Arama

                                                

Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede?

Yazar Soner Atabek Yazdı: Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede?

03/10/2025 23:56 | Son Güncelleme : 05/11/2026 17:56 | Soner Atabek


Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede?
ad image
ad image

Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede?

Canım okurlarım, bu satırları yazarken içimde bir sızı, boğazımda bir düğüm var. Kaybolan insani değerlerimize, sertleşen dilimize ve memleketim adına duyduğum derin özleme bir ayna tutuyorum. Gelin, hepimizin yüreğinde saklı o saygılı, o eski güzel Türkiye’mizi birlikte analım.

369-i68e063cb1013d.pngİnsancıl sözler, sanki bu topraklara küsmüş gibi... Ne siyasette, ne medyada, ne sporda, ne de sanat camiamızda o insan kokan dil kalmış. Her şey öylesine ilkesiz, öylesine kalpsiz ki...

Baksanıza, eleştiriler bile bir canı çıkarma telaşında yapılıyor. Sanki yazarın elinde kalem değil de, rakibini yere serip delik deşik edecek bir çakı var.

Siyasilerin birbirine seslenişinde, ta derinden gelen bir nefretin tınısı yayılıyor. Sanatçısından spor adamına kadar her yerde aynı kaba üslup. Bir de o televizyon yorumcuları var ki, Mevlana’nın da dediği gibi, "Her şey incelikten, insan kabalıktan kırılır." Biz, kırılıp dökülen bir millet haline geldik ne yazık ki. O incelik, o zariflik çoktan yitip gitti.

Üstüne bir de örfümüzü, âdetimizi hiçe sayan, silahın, tecavüzün eksik olmadığı o diziler... Düşman gelse, memleketimize bundan daha büyük zarar veremezdi.

Halkım ister istemez bu gergin havadan etkileniyor. Güzel ülkem günden güne daha sinirli bir yere dönüşüyor. Sanki bu toprakların insanları birbirine katlanamaz olmuş. Oysa Mevlana, "Olgun kişilerin kıblesi sabırdır, tahammüldür. Hiddete kapılıp, hiç kimseyi çiğneme ki, seni de kimse çiğnemesin!" derken, bize hangi yolu göstermişti? O soylu tahammülü, o büyük sabrı nerede unuttuk?

Ama biliyorum, halkım aslında sıcak bir söze, bir kucaklamaya aç!

Siyasetin, ekonominin dev çarkları dönüyor ve bu çarklar arasında nice insanımız eziliyor, öğütülüyor. İşte o yüzden insancıl düşünceye ihtiyacımız var.

İnsancıl söylem bu çarkların dönüşünü yumuşatacak bir sıvı gibidir. Hani makinelere sürdüğümüz ve onların hareketini kolaylaştıran yağ gibi bir şey. Bu hayatın ritmini yumuşatacak, bizi birbirimize yaklaştıracak o merheme ihtiyacımız var.

İnsancıl sözlerin eksik olduğu yerlerde, insanlar ister istemez gaddarlaşıyor. Kalpleri nasır tutuyor. Korkarım ki, tam da bu haldeyiz. Charles DE Gaulle’ün dediği gibi, "Dünyada büyük olan hiçbir şey, büyük olan insanlar olmadan elde edilemez." Artık küçülmeyi bırakıp, o büyük insanlar olmaya karar vermenin zamanı gelmedi mi?

Yanlış anlamayın beni! Benim özlediğim, sadece bir yer değil, bir ruh. Ben gerçekten o eski Türkiye’mi özlüyorum.

Benim çocukluğumdaki, benim büyüdüğüm Türkiye...

O birbirine saygılı, halden anlayan, efendi insanların yaşadığı, gösterişten kaçınan, ayağını yorganına göre uzatan, orta halli ve kanaatkâr Türkiye burnumda tütüyor. Toplumun kendi içinde sessiz bir dayanışma yaşadığı, küçücük bir olayda bile herkesin koşup yardıma gittiği, sokaklarında kurşun sesinin değil, gençlerin kahkahalarının yankılandığı, huzurlu ve namuslu Türkiye’mi geri istiyorum. Unutmayalım ki, "Hayatta her şey olabilirsin; fakat mühim olan hayatın içinde insan olabilmektir."

İnsanların aldatılmadığı, haksız yere suçlanmadığı, herkesin korkusuzca kendini ifade ettiği o memleketimi geri istiyorum.

