Arama

                                                

Bize Ne Oluyor?

Eğitimci Yazar Soner Atabek Yazdı: Bize Ne Oluyor?

12/09/2024 11:08 | Son Güncelleme : 05/11/2026 14:36 | Soner Atabek


Bize Ne Oluyor?
ad image
ad image

Bize Ne Oluyor?

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) verilerine göre 2008'de 80, 2009'da 109, 2010'da 180, 2011'de 121, 2012'de 210, 2013'te 237, 2014'te 294, 2015'te 303, 2016'da 328, 2017'de 409, 2018'de 440, 2019'da 474 olmak üzere 2008-2019 yılları arasında toplam 3.185 kadın öldürülmüştür. Her gün 64 kişi cinsel suçlardan mahkum oluyor. Her beş kadından ikisi şiddet mağduru!

Bize ne oluyor?

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: 2024'te en az 280 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Her geçen gün, her dakika, hatta her saniye bir kadın şiddete maruz kalıyor, öldürülüyor. “15 yılda 4 bin 320 cinayet” kadınlara ve çocuklara yönelik bu şiddetin son kurbanlarından biri de Narin kızımız oldu. Bu şoku üstümüzden atamadan İstanbul’da iki yaşındaki çocuğa cinsel istismar yapılarak balkondan atılıp öldürüldüğü haberi geldi. Bu bilgiler sadece kamuoyuna yansıyan veriler. Kadına şiddetin boyutları maalesef çok daha büyük.

Günde 64 mahkümiyet kararı!

Elimdeki en son adli istatistikler mahkemelere yansıyan cinsel saldırı, taciz ve istismar suçlarından mahküm olanların 23 bini geçtiğini gösteriyor.

11111-i66e2cd136a0cb.png

Mahkümiyet sayısı son dört yılda ikiye katlanmış durumda! Elbette bu rakamlar buzdağının görünen yüzü. Çünkü pek çok cinsel suç mağduru, bırakın mahkemeye gitmeyi olayı en yakınlarından bile saklıyor.

222-i66e2cd7806675.png

Her beş kadından ikisi cinsel ya da fiziksel şiddet mağduru!

Kadınlara yönelik şiddetin boyutunu anlamak için belki de elimizdeki en güvenilir kaynak Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından tüm yurtta yapılan Kadına yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması. Bu oldukça kapsamlı çalışmaya göre neredeyse her altı kadından biri cinsel tacize maruz kalmış! Fiziksel veya cinsel şiddet mağduru kadınların oranı yüzde 42! Bakanlık verileri kadına yönelik şiddetin bölgelere, yaşa, eğitim ve gelir seviyesine göre farklılıklar arz ettiğini gösteriyor. İç Anadolu ve Kuzeydoğu Anadolu’da yaşayan kadınlar, Batı Marmara bölgesinde yaşayan kadınlara göre iki kat daha fazla şiddete maruz kalıyorlar. Kadına yönelik şiddet, eğitim ve gelir seviyesine göre de farklılık gösteriyor. Eğitimsiz kadınların yarısından çoğu fiziksel şiddet, beşte biri cinsel şiddet kurbanı. Benzer oranlar gelir seviyesi düşük kadınlar için de geçerli. Eğitim ve gelir seviyesinin düşük olması başlıca iki risk faktörü. Ancak ülkenin batısında ve kentlerde yaşayan, eğitim ve gelir seviyesi yüksek kadınlar da erkek şiddetinden kurtulamıyor. Yani Batı Marmara’da yaşayanların, lise ve üstü eğitimli kadınların ve yüksek gelir seviyesine sahip kadınların da dörtte biri ‘’Fiziksel şiddete uğradım‘’ diyor.

Kadınlara yönelik adı konulmamış bir savaş var!

Veriler gayet net. Karşımızda kadına yönelik münferit şiddet vakası  yok. Bu sene neredeyse her gün bir kadını kurban verdiğimiz bir savaş var. Adını koyalım. Kadınlara karşı bir savaş bu! Siz bu yazıyı okuduğunuzda muhtemelen yeni bir kurban daha veriyoruz.

Her ölen kadın vicdanımızı harekete geçirince çoğumuz iki yoldan birine başvuruyoruz. Bir kısmımız kurbanları giyim kuşam ya da yaşam tarzlarıyla suçlamakla işin içinden çıkıyor. Tam bir vicdansızlık! Bir diğer kısmımız da her olayı münferit görüp meseleyi birkaç sapıkla açıklamaya bayılıyor. Sanki memleket sapık kaynıyor. Her iki alternatifin de ortak bir tarafı kolektif sorumluluktan kaçmak. Öyle olunca da idam ya da hadım etmek çareymiş gibi sunuluyor.

Ne yapabiliriz?

Tüm veriler kadına yönelik savaşa toplumun tüm kesimlerinden erkeklerin katıldığını gösteriyor. O halde yapmamız gereken ilk şey bu meseleyi birkaç ‘’sapığa’’ indirgemekten kaçmaktır. Öfke nöbetiyle ‘’asalım’’ demekle çözüme kavuşturulacak bir mesele yok karşımızda. Her toplumsal meselede olduğu gibi, bu meselede de kalıcı çözüm duyguyla değil akılla, münferit düzeyde değil sistem düzeyinde mümkün olacaktır. İşte bunun için toplum ısrarcı olmak zorundadır. Felaketten felakete değil, sürekli olarak bu meselenin takipçisi olmalıdır. İliç, Soma ve Ermenek’ten sonra iş kazaları konusunda tek bir adım atılmamışken Özgecan’lar ya da Narin’lerin ölümünden sonra kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet konusunda adım atılmasını beklemek fazla iyimserlik gibi gelebilir; ancak ümit etmek ve ısrarcı olmaktan başka çaremiz yok. Bu konuda somut adımlar atmadıkça her gün biraz daha tükeneceğiz.

Eğitimci Yazar

Soner Atabek

 

 

Etiketler : SonerAtabek Yazar KöşeYazarı Haber SonDakika
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

22 saat önce
Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.

22 saat önce
Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.

22 saat önce
Yorumlar

Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image