Arama

                                                

Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar

Yazar Soner Atabek Yazdı: Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar

13/06/2026 16:45 | Son Güncelleme : 05/11/2026 20:03 | Soner Atabek


Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar
ad image
ad image

Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar

Şöyle bir etrafınıza bakın, ya da durun, önce kendi gününüze bir bakın... Sabah yataktan kalktığımız andan itibaren ne kadar çok şikayet ediyoruz değil mi? "Tam projem onaylanacaktı, önüme taş koydular", "Tam işler yoluna girecekti, müdür arıza çıkardı", "Sosyal medyada bile herkes birbirinin ayağını kaydırma peşinde, önüm kesiliyor..." Sanki gizli bir el, sırf biz başarılı olmayalım diye her gün önümüze yeni bir barikat kuruyor gibi hissediyoruz. Bazen durup sadece bu engellerin, o ulaşmak istediğimiz hedeflerin büyüklüğüne bakıyor, yolun uzunluğundan ürküyoruz. Oysa gözümüzü o dertlerden, o hedeften biraz ayırıp, önce Allah’ın büyüklüğünü hatırlamamız gerekiyor. Çünkü o büyüklüğü idrak ettiğinde, o her gün canını sıkan iş yeri krizlerinin de, hayatın o bitmek bilmeyen engellerinin de rengi bir anda değişiyor.

Bakın dostlar, öyle zamanlar olur ki kader, insana vermek istediği şeyi öyle bir çırpıda, paket program gibi doğrudan vermez. Önce onu taşıyabilecek hâle getirir, tabiri caizse ruhunu o hırkayı giymeye hazırlar. Bugün iş hayatında ya da okulda yaşadığın o "haksızlıklar" var ya; aslında hepsi birer hazırlık evresi. Çünkü bazı kapılar açılmadan önce, o kapıdan geçecek insanın değişmesi, esnemesi, kırılması gerekir. Tıpkı Hz. İsa’nın o meşhur öğütünde söylediği gibi: "Dar kapıdan girin. Çünkü yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir." Bugün konforlu yollardan, her istediği anında önüne gelen lüks bir hayat yaşayanlar değil; o dar yollarda törpülenenler kalıcı oluyor. O büyük kapılardan, eski "sen" olarak geçemezsin; kader seni o kapıya uydurmak için büker, olgunlaştırır.

Çoğumuz hayatımızdaki o zor insanlardan, arkamızdan iş çevirenlerden, her şeye muhalif olan o tiplerden şikayet eder dururuz. Ama durup bir düşünelim; bazı insanları dostları değil, tam aksine düşmanları, ona karşı çıkanlar görünür hale getirmiştir. Neden biliyor musunuz? Çünkü dostlar sana konfor verir, ruhunu pışpışlar, "Harikasın" der ve seni olduğun yerde saydırır. Ama seni çekemeyenler, sana engel olmaya çalışanlar sınırlarını gösterir. Dostların yanında kim olduğunu öğrenirsin; seni engellemeye çalışanların karşısında ise ne kadar güçlü olduğunu. Hz. İsa’nın "Düşmanlarınızı sevin" demesi boşuna değildir; çünkü seni asıl büyütecek olan, seni zorlayan, sana o sınırlarını aşma gücü veren o aynadır.

Modern zamanın aykırı ruhu Osho da bu konuda çok haklı bir şey söyler: "Bir ağaç ne kadar büyük fırtınalarla karşı karşıya kalırsa, kökleri toprağa o kadar derin batar." İşte bu yüzden bazı insanlar sadece yardım gördükleri, her şeyin önlerine altın tepside sunulduğu o pürüzsüz hayatlarda büyüyemezler; uyuşup kalırlar. Mücadele etmek zorunda kaldıkları için büyürler. Bazen kader, bir insanı yükseltmek için ona torpil yapanları değil; ironik bir şekilde ona karşı çıkanları, önüne set çekenleri kullanır. Seni işten mi çıkardılar? Projeni mi sabote ettiler? Dur, hemen pes etme. Belki de köklerinin daha derine inme vakti gelmiştir.