Kaçakların, mafya babalarının, rüşvet yiyen devlet görevlilerinin dışlandığı, dürüstlüğün baş tacı edildiği o eski değerlerimizi arıyorum. Victor Hugo’nun sözü kulaklarımızda çınlasın: "Yalan zeka işidir, dürüstlük ise cesaret." Artık cesur olalım! Zira Yüce Kitabımız bile bize o yolu gösteriyor: "Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Nisâ Suresi, 135. Ayet)"

Gazete yazarlarının her sabah birbirine sövmediği, huzur dolu bir barış ortamına hasretim.

Yaşlının tecrübesinin, gencin heyecanının kıymetli olduğu, toplumu bir arada tutan o görünmez bağların sarsılmadığı günleri geri istiyorum. Cenap Şahabettin'in dediği gibi: "Hayat merdivenlerini çıkarken insanlara iyi davranın. Çünkü inerken yine aynı insanlara rastlayacağız." Bu basit kuralı bile unuttuk.

Paranın değil, dürüstlüğün, emeğin, onurun ve kibarlığın en değerli miras olduğu Türkiye’yi geri istiyorum. Hz. Ömer’in dediği gibi, "Dürüstlük pahalı bir mülktür, her insanda bulunmaz." Gelin bu mülke yeniden sahip çıkalım. Ve Mark Twain’in bize anlattığı gibi, "Nezaket, sağırların duyabildiği ve körlerin de görebildiği bir dildir." Gözlerimiz kapalı, kulaklarımız tıkalı bile olsa, o nezaket dilini konuşmaya başlayalım.

Gelin canlar, hep birlikte kardeşlik türküleri söyleyelim. Gelin hep birlikte o sıcacık ülkemizi geri getirelim.

Canım okuyucum, bu büyük değişimin sorumluluğu hepimizin omuzlarında. Unutmayalım ki, büyük dönüşümler sadece kapımızın önünü temizlemekle başlar. Lütfen bugün, yarına özlediğimiz o güzel ülkeye bir adım daha yaklaşarak başlayalım.

 

Yazar Soner Atabek

soneratabek@bilgigazetesi.org

 

 

 

Etiketler : SonerAtabek Yazar KöşeYazısı Makale KöşeYazarı Kitap SonDakika Haber Haberler SonDakikaHaberler Eğitim Toplum İnsan Siyaset Başkan
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

1 saat önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

2 saat önce
SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

1 gün önce
Yorumlar

İdris islam küçük

Yazılarını sürekli takip ediyorum dürüstçe her şeyi olduğu gibi aktaran dürüst bir yazarsın devamını Her zaman bekliyoruz

1 yıl önce
İdris islam küçük

Yazılarını sürekli takip ediyorum dürüstçe her şeyi olduğu gibi aktaran dürüst bir yazarsın devamını Her zaman bekliyoruz

1 yıl önce
Alper Tunga ACAR

İlk önce değerli yazarımız Soner Bey'e çok teşekkür ediyorum. Yazılarını ilgiyle takip ediyorum.Olumsuzluklardan olumlu yordama yapmaya,eksik olan unuttuğumuz veya unutmak istediğimiz belki bazende hayatın karmaşasında farkına varamadıgimiz ama varmamız gereken insanı değerlere, toplumsal ahlakın gereklililigine,etik değerlerin bir yaşam felsefesi haline getirilerek hayatımızın her anında uymak zorunlulugumuz olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.Senin benim partim veya senin benim adamım yaklaşımından ziyade doğru kişinin yanında ve doğru davranışını savunacak ve yalan,yanlışın karşısında durabilecek bir yapıya sahip olmanın ne kadar önemli olabildiğini bir kez daha idrak etmemiz açısından güzel yazı olmuş.Tabiki de bazı durumları,yaşananları,değişim ve dönüşümü anlayabilmek içinde insanın kesinlikle kendisini eğitmeni, kendi gelişimine katkı yapması şart.Siyaset belkide benlik egosunun dışa vurumudur.Burda id ve ego ayrımını iyi anlamamız gerekir diye düşünüyorum. Siyasette ve toplumsal yaşamda manipülasyon hep vardır. Önemli olan bu durumu çözebilmek,olaylar ve olgular karşısında iyi bir çıkarım yapabilecek niteliğe ulaşabilmektir.Allah'u teala ey kulum akıl etmezmisin der.Bizim ülkemizde ben insanımızda söyle bir hastalığın olduğu kanısına varıyorum.Herkes kendini alim sanıyor.

1 yıl önce
Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image