Arama

                                                

İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye

Eğitimci Yazar Soner Atabek'in Yazısı: İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye: Kötülüğün Yükselişi

21/02/2025 17:41 | Son Güncelleme : 16/09/2026 23:28 | Soner Atabek


İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye
ad image
ad image

İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye: Kötülüğün Yükselişi

En zor şartlarda bile yapılacak şeyler muhakkak vardır. Hem kendi hayatımızda hem de toplumsal hayatta değişim her zaman mümkündür. Eğer şans tanırsak ülkemiz içine düştüğü karmaşadan da  kurtulacaktır. Her şeyi mahveden bizim endişelerimiz, sabırsızlığımız ve yanlış seçimimizdir.

Bizim toplumda sağlıklı olmak, sağlıklı yaşamak hastalığın en derin şekliyle yüzleştikten sonra aklımıza geliyorsa, ülkemiz bu siyasi buhranı ve ayrışmayı da sokak tehdidini yaşamaya başladıktan sonra mı anlayacak?

Bu yaşananlar aklımızı başımıza almaya yeterli değil mi?

Daha dün yaşlı bir teyzemiz köpeklere baktığı için canice yakıldı. Otel Yangınında ölenler, Sorumluları hesap verdi mi? Siyasilerimiz ne yapıyor; kuantum konuşuyor;  ama bir Tıp Profesörü SMA hastalığının Alllah'tan gelen ceza olduğunu makalesinde yazabiliyor. Başka bir profösör ise çıkıyor "ben cahillerin ferasetine güveniyorum."diyor. Başka bir akademisyen çıkıyor" Hz. Nuh’un cep telefonu vardı. "diyor. Başka bir profösör çıkıyor "Akademisyenlerin sarık takması uygundur."diyor. Başka bir proföser çıkıyor deve sidiği şifalıdır diyor. Başka ülkelerin marsa gittiği gün, bizde uzay bilimleri fakültesinin dekanı çıkıyor "kadınların çalışması caiz değildir. "diyor. Efsane Gata’nın ismini Abdülhamit olarak değiştirdiler ve o Abdülhamit Üniversitesinin Profösörü çıkıyor şizofreni hastalığının aslında cin çarpmasından kaynaklandığını tedavisi için de üfürükçülere gitmenin faydalı olduğunu söylüyor. Bunların konuştuğu kuantum bu. 

Aklımıza zeval gelmemesi için her gün dua ediyoruz.

Yukarıda bunlar yaşanırken aşağıda ne oluyor dersiniz? Aşağısının hali pür melali  de instagram’ın hikaye bölümünde gizli. Herkes  birbirine üstünlük kurma derdiyle meşgul. Herkes en güzel, en zengin, en kültürlü olduğunu fotoğraflarla kanıtlama peşinde. Kendilerine kurduğu fil dişi kulelerden diğerlerinin acziyetlerini, eksikliklerini, mutsuzluklarını yüzlerine vurma derdindeler. İnsanlarımız aklın bilimin, dürüstlüğün peşinde değil, onlar zaten dürüst, zaten akıllı, her şeyi de biliyor. Onların hiçbir bilgiye ihtiyacı yok. Sadece bunu bir şekilde sergileme derdindeler.

Bu bilgili ve kültürlü insanlar hep bir şeylere sahip olmak peşindeler. Her neye sahip olursa olsun hepsinden anından sıkılıp vazgeçebilirler. Yerlerini yenileriyle doldurmak konusunda da hünerlidirler.

Hayatında hiçbir boşluğu sevmez bizim insanımız.

Bilmez ki aslında sahip olduğu her şey, aslında onun boynuna geçmiş bir tasmadan başka bir şey değildir. Tüm siyasilerde bunu çok iyi bildiği için o tasmayı boyunlarına takmak için türlü türlü düzenler kurarlar ve birbirleriyle çatıştırırlar ve bundan büyük zevk duyarlar.  Eskiden eşyanın bile bir sesi olduğunu düşünen ve buna kulak veren insan artık eşyanın kölesi olmuş durumdadır. Bu sadece eşyalar için geçerli değil, unvanlar, evler, arabalar, makamlar, alkışlar ve ödüller…

İnsanların boşluk sevmemesi, iyinin ve kötünün her an hazır halde bulunmasını akla getiriyor. Eğer o boşluk iyilerle, liyakatlilerle doldurulmazsa, kötülük gelip o boşluğu anında kapar. Ülkemizin durumu da bu. İyiler kenarda durduğundan, kötüler o koltukta.

