Arama

                                                

Cenneti Cehennemde Aramak!

Yazar Soner Atabek Yazdı: Cenneti Cehennemde Aramak!

09/05/2025 20:08 | Son Güncelleme : 05/11/2026 19:04 | Soner Atabek


Cenneti Cehennemde Aramak!
ad image
ad image

Cenneti Cehennemde Aramak!

Ah sevgili okur,

Şu satırları yazarken içimde hem bir burukluk hem de bir umut kırıntısı var. Burukluk, malumunuz, o dipsiz kuyu misali sosyal medya deryasında savrulup duran, birbirine yabancılaşmış ruhların çığlıklarından. "İnsan kalabalıkta yalnızdır," der ya Cemil Meriç. İşte tam da o hisle doluyum bu sanal kalabalıkta. Umut ise, belki de bu çığlıkların arasında, bir nefes alış veriş anında, bir "dur" sesine kulak kabartacak birkaç hassas kalbe ulaşabilme ihtimalinden. "Umut, insanın içindeki kış bahçesidir," diye fısıldar içimden Halide Edip Adıvar.

Ben de sizin gibi, kelimelerin büyüsüne inanmış, satır aralarında hakikatin izini sürmeye çalışan biriyim. Kitapların o sessiz ve derin dünyasında kurduğum dostluklar, bana hayatın karmaşasında yol gösteren ışıklar oldu hep. Bir Fuzuli'nin mısralarında bulduğum o samimi yoldaşlık, "Aşk imiş her ne var âlemde / İlm ü hikmet bahane ancak," diyen o derin ses... Bir Dostoyevski'nin kahramanlarının ruh hallerinde hissettiğim o derin empati... "Acı çekmek, büyük bir zekâ ve derin bir kalp için her zaman kaçınılmazdır," der ya o büyük Rus yazar. İşte bunlar benim "cennet" köşelerimdi.

Ama sonra bir de bu "cehennem" çıktı karşımıza. Parmaklarımızın ucunda, bir anda yüzlerce, binlerce "muhalif" sese maruz kalmak... Muhalif, her söylediğine, her eğlediğine itiraz eden manasına değil burada. Uçmanın yanlış olduğuna inandığı için seni yürümeye ikna eden de değil, yürümeyi bilmediği için uçmayı inkâr eden… Beyaz dediğine siyah diyerek seninle ihtilafa düşen değil, siyahtan başka renk bilmediği için sen beyaz demeden siyah diye bağıran... Bazen bir "retweet"le gelen bir "yok yahu" cümlesi, bazen "muhteşem" bir fikrin altına iliştirilen o "çok bilmiş" yorumlar... "Cahil cesareti, alimin sükutundan yeğdir," derler ama bazen bu cesaret, ruhları yaralayan bir mızrak gibi saplanıyor kalbimize. İşte tam da o anlarda, o cennet köşelerimiz birden bire cehennemin ortasında beliriveriyor.

En acısı da ne biliyor musunuz? O çok sevdiğimiz, saygı duyduğumuz insanların da bu girdaba kapılışını görmek. Bir zamanlar eserleriyle ufkumuzu açan, düşünceleriyle bize yol gösteren o kıymetli isimlerin, bir "tweet" yüzünden nasıl hoyratça eleştirildiğine, hatta linç edildiğine şahit olmak... "İnsan, unutulmaktan korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmaz," der Oğuz Atay. Oysa bu acımasız eleştiriler, o değerli insanları unutturmak değil, aksine yaralamak üzerine kurulu sanki. "Zamanımızın Cemil Meriç'i" diye alkışladığımız birinin, o sanal arenada nasıl bir "trol" muamelesi gördüğünü duymak... İşte o zaman insanın içi kanıyor. "Kalp katılaştı mı, göz yaşarmaz," derler. Benim de o anlarda kalbim taş kesiliyor sanki.

Ve en kötüsü de, o çok değer verdiğimiz insanların da bu sanal dünyanın beğenisine, alkışına esir olduğunu hissetmek. Bir kitabını anlamak için aylarca emek verdiğiniz bir yazarın, attığı bir tweetin aldığı "retweet" ve beğeni sayısıyla mutlu olduğunu görmek... "Her şey birdenbire anlamını yitirir," der Milan Kundera, "bir zamanlar önemli olan hiçbir şey önemli değildir artık." İşte o an, o kitapla aranızda kurduğunuz o samimi bağ zedeleniyor.

Belki, diyorum kendi kendime, belki onların da bir bildiği vardır. Benim göremediğim, anlamadığım bir şey... Çünkü ben bu gürültüden, bu karmaşadan kaçıp gitmek isterken, onların bu cehennemin tam ortasına gelip, hatta burada tutunmaya çalışması... Bunun bir sebebi olmalı. Olmalı Allah'ım. "İnsan, aradığı hakikati bulduğunda değil, aramayı bıraktığında kaybolur," der Yaşar Kemal. Belki de onlar hala bir şeyler arıyorlardır bu sanal çöplükte.

Bu satırları yazarken tek dileğim var: Rabbim, beni nefsimin oyunlarından, şöhret arzusundan, söylediğimin beğenilmesi derdinden, iltifatın o sinsi şerrinden korusun. Beni bu sanal cehennemin girdabından kurtarsın. "En büyük ceza, anlamamaktır," der Goethe. Ben de bu sanal dünyanın dilini, mantığını anlamakta zorlanıyorum.

İsmet Özel'e metrobüsün o kendine has dinginliği yakışmaya devam etsin. "Her şey akar," der Herakleitos, "hiçbir şey aynı kalmaz." Ama bazı şeyler, bazı ruhlar, o akışın dışında, kendi dinginliğini korumalı sanki. Sezai Karakoç'a da o derin ve asil yalnızlık... "Yalnızlık, Allah ile kul arasında bir sırdır," derler. O sırrı korumak ne güzel. Bana gelince, ben de bu köşede, kelimelerle kurduğum o samimi dostlukların hatırına, hakikatin peşinde koşmaya, kendi "cennet" köşelerimi yeşertmeye devam edeceğim. Belki bir gün, bu sanal gürültünün ötesinde, gerçek bir sohbetin, gerçek bir anlayışın tohumları yeşerir. "Gönül, bir bahçedir; sevgi onun fidanıdır," der Yunus Emre. Belki de bu sanal çöplükte bile yeşerecek birkaç sevgi fidanı vardır. Kim bilir?

Sevgi ve umutla,

Soner Atabek

 

Etiketler : SonerAtabek Yazar KöşeYazısı KöşeYazarı SonDakika Haber
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

3 saat önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

3 saat önce
SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

1 gün önce
Yorumlar

Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image