Arama

                                                

Kalbimiz Neden Sustu?

Yazar Soner Atabek Yazdı: Kalbimiz Neden Sustu?

15/08/2025 19:22 | Son Güncelleme : 07/11/2026 00:10 | Soner Atabek


Kalbimiz Neden Sustu?
ad image
ad image

Kalbimiz Neden Sustu?

Sevgili dostum, bir an durup etrafına bakar mısın? Dünyamızın ne kadar kalabalıklaştığını fark ediyor musun? Worldometers'in o soğuk rakamları bile içimi acıtıyor benim… 2023’te neredeyse 8 milyar insan. Bu sayılar, size de biraz ürkütücü gelmiyor mu? Sahi, biz bu kadar kalabalıkken, hala insan gibi yaşayabiliyor muyuz? Hayvanlar gibi değil, insan gibi… Nehirlerimizi kurutan, ormanlarımızı yakan, toprağımızı çölleştiren bu gidişatın sonu nereye varacak, sizce? Albert Camus'nün dediği gibi, kendi kalbini kemiren tek canlı türü biz değil miyiz?

Bugünlerde en çok düşündüğüm şeylerden biri şu: İnsan, sayısız vaadin peşinden koşarken, kendi kalbinin en büyük vaadini, insanlığını unuttu.

Peki, bu noktaya nasıl geldik? Sadece biz miyiz suçlu sanıyorsunuz? Bizi bu hale getiren bir sistemin çarkında dönüp durmuyor muyuz? Dinlere müminler, uluslara askerler, sanayicilere tüketiciler… Bu çarkın dönmesi için her birimize çocuk yapmamız salık veriliyor. Peki, bu çocukların geleceği ne olacak? Rousseau'nun dediği gibi, "İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur." Sahi, biz gerçekten özgür müyüz?

Bir düşünce belirdi zihnimde: Uçurumun kenarında, bize gülümsediler ve 'Kader' dediler. Oysa biz, o uçuruma kendi ellerimizle yürüdük.

Bizi kandıranlara ne demeli? "Fakirler cennete daha erken gidecek" diyen şarlatanlara inanmak zorunda mıyız? Bizi uçuruma sürükleyenleri kurban etmesi gerekenler biz değil miyiz sizce de? Çünkü eğer biz kendimizi kurtaramazsak, bizi kurtaracak bir şey kalacak mı? Dostoyevski'nin sözünü hatırlayın: "Asıl felaket, bir insanın kendi felaketini anlamasıdır." Kendi felaketimizi görüyor muyuz, yoksa gözlerimizi mi kaçırıyoruz?

Kafamı en çok meşgul eden konulardan biri de şu: Kör bir düzenin peşinden giden milyonların uyanışı, ancak kalbin sesine kulak vermekle mümkün olacaktır.

Bakın etrafınıza… Dini kendilerine alet edenlerin peşinden sessizce yürüyen, sorgulamayı unutmuş milyonlar var. Onların ne yaptıklarının farkında bile olmadıklarını düşünüyor musunuz? Orwell'ın "Bilgisizlik güçtür" sözü, bu kitlelerin durumunu açıklamıyor mu? Bu cehalet, bizi yönetenlerin en büyük silahı haline gelmedi mi?

Bence modern insanın trajedisi, kendi elleriyle kazdığı uçurumun kenarında, kendisine sunulan sahte umutlarla dans etmesidir.

Bir de bize adaletten bahseden düşmanlarımız var. Sürekli bize "parlak bir gelecek" vaat edenler… O vaatlerin onlara hiçbir maliyeti yok, öyle değil mi? Ama biz onlara kulak verdiğimizde çok şey kaybediyoruz. Bize icatlarını alkışlatanlar, aslında bizi yok edecek, bize acı verecek şeyler üretmiyorlar mı? Atom bombalarını, savaş uçaklarını… Alain'in dediği gibi, "Savaşta yenilgi, ancak barışın zaferidir." Biz sürekli savaşa hazırlanarak, içimizdeki barışı öldürmüyor muyuz?

