkalarına kendileri gibi davranmalarıyla mümkündür.”

Ayrıca, inancımızın temelinde de bu birlik ve beraberlik ruhu var. Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de Âl-i İmrân Suresi'nin 103. ayetinde şöyle buyuruluyor: "Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm’a) sımsıkı sarılın; parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun (bu) nimeti sayesinde kardeş olmuştunuz..."

Ulu Önder Atatürk'ün de bu konuda ne kadar net olduğunu unutmamalıyız: "Milletimizin her ferdi, bu mukaddes toprakların evladıdır. Birbirimize kardeşçe ve sevgiyle sarılmalıyız."

Bu kavgadan, bu kutuplaşmadan hemen çıkmalıyız. Kalplerimizi yeniden birleştirmeliyiz. Bunun yolu, etnik kökeni, inancı, görüşü ne olursa olsun, bu vatanın evlatlarının samimiyetle bir araya gelebileceği bir zemin yaratmaktan geçiyor. Sözde değil, özde… Laik, demokratik cumhuriyetin değerlerinden sapmadan, hukukun üstünlüğüne inanarak, birbirimize saygı duyarak, farklı ama eşit olabileceğimize inanarak.

Evet, belki de her zamankinden daha fazla “milli birlik ve bütünlüğe” ihtiyacımız var. Ama gerçekten, içtenlikle ve kalpten.

"Kendi mahallemizin konforundan çıkıp, o 'öteki'nin de bizim gibi bir kalp taşıdığını ne zaman hatırlayacağız? Gerçek birlik o zaman başlamaz mı?"

 

Etiketler : Soner Atabek Yazar KöşeYazarı KöşeYazısı SonDakika SonDakikahaberler Haber Haberler Zam Dolar
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

1 saat önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

2 saat önce
SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

1 gün önce
Yorumlar

Alper Tunga ACAR

Güzel bir yazı kaleme alınmış. Konunun zamanlaması güzel olmuş.Yazarımîz Soner Beyi tebrik ediyorum.Bu zamanda düşünmek, düşünceleri yazıya dökebilmek harika bir iş.Soner Beyde insanımıza dokunuyor yazıları ile.Allah kendisine güç kuvvet versin.Kalemi hep yazsın.Düşünmek,araştırmak,zaman harcamak,ortaya bir şeyler koyabilmek muhteşem.Yazarımızda bunu başarıyor.Kendisini tebrik ediyorum.Böyle başarılı yazılarının devamını diliyorum.Benim naçizane fikrim ise bu konuda Allah'a yönelmektir. O ki kalpleri yumuşatandır.Daraldığın an Allah'a yönel ve namaz kıl.

1 yıl önce
Songül Darılgan Kelleci

Her daim mükemmel Bir kalem

1 yıl önce
Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image