Arama

                                                

AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI

Yazar Soner Atabek Yazdı: AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI

26/10/2025 19:29 | Son Güncelleme : 16/09/2026 19:23 | Soner Atabek


AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI
ad image
ad image

AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI

Bu aralar, gönlümde hep Mehmet Akif Ersoy’un “Bülbül” şiirinden bir sızı dolanıyor. O mısralar, bu şehrin ruhuna saplanmış bir hançer gibi.

SALÂHADDÎN-İ EYYÛBÎ'lerin, FATİH'lerin yurdu. Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde OSMAN'ın; Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!

Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!

666-i68fe7a5ed39e7.jpg

Ah Bursam! Ah, benim yeşil, benim mağrur, benim şimdi yorgun şehrim! Şairin dediği gibi; “Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!” Bu hüzün, bu karanlık, benim, bizim payımıza düşen.

İbn-i Haldun bilgelikle söylemiş: “Coğrafya kaderdir.” Ama bu kadere kimimiz plansızlık, kimimiz ihmal, kimimiz de vicdansızlık ekledi. Devlet, Anadolu’nun kalbinden söküp getirdiği insanlarımızı, bu kadim kente ne bir planla, ne bir ruhla yerleştirdi. Sadece göz yumdu, hatta teşvik etti.

Sonrası malum... Her belediye başkanı, sadece bir kez daha o koltukta kalabilme arzusuyla, kendi insanının yüzbinlerce kişilik kaçak mahalleler kurmasına göz yumdu. Gönül verdikleri insanları kaybetmemek uğruna, bu kentin geleceğini feda ettiler. Victor Hugo sanki bizi anlatmış: “İnsanlar kendi felaketlerini hazırlamaktan başka bir şey yapmazlar.” Bursa, bu acımasız büyümenin, bu hesapsız kitapsızlığın kurbanı oldu.

Şimdi bu koca şehir, nefes alamıyor. Kirli, gürültülü, her köşe başı acı bir koku. Trafik mi? O, artık sadece sıkışmış bir rezalet değil, ruhumuzu sıkan bir kâbus. Çarşamba’nın bile lağım koktuğu bir şehirdeyiz şimdi. Ve bu kalabalık, bu plansızlık, bir de Suriye, Afgan, Irak gibi ülkelerden gelen misafirlerle katlanınca... Yüreğimize oturan o kara leke beliriyor: Mafya.

Osmanlı’nın ilk başkentinde, şimdi kara para, görgüsüz bir şatafatla hüküm sürüyor. Platon yüz yıllar öncesinden fısıldıyor kulağımıza: “En büyük kusur, bilmemenin utanılacak bir şey olmadığını düşünmektir.” İşte bu görgüsüzlük, bu bilinçsizlik, en çürümüş eğlenceleri bu kentin merkezine taşıdı. Balık baştan koktu. Türkiye'nin çürüyüşü, ne yazık ki en hassas yerinden, bu kadim ruhun merkezinden başladı.

Oysa Bizi Yakan, Tepedeki Liyakatsizlikti...

Tüm bu acıların, bu karmaşanın üzerine, bir de deprem korkusu çöktü. Hadi pisliğe, trafiğe, kabalığa, görgüsüzlüğe göğüs germiştik. Peki ya bu titreyen toprakla nasıl başa çıkacaktık? Albert Camus’nün dediği gibi, “Yaşamak, yavaşça ölmektir.” Ama burada, yatağa her girdiğimizde, o yavaş ölüm hissi, yerini ani ve dehşetli bir sona bırakıyor. Yatak odalarımız, sanki bir mezarlık gibi bakıyor gözümüze. Geçmişin Maraş depremiyle, geleceğin büyük felaketi arasında sıkışıp kaldık.

Bu korkuların üstüne bir de kapkaç terörü ve hırsız korkusu bindi...

İşbilmez yöneticilerin başa gelmesiyle ve liyakatsiz atamalarla bu sorun daha da derinleşiyor. Her koltuğa oturan çözüm değil de o koltuktan kalkmamak için kendi partisini ya da çevresini işe alıyor. Sonuç liyakatsiz yönetimle daha da derinleşiyor.

"Coğrafya kaderimizdi; ama liyakatsizlik ihmalimiz, ihanetimiz oldu."

Sokrates bu durumu görseydi, ne derdi kim bilir? Belki de: "Bir devletin geleceği, o devleti yönetenlerin niteliğine bağlıdır." Bizim niteliğimiz ise, makamı şahsi menfaat ve sadakatle doldurmak oldu.

Bütün bunları düşününce, Bursalılara gönül dolusu üzülmemek elde değil. Nasıl bir hayat bu? Nasıl bir kader?

"Osmanlı'nın başkentini çürüten, zelzeleden çok, zihniyetteki boşluktur."

Yine de sabırlı ve alçakgönüllü insanlar... Sesleri çok çıkmıyor. Mevlana’nın o derin sözü sanki içlerine işlemiş: “Sen ne kadar sabredersen o kadar hak sahibi olursun.” Efendiliklerini bozmadan işlerine gidip geliyor, yaşamlarını sürdürüyorlar. Sessizce, boyunları bükük, BEKLİYORLAR.

Ne zaman gelecek o aydınlık? Bu kadere, bu çürümeye ne zaman "dur" denecek? Gözlerimden yaş akıyor... Ah Bursam, ah...

Yazarın Sözü: "Kader, coğrafya değil; makamları liyakatsizliğe devredenlerin vicdansızlığıdır. Ve Bursa'yı yakan, deprem değil, ehliyetsizliğin sarsılmaz koltuklarıdır."

Yazar Soner Atabek

soneratabek@bilgigazetesi.org

 

Etiketler : Yazar Soner Atabek Bursa SonDakika Güncel Haber Haberler SonDakikaHaberler KöşeYazısı KöşeYazarı
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kurtlar Vadisi Dizisine Bilirkişi İncelemesi

Kurtlar Vadisi Dizisine Bilirkişi İncelemesi

2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin 2026 yılında yeniden açılan soruşturma, kapsamını genişleterek devam ediyor.

3 saat önce
OKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA

OKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki devlet okullarında her öğrenciye bir dijital cihaz dağıtılmasıyla başlayan "dijital dönüşüm", beklenenin aksine akademik başarıyı olumsuz etkiliyor.

1 gün önce
SAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ

SAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ

Samsunspor Kulübü, şehir ile kulüp arasındaki bağları güçlendirmek ve yeni nesillere Samsunspor sevgisini aşılamak amacıyla başlattığı "Bu Şehrin Çocukları Samsunsporludur" projesinde mutlu sona ulaştı.

1 gün önce
Yorumlar

İdris islam küçük

Ağzına yüreğine sağlık üstad ne güzel yazmışsın. İnsanoğlu maalesef kendi sonunu hazırlıyor yazık çok yazık

10 ay önce
Süheyla

Amca yazına çok bayıldım, ellerine sağlık.

10 ay önce
Salih

Amca yazına çok bayıldım, ellerine sağlık.

10 ay önce
Other Posts
13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image