Bu düzenin çocuklarıyız biz… Bilginler keşifler yapıyor, icatlar geliştiriyor, ama bu sistem her şeyi kötülüğe çevirmiyor mu? Ahlak ve inanç adına, bizi köleleştiren bu çarkın içinde dönüp durmaktan yorulmadık mı? Nietzsche'nin o çarpıcı sözü geliyor aklıma: "İnsanlık, kendi mezarını kazarken en coşkulu şarkısını söyler." Sizce biz de aynı şeyi yapmıyor muyuz?

Kendime hep şunu sorarım: Yüzümüzü tarihe, kalbimizi vicdana dönmedikçe, modern yalanların çarkında dönüp duracağız.

Bu yolda bizi sürükleyenler, kendilerini bilge sanıyor. Peki ya biz? Kader ve iyimserlik, dipsiz bir uçurumun kenarında tutunduğumuz son şey mi? Dua ediyor, şeytan taşlıyoruz, ama aslında neye hizmet ettiğimizi biliyor muyuz? George Bernard Shaw'ın dediği gibi, akıl, bizim en tehlikeli oyuncağımız haline mi geldi? Osho'nun şu sözünü hiç duydunuz mu: "Uyumayın. Uyanık olun. Yaşam kısa, sonsuz değildir. Ve o bitmeden önce, onu yaşayın!"

Tarih bize ne kadar çok ders veriyor oysa… Neden gözümüzü kapatıp kendi yanılsamalarımız içinde yaşamayı tercih ediyoruz? Bir mucizeye inanıyor, bir şeylerin değişmesini umut ediyoruz. Peki, bu umudu doğrulayacak neyimiz var? Bizi kurtaracak olan, kendi içimizde bir çığlık atmaktan başka bir şey değil, öyle değil mi? Gabriel García Márquez'in dediği gibi, önemli olan ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız değil mi? Öyleyse, bu kadar kalabalıkken, nasıl yaşayacağımıza karar verme cesaretini göstermenin zamanı gelmedi mi?

İçimden bir ses hep şunu fısıldıyor: İnsanlık, gözleri bağlı bir kalabalıkla uçuruma yürüyor; oysa en büyük kurtuluş, kalbimizin fısıltısını duyup, o zinciri kırdığımız anda başlar.

"Yeryüzünde düzeni sağladıktan sonra bozgunculuk yapmayın. Eğer iman etmiş kimselerseniz, bu sizin için daha hayırlıdır." (A'raf Suresi, 85. Ayet) Bu ayet, bize bir kez daha yol göstermiyor mu? Düzeni bozmak yerine, onu onarmak için harekete geçmek, en doğrusu olmaz mıydı?

Yazar Soner Atabek

Etiketler : Soner Atabek Yazar KöşeYazarı KöşeYazısı SonDakika Haber Haberler Gündem Güncel Kitap
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

KENDİNDEN KAÇARKEN KENDİNE YAKLAŞMAK

KENDİNDEN KAÇARKEN KENDİNE YAKLAŞMAK

Sümeyye Öztaş

6 saat önce
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

1 gün önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

1 gün önce
Yorumlar

Mehmet Ertokan

Soner bey yine güzel konudan yazmışsınız, teşekkür ediyorum tam da gönlüme derman olacak şekilde. Dünya da nüfus kontrol altına alınmalıdır. Başıboş bir düzen yok bu hayatta. Sermaye sahipleri işine geldiği gibi düzeni işletiyor. Bu durumda dar gelirli insanlar mağdur ediliyor. Yok ediliyor, talan ediliyor, hak hukuk adalet gasp ediliyor. Bu durumdan hem dünya hem de bir çok insanlar, canlı varlıklar zarar görüyor. Keşke bu düzen böyle olmasaydı. Herkes hayatta özgür ve mutlu olabilseydi ama maalesef sayı olarak az bir nüfus çoğunluk nüfusa hükmediyor. Hiç etik durum değildir. Güzel günler göreceğiz diyoruz ama bunlar lafta kalıyor. Dilerim güzel günler görelim ve daha mutlu huzurlu olalım. Saygılar sevgiler sunuyorum.

1 yıl önce
Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image