Budizm’in o kutsal sembolü Lotus çiçeğini bilirsiniz. Lotus, öyle pırıl pırıl, havuz sularında açmaz. Çamurlu, kirli, bataklık suların içinden filizlenir. O çamurun direncine, o pisliğe meydan okuyarak suyun yüzeyine çıkar ve muazzam bir güzellikle çiçek açar. İnsanı büyüten şey de her zaman o klimalı odaların rahatlığı, sorunsuz ilişkilerin konforu değildir dostlar. Bazen dışlanmak, bazen haksız yere engellenmek, bazen de o hayatın çamuruyla tek başına mücadele etmek zorunda kalmaktır.

Eğer bugün senin de canın yanıyorsa, kariyerinde, ilişkilerinde ya da hayallerinde engelleniyorsan, bil ki bir "Yusuf Sırrı" işliyor hayatında. Bugünün dünyasında bir yerlerde haksızlığa uğrayıp yalnız kaldıysan hatırla: Hz. Yusuf’u Mısır’a sultan yapan şey, kardeşlerinin onu kıskançlıkla attığı o karanlık kuyunun ta kendisydi. O kuyu olmasaydı, zindan olmasaydı, Yusuf o koskoca ülkeyi yönetecek yükü taşıyacak olgunluğa erişemezdi. Seni bugün o kuyuya atanlar, aslında senin zirvene giden yolu inşa ediyorlar, farkında değiller.

Kur’an-ı Kerim’in kalbimize inşirah veren o muazzam ayetini hiç aklımızdan çıkarmayalım: "Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır." (İnşirah, 5). Dikkat edin, zorluk bittikten sonra demiyor, zorluğun tam beraberinde, onun içinde diyor. Yani o her gün iş yerinde, sokakta, hayatın içinde verdiğin mücadelenin tam göbeğinde, seni büyütecek olan o gizli kolaylık ve güç zaten saklı.

Sözün özü sevgili dostum; önündeki engellere, sana karşı çıkanlara, "Neden hep beni buluyor?" diye hayıflandığın o günlük krizlere kızmayı bırak. Onlar seni durdurmak için değil, içindeki o devasa, uyuyan gücü uyandırmak için oradalar. Hedefe, dertlerin büyüklüğüne değil, O hedefi koyanın, seni yaratanın büyüklüğüne bak. Göreceksin, her şey tam da olması gerektiği gibi, seni sen yapmak için şekilleniyor.

"Kader, önüne taş koyuyorsa bariyer örmek için değil; basıp daha yükseğe çıkman içindir. Taşlara değil, seni yukarı çağırana bak."

 Yazar Soner Atabek

soneratabek@bilgigazetesi.org

Etiketler : Soner Atabek Yazar Eğitim Din Toplum İnsan KöşeYazısı Makale SonDakika Haber Dünya Haberler SonDakikaHaberler
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

3 saat önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

4 saat önce
SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

1 gün önce
Yorumlar

Sema Özel

Merhaba Soner Bey. Biz hayatı yorumlarken her şeyin kendi varsayımıza göre ilerlemesini bekliyoruz. Oysa kaderin üstünde kaderi eş geçiyoruz. Her şeyin ilmek ilmek örüldüğü gerçeğini görmezden geliyoruz. Yaşanılan her şeyin insanı bir üst versiyonuna taşımak için ilahi sistem tarafından bir ders olduğunun farkına varamıyoruz. Oysa biraz içimize dönsek her şeyin yerli yerince olduğunu ve olan her şeyin hayatımızdaki zarif dokunuşunu fark edeceğiz. Kaleminize sağlık.

4 ay önce
Sümeyye Öztaş

Merhaba Soner Bey. Biz hayatı yorumlarken her şeyin kendi varsayımıza göre ilerlemesini bekliyoruz. Oysa kaderin üstünde kaderi es geçiyoruz. Her şeyin ilmek ilmek örüldüğü gerçeğini görmezden geliyoruz. Yaşanılan her şeyin insanı bir üst versiyonuna taşımak için ilahi sistem tarafından bir ders olduğunun farkına varamıyoruz. Oysa biraz içimize dönsek her şeyin yerli yerince olduğunu ve olan her şeyin hayatımızdaki zarif dokunuşunu fark edeceğiz. Kaleminize sağlık.

4 ay önce
Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image