Hiçbir ülke Ortadoğu’yu boş bırakmak istemiyor ve ne hikmetse oraya her giden ülke de barış ve huzur götürdüğünü iddia ediyor. Bizler de tam bu süreçte televizyonlardan ve sosyal medyalardan bol bol kanlı videolar izliyoruz. Kötülüğe şahitlik ediyoruz. Yeryüzünde insanın başına gelebilecek en aciz hallerden biri kötülüğe şahit olmaktır. Hiçbir şey yapamamak, merhametten uzaklaşmak, şefkatin yolunu kaybetmek. Neden? Çünkü iyiler ve liyakatliler bir yerlere getirilmiyor. Bir yerlere iyilik ve güzellik ulaşmıyorsa bilinmeli ki orada kötülük ağzını açmış bekliyordur.

Kötülüğe karşı aslında bahsi geçen tüm bu olumsuzluklara inat kendilerini gelişmeye, öğrenmeye, öğretmeye ve topluma ve insanlığa faydalı olmaya adamış azınlık bir grup da bulunmaktadır. Bunların sesi çok duyulmaz, yaptıkları bilinmez ama yangına su taşıyan karınca gayretiyle hem kendileri için hem de insanlık için büyük bir çaba içerisindedirler. Neden bunlar görülmez, neden bilinmez ve neden  reklama ihtiyaç duymazlar? Asıl sorun bu. Karar vericiler bu insanları hak ettiği yere getirmediği sürece bu insanların birçok maharet'inden toplum mahrum kalıyor. Sürekli kendilerini geliştirme ve "olma" peşinde olan bu insanlarımıza hak ettiği yerlere taşırsak biz de toplum olarak hak ettiğimiz yerlere gelebiliriz.

Bizlerde ‘’olma’’nın peşindeyiz. Zamanla gelip geçici olan şeylerin farkına varıp, asıl güzelliği görmenin aşkına tutulduk. Nedir o ? İyi insan olmak, güzel insan olmak. Bizler için eşyanın, makamın ve diğer maddi kuvvetlerin hiçbir değeri yoktur yaşamımızda. Çünkü hepsinin silinip gideceğini çok iyi biliyoruz. Makedonya’nın bir köyünden çıkıp dünyanın yarısından fazlasını kılıçtan geçiren büyük İskender nerdedir? Devletin malını babalar gibi satarız diyenler nerdedir? Bunların hepsinin silinip gideceğini biliyoruz. ‘’Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş’’ dizesinin sırrına vakıf olmuşuz.

Niyetimiz ölmeden evvel şu yaşamda güzel, iyi, hayırlı bir takım işler yapmaktır. İyi anılmaktır. Hoş hatıralarla anılmaktır. Bari buna müsaade edin...

Eğitimci Yazar - Soner Atabek

Etiketler : Soner Atabek Yazar Köşe Yazısı Köşe Yazarı Türkiye Haber SonDakika
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kurtlar Vadisi Dizisine Bilirkişi İncelemesi

Kurtlar Vadisi Dizisine Bilirkişi İncelemesi

2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin 2026 yılında yeniden açılan soruşturma, kapsamını genişleterek devam ediyor.

7 saat önce
OKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA

OKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki devlet okullarında her öğrenciye bir dijital cihaz dağıtılmasıyla başlayan "dijital dönüşüm", beklenenin aksine akademik başarıyı olumsuz etkiliyor.

1 gün önce
SAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ

SAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ

Samsunspor Kulübü, şehir ile kulüp arasındaki bağları güçlendirmek ve yeni nesillere Samsunspor sevgisini aşılamak amacıyla başlattığı "Bu Şehrin Çocukları Samsunsporludur" projesinde mutlu sona ulaştı.

1 gün önce
Yorumlar

Other Posts
13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image