Arama

                                                

Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi

Yazar Soner Atabek Yazdı: Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi

06/02/2026 18:57 | Son Güncelleme : 05/11/2026 19:05 | Soner Atabek


Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi
ad image
ad image

Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi

Değerli okurlarım, bugün size alışık olduğunuz başarı hikâyelerinden ya da kazananların zafer çığlıklarından bahsetmeyeceğim. Bugün biraz durup, hayatın o telaşlı gürültüsünde birbirimizin gözlerinin içine bakarak, aslında en çok sustuğumuz yerlerden, yani mağlubiyetlerimizden ve o mağlubiyetlerin içindeki gizli hazinelerden dertleşelim istiyorum.

Hiç düşündünüz mü; bunca koşuşturmanın, bunca gürültünün arasında bazen sadece durmak, dünyaya verilmiş en asil cevap olabilir mi? Herkesin size "daha hızlı koş" dediği, daha çok kazanmanızı, daha çok görünmenizi emrettiği bu çağda, geri çekilip kendi sessizliğinize sığınmak bir mağlubiyet midir, yoksa ruhun istiklali mi? Bazen hiçbir şey yapmamak, aslında dünyaya "Sen beni kullanamazsın" demektir. Belki dışarıdan bakıldığında kaybeden taraf siz gibi görünürsünüz; çünkü dünya sadece vitrini, kavgayı ve alkışı sever. Ama Osho’nun o sarsıcı cümlesini hatırlayın: “Zihin her zaman bir yere varmak ister, oysa ruh zaten oradadır.” Peki siz, en son ne zaman bir yere yetişmeye çalışmadan, sadece kendi ruhunuzun olduğu o durakta beklediniz?

Hayat bu ya, bazen dizlerimiz kanamadan, o sert toprakla tanışmadan asıl menzilimizi bulamıyoruz. Düştüğünüzde sadece bedeniniz mi acıyor, yoksa o devasa gururunuzun kırılış sesini mi duyuyorsunuz? İnsan, bir şeyleri kaybetmeden o sahte fazlalıklarından arınamıyor. Kibir dağılıyor, sahte dostlar ve maskeli sevgiler birer birer ellerimizin arasından kayıp gidiyor. Aslında kaybettiğiniz her şey, ruhunuzun üzerindeki bir yüktü belki de. Bazı yenilgilerin zaferden daha değerli olmasının sırrı burada gizli değil mi? Zafer insanı bazen öyle bir sarhoş eder ki, kim olduğunu unutur; ama yenilgi insanı ayıltır, ona aynadaki gerçek yüzünü gösterir. İncil’de dendiği gibi: "Kendini yücelten alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir." Bir makamı, bir itibarı ya da çok sevdiğiniz bir gücü kaybettiğinizde, eğer kalbinize giden o gizli kapıyı aralayabiliyorsanız, sizce gerçekten kaybetmiş mi sayılırsınız? Yoksa kendi nefsinize karşı en büyük zaferinizi mi kazanıyorsunuz?

Bazen bir şeyi hırsla elde edersiniz; bir mevki, büyük bir aşk ya da herkesin gıpta ettiği bir şöhret... Ama o zirveye çıktığınızda şunu fark ettiniz mi hiç: Kazandığınız şey sizi özgürleştirdi mi, yoksa ona hizmet eden bir köleye mi dönüştürdü? Sahip olduklarınız arttıkça huzurunuz mu arttı, yoksa onları kaybetme korkusu mu gecelerinizi çaldı? Krishnamurti’nin dediği gibi; "Sakatlanmış bir topluma iyi uyum sağlamış olmak, bir sağlık belirtisi değildir." Eğer kazandığınız her şey sizi özünüzden, o saf çocukluğunuzdan uzaklaştırıyorsa o başarı aslında tatlı bir zehir değil midir? Eğer bir yenilgi sizi hakikate yaklaştırıyorsa, o yenilgi bir rahmet değil de nedir? Kur’an-ı Kerim'in o dindirici sesine kulak verelim: "Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara, 216).

Hayat tek perdelik bir oyun değil ki, her şey bugünden belli olsun. Acele edenlerin yanıldığı, sabırla bekleyenlerin gördüğü bir yol burası. Bazen susarak yürürsünüz ve o sessizlik sizi en uzağa taşır; bazen çok kazanırsınız ama döner bakarsınız ki kendinizi kaybetmişsiniz. Gerçek bilgelik, dünya hangi madalyayı boynunuza asarsa assın, kendinize sadık kalabilmektir. Buda’nın dediği gibi, bin savaşı kazanmaktansa insanın kendi kendini fethetmesi en büyük zaferdir.

Unutmayın sevgili okur; "Dünya seni kullanabildiği kadar başarılı sayar, ruhun ise sen dünyaya teslim olmadığın kadar özgürleşir. En büyük zafer, dışarıdaki kalabalıklar tarafından alkışlanmak değil, kendi içindeki yalnızlıkta başı dik yürüyebilmektir." Şimdi kendinize dürüstçe bir sorun; bugün dışarıda kaybederken, içeride neleri kazanmaya başladınız?

Yazar Soner Atabek

soneratabek@bilgigazetesi.org

 

 

Etiketler : Soner Atabek Yazar KöşeYazısı KöşeYazarı SonDakika İnsan Haber Toplum Haberler SonDakikaHaberler
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

3 saat önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

3 saat önce
SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

1 gün önce
Yorumlar

Kenan

Kaleminize, yüreğinize sağlık Soner Bey. Günümüzün o bitmek bilmeyen 'başarı' gürültüsü içinde, ruhun sessizliğini ve mağlubiyetin içindeki o asil hazineyi hatırlatmak ancak sizin gibi derinlikli bir kalemle mümkün olabilirdi. 'Dünya seni kullanabildiği kadar başarılı sayar' cümleniz, modern zamanların en çıplak gerçeği adeta. Bizlere kaybettiğimizde aslında neler kazanabileceğimizi hatırlattığınız için teşekkürler. Harika bir yazı olmuş

8 ay önce
Ayşegül

Soner Bey, yine harika bir perspektif sunmuşsunuz. Osho’dan Krishnamurti’ye kadar uzanan bu kadim bilgeliği günümüzün telaşıyla harmanlamanız takdire şayan. Yazınızdaki 'yenilgi insanı ayıltır, ona aynadaki gerçek yüzünü gösterir' tespiti çok kıymetli. Başarıyı bir 'tatlı zehir' olarak tanımlamanız ve özümüze sadık kalmanın önemini vurgulamanız kaleminizin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bilgi Gazetesi'ndeki yazılarınızı her zaman merakla bekliyoruz.

8 ay önce
Ahmet

Yine bir Soner Atabek klasiği... Herkesin daha hızlı koşmayı emrettiği bu çağda, bize durmanın asaletini hatırlattınız. 'En büyük zafer, kendi içindeki yalnızlıkta başı dik yürüyebilmektir' sözünüz kulağımıza küpe olacak cinsten. Kaleminiz daim olsun, bizi kendimizle yüzleştiren bu harika yazı için minnettarız

8 ay önce
Azmi

Düşmenin, dizleri kanatmanın aslında asıl menzile giden bir yol olduğunu ancak bu kadar zarif anlatabilirdiniz. Kaybetmenin bir yükten kurtulma süreci olduğunu sizin kaleminizden okumak çok huzur verici. Yazıdaki manevi derinlik ve samimiyet için teşekkürler Soner Bey. Hakikate yaklaştıran her yenilgi bir rahmettir, bunu bize gösterdiğiniz için kaleminiz var olsun

8 ay önce
Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image